değişiklik ile cümle

değişiklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Herhangi bir değişiklik yapmam gerekip gerekmediğini bana bildir.Let me know if I need to make any changes.
Onun sesinde ani bir değişiklik vardı.There was a sudden change in her tone.
Değişiklik olsun diye yürüyüş yapalım.Let's take a walk for a change.
Annem bir değişiklik için yürümemi tavsiye etti.Mother advised me to take a walk for a change.
Değişiklik olması için dışarıda yiyelim.Let's eat out for a change.
Keşke bir değişiklik için beni bir restorana götürsen.I wish you would take me to a restaurant for a change.
Devrim birçok değişiklikler getirdi.The revolution has brought about many changes.
Okyanus akıntılarında bir değişiklik oldu mu?Has a change in ocean currents occurred?
Havada beklenen değişikliklikten pikniğimizi erteledik.We postponed our picnic pending a change in the weather.
Programımızda bir değişiklik yapamayız.We cannot make a change in our schedule.
Bilim hayatımızda yaklaşık olarak birçok değişiklik getirmiştir.Science has brought about many changes in our lives.
Bilimdeki ilerleme hayatımızda büyük bir değişiklik yarattı.The progress of science has brought about great change in our lives.
Herhangi bir değişiklik fark ettiniz mi?Did you notice any change?
Çoğunlukla anlamlı değişiklikler yapılırsa ben siyasi reformdan yanayım.In the main, I am in favor of political reform if meaningful changes are made.
Değişiklik olsun diye kafanı kullan.Use your head for a change.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Değişiklik olsun diye dışarıda yemeğe ne dersin?How about dining out for a change?
Değişiklik patronun seni Kaliforniya'ya göndermesi.The chances are that the boss will send you to California.
Bu artış ile birlikte, dünyanın ekonomik organizasyonda bir değişiklik oldu.Along with this increase, there has been a change in the world's economic organization.
Bu değişiklik, senin planını daha ilginç yapacak.This change will make your plan more interesting.
AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
Yasalar ABD'de eyaletten eyalete değişiklik göstermektedir.Laws differ from state to state in the United States.
12 ila 18 arasında değişiklik gösteren birçok erkek ve kız yarışmaya katıldı.Many boys and girls ranging from 12 to 18 entered the contest.
Ben taslakda bazı değişiklikler yapmak istiyorum.I'd like to make some changes in the draft.
Değişiklik olsun diye bu sabah dışarıda yemeye ne dersin?How about eating out this morning for a change?
Değişiklik olsun diye bu akşam dışarıda yemeye ne dersin?How about eating out this evening for a change?
Toplumdaki değişiklikler kişilerden gelir.Changes in society come from individuals.
Bir değişiklik için müzik dinlememiz gerektiğini önerdim.I suggested that we should listen to music for a change.
Durumda ani bir değişiklik vardı.There was a sudden change in the situation.
Araba kazaları ile ilgili mevcut yasa değişiklikler gerektirir.The existing law concerning car accidents requires amending.
İnsan cildi sıcaklık değişikliklerine karşı çok duyarlıdır.Man's skin is very sensitive to temperature changes.
İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.Man has a great capacity to adapt to environmental changes.
Hükümet temel değişiklikler yapmalı.The government must make fundamental changes.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
Başkan'ın konuşması Amerikan halkında bir değişiklik getirdi.The President's speech brought about a change in the American people.
Havada ani bir değişiklik vardı.There was a sudden change in the weather.
Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir.Physical changes are directly related to aging.
Gerekli değişiklikler yapıyor.He makes necessary changes.
O, çok hoş bir değişikliktir.It's such a nice change.
Diyetinizde bir anda dramatik değişiklikler yapmaya çalışmayın.Don't try to make dramatic changes to your diet all at once.
Herhangi bir değişiklik var mı?Have there been any changes?
Herhangi bir değişiklik oldu mu?Have there been any changes?
Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.The government was obliged to make changes in its foreign policy.
Yeni yasa, eğitim sistemine önemli değişiklikler getirecektir.The new law will bring about important changes in the educational system.
Gerçekten sahne dekorunda bir değişiklik kullanabilirim.I could really use a change in scenery!
İspanyolcada, değişiklikleri ve dönüşümleri göstermek için birçok farklı ifadeler vardır.In Spanish, there are many different expressions to indicate changes and transformations.
Değişiklikler yapılmadı.The changes were not made.
Değişiklik ilk olarak 1789'da önerildi.The amendment was first proposed in 1789.
Değişiklik için birkaç sebep vardı.There were a number of reasons for the change.
Ne tür değişiklikler yapmamızı istiyorsunuz?What kind of changes do you want us to make?
Tom Mary'de bir değişiklik fark etti.Tom noticed a change in Mary.
Tom değişikliklerin ona niçin söylenilmediğini bilmek istedi.Tom demanded to know why he hadn't been told about the changes.
Tom bir değişiklik yapmak istedi.Tom wanted to make a change.
Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of scenery.
Değişiklik yapmam gerekiyorsa bana bildir.Let me know if I need to change.
Annem değişiklik olsun diye yürüyüşe çıkmamı tavsiye etti.My mom advised me to take a walk for a change.
O, plandaki değişiklikler hakkında beni bilgilendirdi.He informed me about the changes in the plan.
Bu ürün hakkında bazı değişiklikler yapabilir miyim?Can you make some alterations on this product?
Büyük değişiklikler ayakta.Big changes are afoot.
Değişiklikler çabuk geldi.Changes came quickly.

İlgili Sayfalar