Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.En un momento, mi padre se rindió conmigo. Me dijo, "Ya no eres mi hijo".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Irgendwann gab mich mein Vater auf. Er sagte: "Du bist nicht mehr mein Sohn."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.그리고 어느 순간 포기하셨습니다. "넌 더 이상 내 아들이 아니다" 라고 하셨어요.
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.La un moment dat, tata a renunțat. A spus : "Nu mai eşti fiul meu".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Nakoniec to so mnou vzdal. Povedal, "Už nie si viac môj syn."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Op een bepaald moment gaf mijn vader het op. Hij zei: "Je bent mijn zoon niet meer."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Pada suatu ketika, Ayah saya menyerah. Ia berkata, "Kamu bukan anakku lagi."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Rồi đến một lúc cha tôi từ bỏ kế hoạch đó. Ông nói, "Con không phải con trai của ba nữa."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.V jednu chvíli nade mnou otec zlomil hůl. Řekl: "Už nejsi mým synem."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.W końcu się poddał. Powiedział: "Już nie jesteś moim synem".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Στο τέλος, ο πατέρας μου εγκατέλειψε την προσπάθεια. Είπε, "Δεν είσαι γιος μου πλέον".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.В един момент баща ми загуби вяра в мен. Каза ми "Вече не си ми син."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.В определённый момент времени отец махнул на меня рукой. Он сказал: "Ты больше не мой сын".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.І одніє миті у батька опустилися руки. Він сказав: "Ти мені більше не син".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.בשלב מסוים, אבא שלי ויתר עלי. הוא אמר, "אתה לא הבן שלי יותר".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.وذلك لأن والدي يأس مني من جهه وقال: "أنت لست ابني بعد الآن"
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.「お前は もう私の息子ではない」 僕はまだ11歳か12歳で 深く傷つきました
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.去到一個地步係父親放棄咗我 佢話:「你唔再係我嘅仔喇!」
Artık çocuk değilsiniz. Rahatça.اسرخ, واسترخي
Artık damadım değilsin...Többé már nem Park vő, igaz? - Ó, igen.
Artık damadım değilsin...Vous n'êtes plus mon Park seobang, désormais ? - Oh, oui.
Artık damadım değilsin...Οοο. Δεν είναι ο γαμπρός μου πια. "κουσα για τη κατάσταση.
Artık damadım değilsin...اووه...لم تعد صهري
Artık eğlenceli değilsin.Du är inget kul längre.
Artık eğlenceli değilsin.Du er ikke særlig sjov længere.
Artık eğlenceli değilsin.Et ole enää hauska.
Artık eğlenceli değilsin.Já não tens piada.
Artık eğlenceli değilsin.Non sei più buffo come una volta.
Artık eğlenceli değilsin.Przestałeś być zabawny.
Artık eğlenceli değilsin.Ya no eres divertido.
Artık eğlenceli değilsin.Δεν είσαι πλέον διασκεδαστικός.
Artık eğlenceli değilsin.С тобой уже не весело.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Anh không còn là sinh viên bây giờ, bạn biết.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun.. Artık çalışan bir adamsın.Tudod, most már nem diák vagy, hanem egy dolgozó férfi.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Du är ingen student längre.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Du bist kein Student mehr.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Du er ikke studerende længere, vel.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Et ole enää opiskelija.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Je ben geen student meer, hoor.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..넌 이제 학생이 아니잖니.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Nie jesteś już studentem.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Non sei più uno studente, lo sai.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Tu n'es plus étudiant, tu sais.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Už nejsi student.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Δεν είσαι πια φοιτητής, το θυμάσαι;
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..Ты уже не студент, Джек.
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..أنت لست طالبًا الآن، أليس كذلك؟
Artık öğrenci değilsin, biliyorsun..立派な社会人なんだから
Artık öğrencim değilsiniz! -Derhal gidin!¡Ya no os considero mis discípulos! - ¡Fuera de aquí ahora mismo!
Artık öğrencim değilsiniz!I er ikke mine elever.
Artık öğrencim değilsiniz!Já não vos considero alunos!
Artık öğrencim değilsiniz!Ni är inte mina elever längre.
Artık öğrencim değilsiniz!Nie uważam już was za uczniów!
Artık öğrencim değilsiniz!Non siete più i miei allievi!
Artık öğrencim değilsiniz!Вы мне больше не ученики!
Artık 'uzakta' olarak işaretli değilsiniz.Du anges inte längre som borta.
Artık 'uzakta' olarak işaretli değilsiniz.Du er ikke længere markeret som borte.
Artık 'uzakta' olarak işaretli değilsiniz.Et ole enää poissaoleva.
Artık 'uzakta' olarak işaretli değilsiniz.Již nejste označeni jako "pryč".
Artık 'uzakta' olarak işaretli değilsiniz.당신은 더이상 자리비움으로 표시되지 않습니다.