değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Ini adalah awan-awan yang lebih jarang ditemui daripada awan cirrus, tapi mereka tidak begitu jarang.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Queste nuvole sono più rare dei cirri, ma non sono rarissime.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Sie kommen seltener vor als die Cirrus-Wolken, aber so selten auch wieder nicht.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Son nubes más inusuales que el cirro, pero no son tan inusuales.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Te chmury są rzadsze od cirrusów, ale nie aż tak znowu rzadkie.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Visst, de är ovanligare än cirrusmolnen, men de är inte så ovanliga.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Αυτά τα σύννεφα είναι πιο σπάνια από τους "θυσάνους", αλλά δεν είναι και τόσο σπάνια.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Такі хмари рідкісніші, ніж перисті, але не найрідкісніші.
Bunlar saçak buluttan daha nadir bulutlardır. Ama çok da nadir değiller.Тези са по-редки облаци от перестите, но те не са толкова редки.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Aceştia nu sunt indivizi schizofreni, dar prezintă o oarecare variaţie a populaţiei.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Đây không phải là những người bị tâm thần phân liệt nhưng họ mang một số biến thể ở mức quần thể.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Detta är inte schizofrena individer, men de uppvisar en viss populationsvariation.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Dette er ikke skizofrene individer, men de viser en variation af befolkningen.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Dies sind keine schizophrenen Personen aber sie zeigen Abweichungen von der Grundgesamtheit.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Dit zijn geen schizofrene individuen, maar ze laten wel enige populatievariatie zien.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Estas no son personas con esquizofrenia pero muestran cierta variación de la población.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Estes não são indivíduos esquizofrénicos, mas apresentam alguma variação em relação à população.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Ezek nem skizofrén egyedek, de bizonyos ingadozást mutatnak a populációban.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.보시는 것은 정신분열증을 겪는 사람들이 아니지만, 집단사이 편차가 존재하기도 합니다.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Nie są to osoby chore na schizofrenię, ale obrazują pewien wariant populacyjny.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Orang ini bukan penderita skizofrenia, namun mereka menunjukkan variasi populasi.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Questi non sono soggetti schizofrenici, ma mostrano alcune variazioni nella popolazione.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Tyhle vzorky nejsou od schizofreniků, ale vykazují určitou variabilitu.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Αυτά δεν είναι σχιζοφρενικά άτομα, παρόλο που εμφανίζουν κάποιο πλήθος ποικιλίας.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Вони не всі діагностовані, але всі вони належать до групи з тією самою варіативністю генів.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Он не делает личность шизофренической, но они показывают некоторые колебания в населении.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.Това не са шизофреници, но те показват разлики от останалото население.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.אלה לא אנשים סכיזופרניים, אבל הם כן מציגים שוני מהאוכלוסיה הרגילה.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.هذه ليست وحدات إنفصام الشخصية ، ولكنها تبين فوارق في بعض العينات.
Bunlar şizofrenik bireyler değiller ama bazı popülasyon varyasonları sergiliyorlar.ばらつきがいくらか見られます ここでご覧頂いている
Bunlar tatlı değiller.De er ikke søde, de er gamle.
Bunlar tatlı değiller.Die sind nicht süß, die sind alt.
Bunlar tatlı değiller.Nie są słodkie, są stare.
Bunlar tatlı değiller.Δεν είναι γλυκά, είναι μπαγιάτικα και δεν μου αρέσουν τα μούρα.
Bunlar tatlı değiller.Не са сладки, стари са.
Bunlar yalnızca içe çökmüş yıldızsal karadelikler değillerdir.Istnieją nie tylko czarne dziury powstałe z zapadnięcia się gwiazd.
Bunlar yalnızca içe çökmüş yıldızsal karadelikler değillerdir.Neexistují pouze stelární černé díry.
Bunlar yalnızca içe çökmüş yıldızsal karadelikler değillerdir.No existen solo los agujeros negros de estrellas que colapsaron.
Bunlar yalnızca içe çökmüş yıldızsal karadelikler değillerdir.Існують не тільки чорні діри зоряної маси.
Bunlar yalnızca içe çökmüş yıldızsal karadelikler değillerdir.Няма само една срината звездна черна дупка.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Acela a fost într-adevăr momentul în care m-am întrebat de ce nu răspunde calculatorul la sunet.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?C'était justement à l'époque où je me demandais pourquoi les ordinateurs ne répondaient pas au son.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?En dan vroeg ik me af waarom zo'n computer niet reageert.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Era in quel periodo che mi chiedevo per quale motivo il computer non reagisse ai suoni.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Isto, na mesma altura em que eu pensava a mesma coisa.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?그 당시에 저는 컴퓨터는 왜 소리에 반응하지 않을까 의아했어요.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Pontosan ekkor gondolkoztam el azon, hogy mégis miért nem válaszol a gép a hangokra?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Sam się wtedy nad tym zastanawiałem.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Und dann fragte ich mich genau dasselbe. Wieso eigentlich nicht?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Và đó thật sự là lúc tôi đã nghĩ rằng tại sao chiếc máy tính lại không phản ứng lại với âm thanh?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Y realmente en ese momento me pregunté ¿por qué no responde al sonido?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?И аз по това време наистина се чудех защо компютърът не отговаря на звук?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?І це справді було тоді, коли я губився в думках, чому комп'ютер не реагує на звук?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Тогда я задумался, почему же компьютер не реагирует на звук.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?וזה היה באמת בזמן שתהיתי מדוע המחשב לא מגיב לקול?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?وكان ذلك الوقت الذي كنت أتساءل فيه لماذا لا يستجيب الحاسوب للصوت
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?それで実験として 作ったわけです
Bunun gibi bir şey Ve tüm virüsler aynı bu şekilde gözükmek zorunda değiller.وليس شرط ان تكون الفيروسات مماثلة لهذا
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Det saknas tillräckligt med platt mark för att bygga statens traditionella bostäder som detta enplanshus.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Es gibt nicht genug ebene Flächen, um wie diese zu bauen.