değilsiniz ile cümle

değilsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu hiç yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to do that at all.
Siz benim kardeşim değilsiniz.You're not my brothers.
İkiniz de haklı değilsiniz.You are both wrong.
Sizi çok iyi tanıyorum. Acımasız katillersiniz. Hiç de iyi insanlar değilsiniz.I know you very well. You're brutal killers, not nice people at all.
Aslında haksız değilsiniz.You're not actually wrong.
Bugün yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to do it today.
Bunu bugün yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to do it today.
Tom'a hiçbir şeyi açıklamak zorunda değilsiniz.You don't have to explain anything to Tom.
Siz benim eşim değilsiniz.You're not my wife.
Siz benim karım değilsiniz.You're not my wife.
Suçlu değilsiniz ama siz yaptınız...You are not guilty, but you did it ...
Ya o ya da siz aşkın tatlı seslerine alışmış değilsiniz."Either that, or you're not accustomed to the sweet sounds of love."
Bir balatla karşılaşıp atlamak zorunda değilsiniz.We're not going to throw you a curve ball.
Bunun için Kasparov olmak zorunda değilsiniz."And it's got nothing to do with Paxman".
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.But you have not the right altitude.
Duygusal olan, bilincaltinda, onun farkinda degilsinizVisceral is subconscious, you're unaware of it.
Davranissal olan bilincaltinda, onun farkinda degilsiniz.Behavioral is subconscious, you're unaware of it.
Ve bu yüzden satsangda birbiriniz için dikkat dağıtıcı değilsinizdir.And so you are not a distraction from satsang for each other.
Ya zor bir savaşta ya da kışlasında duracak bir askeriyeye sahip olmak zorunda değilsiniz.You don't have to have a military that is either in hard combat or is in the barracks.
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz.You're the user, but you're not the payer.
Bunu aslında hiçbir zaman bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz eğer soru çözüyorsanız.You would never actually have to do it this way when you're solving the problem.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.You don't have to burn any incense, and you definitely don't have to sit on the floor.
Herhalde etmediniz ve bu konuda yalnız değilsiniz.Perhaps not, and you wouldn't be alone.
Şu an pek yoğun değilsiniz.It's a little idle right now.
Ve muhtemelen de nasıl biliyor musunuz, söylüyorsun 0 dahil değilsiniz?And you're probably saying, well how do I know I don't include 0?
Bu düşüncelerden rahatsız olan tek kişi siz değilsiniz.If these ideas make you uncomfortable, you are not alone.
Gerçekten bunu bilmek zorunda değilsiniz.You really don't have to know this.
Sayın Vekil... ...verdiğiniz sözü tutma konusunda iyi değilsiniz.Senator... You aren't good at keeping promises.
Bunların ne anlama geldiğini bilmek zorunda değilsiniz, hiç farketmez.You don't have to know what these things mean, doesn't make any difference.
Siz transseksüel değilsiniz.You're not crossdressers.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Come on, you're still young.
Harika bir şey yaratmak için kimsenin iznine muhtaç değilsiniz.You don't need anybody's permission to create something great.
Bir daha böyle inanması zor bir şey yapmak zorunda değilsinizYou never have to take this as kind of a
-İmzalamak zorunda değilsiniz.-You don't have to sign them.
Ve asla yalnız değilsiniz.And you're never alone.
Bunu yapmak zorunda değilsiniz.You didn't have to do this.
Pozitif yazmak zorunda değilsiniz bunu vurgulamak için yapıyorum.You don't have to write the positive, I'm just doing that for emphasis.
Burada N harfinin kullanımı isteğe bağlıdır, bu harfi kullanmak zorunda değilsiniz.And obviously the use of the letter n is arbitrary.
Harika görünmek için çok para harcamak zorunda değilsiniz.You do not have to spend a lot of money to look great.
Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz.Already today, you don't need to go to your physician in many cases.
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Then there would've been nine choices.
Pekala, demek ki tam olarak sevgili değilsiniz.Ok, so maybe "boyfriend" is a bit premature.
Bu demek oluyor ki bu noktalarda kinetik enerjiye sahip değilsinizdir. -So that means you have no kinetic energy at those points.
Hiçbiriniz gitmek zorunda değilsiniz.None of you have to go.
Bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz ama ben 4/5'ten kurtulmayı seçiyorum. .You don't have to do it this way, but I like to get the 4/5 out of the way.
Bunu yazmak zorunda değilsiniz.You don't have to write this at all.
Newtown, yalnız değilsiniz.Newtown, you are not alone.
Kendinizi mutlu etmek için, paranızla ilginç şeyler yapmak zorunda değilsiniz.So you don't have to do amazing things with your money to make yourself happy.
Bizim stratejik planımızın bir parçası değilsiniz."You're not part of our strategic plan."
Diğer serbest değişkenleri işin içine katmak zorunda değilsiniz. x 5 de serbest bir değişken.You don't have to throw in any of the other free variables. And x5 is a free variable.
Burayankadar iyi de, neden popüler değilsiniz?So far, so good, but why are you unpopular?
Kan kardeşi değilsiniz.You are not blood brothers.
Ve rasyonelleştirmek zorunda değilsiniz.And you don't have to rationalize them.
Hiçbiriniz bu elementi henüz keşfetmiş değilsiniz.Y'all haven't discovered this element yet.
Ama değilsiniz.And you're not.
Neden değilsiniz?Why not?
Ooo, çok şanslı değilsiniz.Oh, not so lucky.
Kazanmak zorunda değilsiniz.You don't necessarily have to win.
Ama siz bile daha henüz benimle değilsiniz, bunun imkansız olduğunu düşünüyorsanız,Okay.
Siz, bir grup kötü kalpli b*k çuvalından başka bir şey değilsiniz.You fucking evil scumbags!
İlgili Sayfalar