Bağlantıları değiştirmek ister misin?Would you like to exchange links?
Eğer mümkünse, bunu daha büyük bir bedenle değiştirmek istiyorum.If it's possible, I'd like to exchange this for a larger size.
Ben lastikleri değiştirmek zorundayım.I have to change tires.
Bunu daha küçük boyutuyla değiştirmek istiyorum.I want to exchange this for a smaller size.
Bu gidişle programı değiştirmek zorunda kalacağız.At this rate, we'll have to change the schedule.
Yen'i dolarla değiştirmek istiyorum.I'd like to change yen to dollars.
Bu dolar banknotu on dimenle değiştirmek istiyorum.I want to change this dollar bill into ten dimes.
Ben görüntümü değiştirmek istiyorum.I'd like to change my image.
Bazı insanlar anayasayı değiştirmek istiyorlar.Some people want to amend the constitution.
Onu uygun hale getirmek için tablonun yüksekliğini değiştirmek zorunda kalacaksın.You'll have to modify the height of the table to make it fit.
Planı değiştirmek zorundayız.We have to change our plan.
İki kez otobüs değiştirmek zorundayım.I have to change buses two times.
Diyetimi değiştirmek zorunda mıyım.Do I have to change my diet?
Elbiselerimi değiştirmek için eve gittim.I went home in order to change my clothes.
Bir sonraki durakta otobüsleri değiştirmek zorundasın.You have to change buses at the next stop.
Şibuya'da trenleri değiştirmek zorundasın.You have to change trains at Shibuya.
Trenleri değiştirmek zorunda mıyım?Do I have to change trains?
Yaşam tarzların değiştirmek için insanları ikna etmek zordur.It is very difficult to persuade people to change their life style.
Koltuğumu değiştirmek istiyorum.I'd like to change my seat.
Yol boyunca trenleri değiştirmek gerekiyor mu?Is it necessary to change trains along the way?
Ben tarihi yarın geceye değiştirmek istiyorum.I'd like to change the date to tomorrow night.
Hiçbir şey onun fikrini değiştirmek için onu ikna edemez.Nothing could induce him to change his mind.
O, fikrini değiştirmek için ikna edildiHe was persuaded to change his mind.
O, eski vazosunu yenisiyle değiştirmek istedi.She wanted to replace her old vase with a new one.
Bu geceki partiden önce elbise değiştirmek zorunda.She has to change clothes before tonight's party.
Elbisesini tek başına değiştirmek zorunda kaldı.She had to alter her dress by herself.
Elbisesini değiştirmek için odasına gitti.She went into her room to change her dress.
Odamı değiştirmek istiyorum.I'd like to change my room.
Onu değiştirmek istiyorum.I'd like to replace it.
Rezervasyonumu üç geceden beş geceye değiştirmek istiyorum.I'd like to change my reservation from three to five nights.
Rezervasyonumu değiştirmek istiyorum.I'd like to change my reservation.
Nerede para değiştirmek için bir yer bulabilirim?Where can I find a place to change money?
Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.They had to change their schedule because the train arrived late.
Yaşlı bir adam için, yaşam şeklini değiştirmek zordur.It's hard for an old man to change his way of living.
Odayı değiştirmek istiyoruz, çok gürültülü.We would like to change room: it's too noisy.
Transistörlü radyomun pilini değiştirmek zorundayım.I have to change the battery of my transistor radio.
Onlar yasayı değiştirmek istiyorlar.They want to change the law.
İş değiştirmek istiyor musun?Do you have a desire to change jobs?
Biz bu ceketi değiştirmek istiyoruz. Uymuyor.We'd like to exchange this jacket. It doesn't fit.
Mary çarşafları değiştirmek için döşekleri kaldırdı.Mary raised the mattress in order to change the sheets.
Londra'da uçakları değiştirmek zorunda mıyım?Do I have to change planes in London?
Sadece onu değiştirmek yerine, neden durumunu gerçekten düşünmüyorsun?Why don't you actually consider your situation instead of just chancing it?
Amerikan dolarlarımı euro ile değiştirmek istiyorum, lütfen.I would like to change my American dollars to euros please.
Yeterli paramız olmadığı için planlarımızı değiştirmek zorundaydık.We had to alter our plans because we didn't have enough money.
İşleri değiştirmek ister misin?Would you like to swap jobs?
Radyonun pilini değiştirmek zorundayım.I have to replace the radio's battery.
Tom gömleğini değiştirmek zorunda.Tom has to change his shirt.
Tom'un fikrini değiştirmek için söyleyebileceğim hiçbir şey yok.There's nothing I could ever say that would make Tom change his mind.
Tom değiştirmek için isteksiz gibi görünüyor.Tom seems to be unwilling to change.
Tom'un planlarını değiştirmek için belki bir şey oldu.Maybe something happened to change Tom's plans.
İş değiştirmek istiyorum.I want to change jobs.
Odamın görüntüsünü değiştirmek istiyorum.I'd like to change the way my room looks.
Hayatımı değiştirmek istiyorum.I want to change my life.
Ben planı değiştirmek zorunda kaldım.I had to change the plan.
Tom dünyayı değiştirmek istiyor.Tom wants to change the world.
İnsanları değiştirmek zordur.It's hard to get people to change.
Amerikan dolarlarını rupnu ile değiştirmek istiyorum.I would like to exchange American dollars for rupnu.
Kıyafetlerimi değiştirmek zorundayım.I have to change my clothes.
Dünyayı değiştirmek istiyorum.I want to change the world.
Burada bir sürü ırkçı olduğunu biliyorum ama adını değiştirmek zorunda değilsin.I know that there are many racists here, but you don't have to change your name.