değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Sie lassen sich keiner einzelnen Kategorie zuordnen.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Nicht alle Individuen haben Flügel.
Ancak kömür ocakları bugün itibarıyla bulunan rezerv yeterli bulunmadığından faal değillerdir.Um den täglichen Bedarf zu decken sind die vorhandenen Reserven nicht ausreichend.
Belki de yaralı değiller.Möglicherweise ist er verletzt.
Kendi başlarına doğru veya yanlış değillerdir.Sie können nicht für sich wahr oder falsch sein.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Es wurde aber nicht offiziell bestätigt.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Die gleichwarmen Vögel besitzen sie aber nicht.
Büyük oteller her zaman ekonomik başarı elde edebilmiş değillerdir.Größe verspricht nicht immer Erfolg.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Man findet sie zwischen März und Oktober.
Annem ve babam şu an evde değiller.Ma mère et mon père ne sont pas chez eux en ce moment.
Onlar mahzun da olacak değillerdir."Nul ne fera la corvée" ».
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Ils n'ont aucune descendance connue.
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Leonard Nimoy avait également une expérience au cinéma et à la télévision, mais n'était guère connu non plus.
Fiziksel olarak çok güçlüler, ama zeki değiller.Ils sont très forts physiquement, mais peu malins.
Tam anlamıyla hacker değillerdir.Elle n'est pas non plus hacker.
Bu taarruz için Romalılar hazır değillerdi .Les Romains n’avaient pas cette limite.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Tous ces pays étaient des États-membres de la Commission économique des Nations unies pour l'Europe.
Fakat tarihi anlamda ilgili değillerdir.Mais rien à voir avec le personnage historique.
Genellikle süzek değillerdir.Ils sont généralement ondulés.
Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir.Toutefois, les Juifs ne se satisfont pas de cette situation.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Cependant, ils ne sont pas officiellement reconnus.
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."Eux jouissent des autres plaisirs comme ils le font de celui du sommeil, sans les connaître.
Bu tür mandalar süt üretimi için uygun değillerdir.Aucune de ces races n'a été sélectionnée pour la production de lait.
Ekim ve Mart arasında aktif değillerdir.Il est actif entre avril et octobre.
Ama onları alt edecek kadar güçlü değillerdir.Il manque de fermeté pour leur résister.
Yunusgillerden farklı olarak o kadar tanınmış değillerdir ve bakımları o kadar kolay değildir.Ces glandes sont assez différentes de celles des autres Nepenthes et sont facilement reconnaissables.
Diğer iki kontrol bir nebze daha farlı olup, gecikme süresine sahip değillerdir.Les deux autres frégates, bloquées par le mauvais temps, arrivent en retard.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Les araignées ne possèdent pas toutes des scopules.
Bay ve Bayan Turner: Akıllı ve anlayışlı değillerdir.Paul Willems: Elégant et mondain, ni bête, ni intelligent.
Farklılaştırılmış oligopol piyasasında firmaların ürettiği ürünler homojen değillerdir.Quiconque ne participe pas aux changements effectués au sein de la Zulu Nation n'est pas un Zulu.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Ces oiseaux sont donc malfaisants.
Belki de yaralı değiller.Malheureusement ils ne peuvent être blessés.
Çoğunlukla bulaşıcı mikrobik değillerdir.Les infections sont le plus souvent polymicrobiennes.
Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi.Je ne remplissais aucune des conditions stipulées dans ce règlement.
Aynı şekilde, temel parçacıklar (veya atomlar) ayrı ayrı katı, sıvı veya gaz halleri ile mevcut değillerdir.Ils ne se servent ni d'arc, ni de fronde, ni de flèches mais de haches à deux tranchants et de javelots.
Ama Memluklular Osmanlıların Çukurova bölgesindeki varlıklarından hoşnut değillerdi.Néanmoins, la population Ombrienne ne semble pas avoir été éradiquée dans les districts conquis.
Onlar aptal değiller.No son idiotas.
Suçlu değiller.No son criminales.
Tom ve Mary mutlu değiller.Tom y Mary no son felices.
Tom ve Mary yalnız değiller.Tom y Mary no están solos.
Neden orada değillerdi?¿Por qué no estaban allí?
Onlar mutlu değiller.No son felices.
Tom'un ebeveynleri evde değillerdi.Los padres de Tom no estaban en casa.
Erkekler kadınlardan o kadar farklı değiller.Los hombres no son tan diferentes de las mujeres.
Evde değillerdi.No estaban en casa.
Evde değiller miydi?¿No estaban en casa?
Çin'de değiller.No están en China.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Aunque son mucho más longevos que los humanos, no son inmortales.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.No tuvieron descendencia en común.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.No todos estos países son Estados miembros de la Unión Europea.
A↑ NOC, IOC'nin üyesi değillerdi.Los Estados Unidos no son miembros del IOOC.
Ama İsveç rajtar silahşörleri kadar iyi değillerdi.Los griegos no fueron tan buenos tiradores de flechas como los orientales.
Göçmen değillerdir.No son migratorios.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.No fue publicada oficialmente.
Fakat tarihi anlamda ilgili değillerdir.No afectan en nada al modo historia.
Hemen kayıt stüdyosuna giderler ama artık eskisi gibi değillerdir.Tras eso, vuelve a la radio, pero no es lo mismo que antes.
Kişiler her bir şey için şemalara sahip değillerdir.Hay instalaciones que no tienen todos los componentes.
Ancak bu çitler sırtlanlar için aşılamayacak güçlükte değillerdir.Las morrenas no son las únicas formas depositadas por los glaciares.
Tek bir merkeze bağlı değillerdir.Se reduce a un solo local.
Bu taarruz için Romalılar hazır değillerdi .Por ello, los romanos no debían tentar la suerte.