değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Họ không có đủ mặt bằng để xây nhà ở một tầng đạt tiêu chuẩn của chính phủ như cái này.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Il n'y a pas assez de terrain plat pour construire des logements standards d'un étage comme celui-ci.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.그들은 이와 같은 정부 기준의 단층집을 지을만한 평평한 곳이 없었어요.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Mereka tidak punya cukup lahan untuk membangun perumahan satu-lantai standar pemerintah seperti ini.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Nemajú dosť rovného pozemku na stavbu klasickej štátnej ubytovne s 1 poschodím, akou je táto.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Neměli dostatečnou plochu pro byty. Toto je standardní vládní jednopatrové bydlení. Podívejte se na to.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Non hanno abbastanza aree pianeggianti per costruire abitazioni regolamentari ad un piano come questa.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.No tienen suficiente área plana para construir viviendas de un piso estándar del gobierno como estas.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Nu există spațiu suficient pentru a construi adăposturi standard cu un etaj, ca acesta.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Ze hebben niet genoeg oppervlak om standaardwoningen met één verdieping zoals deze te bouwen.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Δεν έχουν αρκετή επίπεδη περιοχή για να χτίσουν τα κλασικά κυβερνητικά ισόγεια κτίρια, όπως αυτό.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Те нямат достатъчно равна площ за изграждане на стандартно жилищно строителство на един етаж като това.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.У них недостаточно площади для постройки стандартного одноэтажного правительственного корпуса, как этот.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.לא היו בנמצא מספיק אזורים מישוריים הנדרשים לבניית המבנים הזמניים צמודי הקרקע שהממשלה שלחה כפי שרואים כאן.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.لم يكن هناك مساحة افقية كافية لبناء المباني القياسية الحكومية ذات الطابق الواحد مثل تلك
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.平屋の仮設住宅を建てるほどの 平地はありませんでした 見てください 政府主導といっても
Bu örnekte gördüğümüz gibi, kesinlikle eş değiller. -A v tomto konkrétním příkladě vidíme, že ani shodné nejsou.
Bu örnekte gördüğümüz gibi, kesinlikle eş değiller. -I det eksempel vi har tegnet her, er de helt klart ikke kongruente.
Bu örnekte gördüğümüz gibi, kesinlikle eş değiller. -이 예를 통해서 알 수 있는 점은 둘이 반드시 합동이 아니라는 점입니다
Bu örnekte gördüğümüz gibi, kesinlikle eş değiller. -В нашому прикладі вони точно не є рівними.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.Alle deze punten hier beneden zijn mogelijk, maar ze zijn niet optimaal.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.이 아래에 있는 모든 경우 또한 실현이 가능합니다. 그렇지만 절대로 최선의 상황은 아닙니다. 전혀 효율적이지도 않고요.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.Todos estes pontos são possiveis, mas não são otimos.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.Tous ces points sous la courbe sont possibles, mais ils ne sont pas optimaux.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller. Verimli değiller.Itt alul minden pont lehetséges tehát, de egyik sem optimális, egyik sem hatékony.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller. Verimli değiller.Всички точки тук долу са възможни, но не са оптимални.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller. Verimli değiller.Всі точки саме тут є можливими, але вони є неоптимальними.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.Všechny tyhle body tady dole jsou možné, ale nejsou optimální.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.Zatem wszystkie te punkty poniżej są możliwe, ale nie są optymalne.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.Все эти варианты здесь снизу возможны, но они не оптимальны.
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.כל הנקודות כאן למטה אפשריות אבל אלו לא נקודות אופטימליות, לא נקודות יעילות
Buradaki bütün noktalar mümkün, ama optimal değiller.でも、ベストじゃない。効率的じゃないんだ。 さて、ここがキーポイントだ
Buradaki insanlar artık yiyecek aramak zorunda değillerdi.사람들은 더 이상 음식을 찾아 떠돌아 다닐 필요가 없어졌습니다
Buradaki insanlar artık yiyecek aramak zorunda değillerdi.שלא היה עוד צורך לנדוד כדי לחפש מזון.
Buradaki insanlar artık yiyecek aramak zorunda değillerdi.ولم يعد الناس فى حاجة للسفر بحثاً عن الطعام.
Burada uzunluklar konusunda dikkatli olmalıyım çünkü sadece ikinci boyutta değiller. .저는 길이에 관해서는 조심해야 해요 왜냐하면 이건 그냥 2차원에 있는 게 아니거든요
Burada uzunluklar konusunda dikkatli olmalıyım çünkü sadece ikinci boyutta değiller. .A musím být opatrný s délkou, protože to není pouze ve dvou dimenzích.
Burada uzunluklar konusunda dikkatli olmalıyım çünkü sadece ikinci boyutta değiller. .en dos dimensiones.
Burada uzunluklar konusunda dikkatli olmalıyım çünkü sadece ikinci boyutta değiller. .ويجب أن أكون حذراً مع طول لأنها ليست فقط في هذين البعدين.
Burdaki liman fokları gibi değiller.A tie nie sú ako tulene obecné, ktoré máte tu.
Burdaki liman fokları gibi değiller.A ti nejsou jako ti tuleni obecní, které máte tady.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Dan mereka tidak seperti anjing laut pelabuhan yang ada di sini.
Burdaki liman fokları gibi değiller.De är inte som knubbsälarna som vi har här.
Burdaki liman fokları gibi değiller.E elas não são como as focas-comuns que vocês aqui têm.
Burdaki liman fokları gibi değiller.E non sono come le foche comuni che avete qui.
Burdaki liman fokları gibi değiller.És nem olyanok, mint a borjúfókák, amik itt is vannak.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Ils ne sont pas comme le phoque commun que vous avez ici.
Burdaki liman fokları gibi değiller.그리고 이들은 우리가 흔히 여기서 볼 수 있는 항구에 사는 표범이 아닙니다.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Nämä eivät ole niin kuin kirjohylkeet, joita teillä on täällä.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Nie są jak portowe foki, które tutaj widzicie.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Nu sunt asemenea focilor pe care le aveţi aici.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Og de er ikke ligesom de spættede sæler, som man har her.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Und sie sind nicht wie die Hafenrobben, die man hier sieht.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Và chúng không giống những con hải cẩu vùng cảng như các bạn thấy đây.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Y no son como las focas del puerto que tenemos aquí.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Ze zijn niet zoals de gewone zeehond die je hier vindt.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Вони не такі, як звичайні тюлені, що живуть у бухтах.
Burdaki liman fokları gibi değiller.И те не са като пристанищните тюлени, които имате тук.
Burdaki liman fokları gibi değiller.Они не похожи на обычных тюленей, которые водятся здесь, у вас.
Burdaki liman fokları gibi değiller.והם אינם ככלבי-הים (פוקת המפרץ) שיש לכם כאן.