Çünkü işin aslı şu ki, eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, özgürlüğe sahip değilsiniz.왜냐하면 진실은 만약 수조를 깨버려서 모든것을 가능케 한다면 자유를 얻는 것이 아니라 마비 됩니다.
Çünkü işin aslı şu ki, eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, özgürlüğe sahip değilsiniz.Resnica o tej zadevi je, če razbiješ ribjo posodo, tako da je vse mogoče, ne dobiš svobode. Dobiš paralizo.
Çünkü işin aslı şu ki, eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, özgürlüğe sahip değilsiniz.Vì sự thật của vấn đề là nếu bạn phá vỡ hồ cá này để mọi thứ khả thi, bạn ko có tự do. Bạn bị tê liệt.
Çünkü işin aslı şu ki, eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, özgürlüğe sahip değilsiniz.האמת היא שאם מנפצים את הקערה כך שהכל אפשרי, לא מקבלים חופש.
Çünkü işin aslı şu ki, eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, özgürlüğe sahip değilsiniz.لأن حقيقة الأمر هي أنكم إن حطمتم حوض السمك ليصبح كل شيء ممكن، فلن تحصلوا على الحرية، بل ستكتسبون شللاً.
Çünkü işin aslı şu ki, eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, özgürlüğe sahip değilsiniz.可能性を広げるために 金魚鉢を叩き割ってしまったら 得られるのは自由ではなく 無力感だからです 可能性を広げるために 金魚鉢を叩き割ってしまったら
-Çünkü kimseyi mutlu etmek zorunda değilsiniz.Mert már nem az foglalkoztat majd, hogy megfelelj nekik.
-Çünkü kimseyi mutlu etmek zorunda değilsiniz.Omdat jij niet bezorgd bent om ze gelukkig te maken.
-Çünkü kimseyi mutlu etmek zorunda değilsiniz.Porque não estão lá para os agradarem.
-Çünkü kimseyi mutlu etmek zorunda değilsiniz.لأنك لست مهتم أن تجعلهم سعداء
Çünkü orada değilsin, Nat.Eftersom du inte är där, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Koska et ole siellä, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Mert te nem vagy az, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Omdat je het niet kunt, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Porque não vales nada, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Porque no lo eres, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Porque no lo eres, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Protože ty k nim nepatříš, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Weil du es nicht drauf hast, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Γιατί δε το'χεις, Nat.
Çünkü orada değilsin, Nat.Зато што то ниси, Нет.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin. Onu çeksene!-Nein!
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Bởi vì anh không tham gia thôi.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Bởi vì cậu không phải là một phần của điều này.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Fordi du ikke er en del af det her.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Karena kau bukanlah bagian dari ini.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.왜냐하면 너는 이거랑 관계없으니까 그리고 여기 있고싶어하지도 않지 얘좀 찍어봐
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Koska et ole osallisena tässä.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Mert nem akarsz részt venni.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Omdat je hier geen deel van uit maakt.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin. Onu çeksene!-, bo nie chcesz brać w tym udziału.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin. Onu çeksene!-Nein!
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin. Onu çeksene!.כי אתה לא חלק מזה, אתה לא רוצה להיות פה !צלמי אותו
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin. Onu çeksene!لأنك لستَ جزءا من هذا ولا تريد التواجد هنا،قومي بتصويره
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin. Onu çeksene!こらこら!
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Parce que t'es pas dans le film.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Pentru că nu faci parte din asta.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Perche' non ne fai parte. Perche' non volevi essere qui.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.-porque no quieres ser parte de esto.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Protože ty nejsi součástí tohohle.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Weil du kein Teil von dem hier bist.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Επειδή δεν συμμετέχεις σε αυτό. Δεν θες να είσαι εδώ.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Защото не участваш с нас.
Çünkü sen bunun bir parçası değilsin.Потому что ты не часть этого.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.(5:5) Car tu n`es point un Dieu qui prenne plaisir au mal; Le méchant n`a pas sa demeure auprès de toi.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.(5:5) ибо Ты Бог, не любящий беззакония; у Тебя не водворится злой;
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Al mattino ascolta la mia voce; fin dal mattino t'invoco e sto in attesa
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Căci Tu nu eşti un Dumnezeu căruia să -I placă răul; cel rău nu poate locui lîngă Tine.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Denn du bist nicht ein Gott, dem gottloses Wesen gefällt; wer böse ist, bleibt nicht vor dir.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Elke morgen kijk ik omhoog naar U en leg U (ernstig biddend) al mijn vragen voor.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Engkau Allah yang tak suka akan kejahatan; orang jahat tak boleh bertamu pada-Mu
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Herra, varhain sinä kuulet minun ääneni, varhain minä valmistan sinulle uhrin ja odotan.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Herre, årle høre du min røst! Årle legger jeg min sak frem for dig og venter.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.HERRE, bittida hör du nu min röst, bittida frambär jag mitt offer till dig och skådar efter dig.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Hospodine, ráno počuj môj hlas; ráno ti predložím svoju vec a budem pozorovať.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Hospodine, v jitře vyslyšíš hlas můj, v jitře předložím tobě žádost, a šetřiti budu.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Ker ti nisi Bog mogočni, ki bi mu bila všeč brezbožnost, hudobnež ne sme bivati pred teboj.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.주는 죄악을 기뻐하는 신이 아니시니 악이 주와 함께 유하지 못하며
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Panie! rano usłysz głos mój; ranoć przedłożę modlitwę moję, i będę wyglądał pomocy.
Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz.Porque tu não és um Deus que tenha prazer na iniqüidade, nem contigo habitará o mal.