değişimler ile cümle

değişimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kendini sıcaklığın ani değişimlerine göre ayarlamak zordur.It is difficult to adapt oneself to sudden changes of temperature.
Modadaki bu değişimlere ayak uyduramıyorum.I can't keep up with these changes in fashion.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
Ülkedeki değişimler kaçınılmazdır.Changes in the country are inevitable.
Ani sıcaklık değişimleri balıklar için zararlıdır.Sudden temperature variations are harmful to fish.
Sanayileşme sosyal değişimlere de yol açtı.Industrialization also caused social changes.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.Defeat in the Second World War brought about radical change to Japan.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Epidemic diseases and famine caused major disruption and demographic changes.
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.After several membership changes, Konnor and Viktor became established as a tag-team in NXT.
Olası değişimlerine bu sayfada PDF bağlantısı bulunmaktadır.There is a PDF link on that page to possible alternatives.
Kimyasal değişimler kristalliği etkiler.Chemical changes affect crystallinity.
Bu motor program sürekli besin tipindeki ve oklüzyondaki değişimlere adapte olur.This motor program continuously adapts to changes in food type or occlusion.
Bu değişimlerden sonra 1962'de 'King Kong vs. Godzilla' filmi çıktı.In 1962 Toho released King Kong vs. Godzilla.
Parola değişimleri RFC 3244 kodlu belgede tanımlanmıştır.Password changes are described in RFC 3244.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.The scroll may have been made to highlight the political and social changes in Japan.
Rus Devrimi dönemindeki politik değişimler Birlik içinde bölünmelere yol açtı.The political changes at the time of the Russian revolution resulted in splits in the Bund.
Bu değişimlerden sonra 1984'te 'The Return of Godzilla' filmi çıktı.It made an appearance in the 1984 film The Return of Godzilla.
Okyanus planktonlarında viruslar, genetik değişimlerin oluşması sürecinde katkıda bulunurlar.Among oceanic plankton, viruses aid in the genetic shifting process.
Regülasyon ünitelerinin gerilim değişimlerine cevap süreleri vardır.Modifications to Bergen responses do exist.
Samsung Alias 2 de bu teknolojiyi düğme değişimlerinde kullanmaktadır.In addition, the Samsung Alias 2 uses this technology on the keypad, to allow orientation to change.
Bu dinamik seçici baskılar hemaglütinin geninde gözlenen değişimleri kolaylaştırır.These dynamic selection pressures facilitate the observed rapid evolution in the hemagglutinin gene.
Böyle bir yol sadece değişimlerin sonsuz ölçüde yavaş sınırlandırılmasıyla gerçekleşebilir.Such a route can only be realized in the limit where the changes happen infinitely slowly.
Çoğu protein için bu değişimler, protein biyosentezinin son adımlarındandır.Most of these modifications happen in the latter half of the protein.
Optik sensör bir ya da birden fazla ışık huzmesinden çıkan değişimleri ölçebilir.An optical sensor can measure the changes from one or several light beams.
Proton sayısı ise (nükleer değişimler dışında) sabittir, değişmez.But a lot of things are changing, so you never know."
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.The Endurance test also saw some changes.
Bir kadının dört günden uzun süren döngü uzunluğu değişimleri yaşaması alışılmadık bir durumdur.It is unusual for a woman to experience cycle length variations of more than four days.
Sıcaklıktaki tekrarlayan değişimler sıkıştırılmış tozun yapısında bozulmalara yol açabilir.Repeated changes in temperature can cause distortion of the grain.
Sıcaklıktaki aşırı değişimlerde ayar gereklidir.Variations in temperature are extreme.
Litvanya topraklarında etnik gruplar arasında büyük değişimler olmamıştır.There were no significant differences between the groups at baseline.
Üstelik bu değişimler geçici olmayabilir.This change might not be permanent, however.
Adhokrasiler (esnek örgütlenmeler) değişimlere daha kolay uyum gösterirler.The countershaft sprockets are now easier to change.
Yazarın yaşamını belirleyen olaylar, onun sanatında da büyük değişimlere yol açmıştır.The story mainly signifies the boy's misunderstanding leading to many changes in his own mind.
Diğer faktörler solvasyon değişimleri ve halka oluşmasıdır.Other factors include solvation changes and ring formation.
Aksi takdirde seviye değişimleri ya da okula dahil olma işlemi gerçekleşmez.If not, either the payment period or the interest rate must be modified.
Değişimler esnasında, manyetik alan hepten yok olmaz, yalnızca daha kompleks bir hal alır.During the flips, the magnetic field does not vanish altogether—it just gets more complex.
Ancak mal değişimlerinde bir tür takas sistemi kullanirdılar.They were, however still used with certain exchange rates.
Ana madde: Elektrokimya Elektrokimya elektrik ve kimyasal değişimler arasındaki ilişkileri inceler.Thus electrochemistry deals with the interaction between electrical energy and chemical change.
2006'da, kulüp tarihinin en büyük değişimlerinden biri yaşandı.1982 saw one of the greatest achievements in the club's history.
17.yy başlarından itibaren ada üzerinde değişimler yaşanmıştır.A Ju 87A had its nose fall through the ice.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Medieval technology and social change.
Geçen sezondan beri teknik direktör değişimleri.Güngören'de teknik direktör değişimi...
Kısa sürede ciddi değişimler yaşayan bu karakterler olayları yönlendirmede güçlük çekmektedirler.These changing attitudes on immediate exclusion appear to be affecting public policy.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptation occurs through the gradual modification of existing structures.
Sudaki değişimlere karşı duyarlıdır.He has a complicated approach to climate change.
Bu değişimlerin oluşması için milyonlarca yıllık bir süreç gereklidir.The services have a year to implement these changes.
Ataerkilliğin zayıflaması da birçok kültürel değişimlere yol açacağı anlamına gelmektedir.Global delivery model would bring down cultural differences.
Yaşayışta değişimler olmuştur.There were changes in health.
Ana madde: Mutasyon Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir.Mutations are changes in the DNA sequence of a cell's genome.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.The order of the superconducting phase transition was long a matter of debate.
Güç değişimlerini ritüellerle gösteriyoruz.We signal transitions of power with rituals.
Zihinsel aktivitelere bakarak küçük değişimleri izledik.They followed these little shifts in your mental activity.
Öğrendiğimiz dördüncü ve son ders ise köklü değişimlerin potansiyeliyle ilgili.The fourth and final lesson we've learned is about the potential of radical innovation.
Politik değişimleri saymak gerekirse köy seçimleri getirildi.In terms of the political changes, they have introduced village elections.
Bence, politik değişimlerin hızı çok yavaş, çok aşamalı.To me, the pace of political changes is too slow, too gradual.
Gözle görünür değişimler yaratmak istiyoruz.We want to try and make sure that it's tangible.
Arka arkaya değişimler olabilir.You can have a succession of changes.
Bazı değişimlerden geçtim.I'd gone through some changes.
Kimyasal değişimleri algılayabilir.It can follow chemical gradients.
Aynı zamanda, ani değişimlere dikkat edin ve o içeriğin nereden geldiğine bakın.Also, check for any unexpected turns, and look into where that content is coming from.

İlgili Sayfalar