değişmiş ile cümle
değişmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the whole face of the world would have been changed.
O, o kadar değişmiş ki onu tanıyamadım.She had changed so much that I couldn't recognize her.
Herkes o kadar değişmişti ki, birini diğerinden neredeyse ayıramıyordum.Everybody had changed so much that I could hardly tell one from another.
Dolaylı çevirileri yorumlarken dikkatli ol. Cinsiyetler değişmiş olabilir.Be careful interpreting indirect translations. Genders may have changed.
Tom o kadar çok değişmiş ki onu tanımadım.Tom had changed so much that I didn't recognize him.
Tom öyle o kadar değişmiş ki hatta onu tanıyamadım.Tom had changed so much that I didn't even recognize him.
Tom gerçekliğin değişmiş algısından acı çekmiyor. O onun tadını çıkarıyor.Tom isn't suffering from an altered perception of reality. He's enjoying it.
Ben değişmiş bir insanım.I'm a changed man.
Tom değişmiş gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to have changed.
Bu değişmiş gibi görünüyor.It seems to have changed.
Her şey değişmiş göründü.Everything seemed to change.
Şartlar değişmiş olabilir.Things may have changed.
Bunu Tom değişmiş olabilir mi?Could Tom have changed this?
Onun yüzünün korkudan şekli değişmişti.His face was disfigured by horror.
O tamamen değişmiş bir gerçeklik içinde yaşıyor.He lives in a completely altered reality.
O kadar değişmişsin ki seni zar zor tanıyabiliyorum.You've changed so much that I can hardly recognize you.
Tom çok değişmiş olmalı.Tom must've changed a lot.
Tom değişmiş bir adam olduğunu söylüyor.Tom says he's a changed man.
Belki de Tom değişmiş bir adamdır.Maybe Tom is a changed man.
Değişmiş olabiliriz.We may have changed.
Fadıl'ın bütün tavrı değişmiş gibi görünüyordu.Fadil's whole demeanor seemed to change.
Ben yokken çok şey değişmişti.Much had changed during my absence.
Değişmişsin. İlk başta seni tanıyamadım bile.You've changed. I didn't even recognize you at first.
İranlı kadınlar için hakları ve yasal statüleri 20. yüzyılın başlarından bu yana değişmiştir.For Iranian women, their rights and legal status have changed since the early 20th century.
Bu sürüklenme her yerde aynı değildir ve zamanla değişmiştir.This drift is not the same everywhere and has varied over time.
Bu durum 1993 yılında büyük silindir tankların kullanılmasıyla değişmiştir.This changed in 1993 with the use of large cylindrical tanks.
Karakterlerin hepsi aynı, fakat ilişkiler, yerler ve olaylar kökünden değişmişti.The characters are all the same, but the relationships, places and events changed radically.
Geleneksel uygulama Meiji Dönemi'nden sonra çok az değişmiştir.The tradition has changed little since the Meiji period.
Son on yılda toplumlar değiştiğinden, kamu politikası belirleme sistemi de değişmiştir.Since societies have changed in the past decades, the public policy making system changed too.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."Tumipampa Ayllu (Wayna Qhapaqpa panakan), the royal house of Wayna Qhapaq.
İran'da kadın hakları, devleti yöneten rejimin şekline göre değişmiştir.Women's rights in Iran have changed according to the form of government ruling the state.
IPod Touch için fiyatlandırma da değişmişti.The pricing for the iPod Touch had also changed.
Filipinlerin resmî adı, ülke tarihi boyunca birçok kez değişmiştir.The official name of the Philippines has changed several times in the course of its history.
Büyük Polonya'nın sınırları tarih boyunca kısmen değişmiştir.The boundaries of Greater Poland have varied somewhat throughout history.
Giles was bu olaydan sonra değişmiş, Londra'yı terk etmiş ve Gözetmenler Konseyi'ne geri dönmüştür.Giles was changed by the event, leaving London and returning to the Watchers' Council.
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.The study of history changed during the Enlightenment and Romanticism.
2002 yılında Evo olarak adı değişmiştir.It changed its name to Evo in 2002.
Xbox One uygulaması önceki bir güncellemede de değişmişti.The Xbox One app had also changed in a previous update.
Bu geçen beş yılda çok şey değişmişti.Much had changed in those five years.
Gamelin'in kendi görüşleri, Maginot Hattı'na dayanan tamamen savunma stratejisinden değişmişti.Gamelin's own views had changed from a purely defensive strategy relying on the Maginot Line.
Yeni pasaportların renkleri de değişmiştir.Colours of the new biometric passports have also been changed.
Şimdilerde 6.5 m’lik tek bir ayna ile yer değişmiştir.This has now been replaced by a single 6.5 m mirror.
Zero Hour'a benzer ancak hikâye görevleri Modern Combat 5: Blackout tarzı değişmiştir.Like Zero Hour, the campaign missions in Modern Combat 5: Blackout vary in style.
2000 yılında şirket ismi Oysho España olarak değişmiştir.In 2000, the company changed its corporate name to Oysho España.
Bu durum, 1998 yılında Afrika Elçiliklerinin bombalanmasının ardından 1999 yılında değişmiştir.This changed in 1999, as fallout from the east Africa embassy bombings of 1998.
Sayıları, sınırları ve fonksiyonları da sürekli olarak değişmiştir.Their number, borders and functions have been changed several times.
II. Dünya Savaşı sonrasında müzik kültürü değişmiştir.After the Second World War, music changed.
Sofia'nın müzik tarzı ilk albümü çıktıktan sonra değişmiştir.Sofia's musical style has changed during the release of her first album.
1920li yıllarda caz müzik değişince, Lindy Hop gibi caz dansları da değişmiştir.As jazz music in the late 1920s changed, so did jazz dances, including the Lindy Hop.
1994'ten sonra festivalin vurgusu değişmiş daha çok dünya müziği ve popa kaymıştır.After 1994, it saw a change of emphasis, with more world music and pop.
Çoğu şey değişmiştir.A lot has changed.
1978’de Panasonic, Goldcaps markası olarak değişmişti.That changed around 1978 as Panasonic marketed its Goldcaps brand.
Bunun sonucunda, Avustralya'nın nüfusu, kültürü ve görüntüsü radikal bir şekilde değişmiştir.As a result, Australia's demography, culture, and self-image were transformed.
Okuduklarım değişmişti, mekânım değişmişti.My temper changed, my appearance changed.
Ancak artık değişmişti.But he has changed.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Charged particles have a considerable influence on the surface properties of Galilean moons.
Yolanda ismi (Violante'nin değişmiş hali) anneannesinden gelir.Yolande (variation of Violante) was named after her grandmother.
II. Romanos'un 15 Mart 963'te ölmesinden sonra başkentteki durum değişmişti.Romanos II died on 15 March 963.
Ültimatom gönderildikten sonra bakış açısı değişmiştir.After sending the ultimatum, his view changed.
Bu durum ancak Kürdistan özerk bölgesinin kurulması ile değişmiştir.This however changed with the establishment of the Kurdistan autonomous region.