değiş ile cümle

değiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ve şimdi her şey değişti, ama ben değişmedim.And now everything's changed, but I haven't.
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştiriyorsun?How do you change your clothes so fast?
Çünkü saatimin pili çok küçük. Kendim değiştiremiyorum.Because the battery of my watch is very small, I can't change it by myself.
Senin tuş takımının yer değiştirmesi gerekir.Your keyboard needs replacing.
Klavyenizin değiştirilmesi gerekir.Your keyboard needs replacing.
Çarşafları değiştireceğim.I'll change the sheets.
Tatlı için pasta yiyecektim ama fikrimi değiştirdim.I was going to have cake for dessert, but I changed my mind.
Tom bir şey söylemeye başladı ve sonra fikrini değiştirdi.Tom started to say something, and then changed his mind.
Tom programını değiştirmek için çok geç olduğunu söyledi.Tom said it was too late to change his schedule.
Tom ve Mary bankta yer değiştirdi.Tom and Mary switched places on the bench.
Fikrini değiştirmeni istemiyorum.I'm not asking you to change your opinion.
Fikrimi değiştirmeme izin veriliyor, değil mi?I'm allowed to change my mind, aren't I?
Değişiklikler için Tom'u bilgilendirir misiniz?Would you inform Tom about the changes?
Fikrini neyin değiştirdiğini merak ediyordum.I was wondering what changed your mind.
Sen düşünceni değiştirdin, değil mi?You've changed your mind, haven't you?
Işığın değişmesini bekliyorum.I'm waiting for the light to change.
Düşündüğümden daha fazla değiştin.You've changed more than I thought.
Adımı yasal olarak değiştiriyorum.I'm having my name legally changed.
Fikrini değiştirdiğin için çok memnun oldum.I'm so glad you changed your mind.
Kıyafetlerimi değiştirmeye gideceğim.I'm going to go change my clothes.
Fikrimi değiştirmeyeceğim.I'm not going to change my mind.
Henüz bir değişiklik için hazır değilim.I'm not ready for a change yet.
Elbiselerimi değiştireceğim.I'm going to change my clothes.
Fikrini değiştirdiğine memnun oldum.I'm glad you changed your mind.
Tom'a fikrimi değiştirdiğimi söyledim.I told Tom I'd changed my mind.
Kitabın hayatımı değiştirdi.Your book has changed my life.
Tom'un değiştirilmesi gerekecek.Tom will have to be replaced.
Tom ve Mary yer değiştirdiler.Tom and Mary switched places.
Üstümü değiştirmek için yukarı çıkıyorum.I'm going upstairs to change.
Sen birazcık değişmedin.You haven't changed one bit.
Senin değişebileceğini düşündüm.I thought you might change.
Hiçbir şey değiştirmedim.I wouldn't change a thing.
Gömleğimi değiştirmek istiyorum.I want to change my shirt.
Ben değişeceğim.I'm going to get changed.
Ben bazı değişikler yapıyorum.I'm making some changes.
Ben senin değiştiğini duydum.I'd heard you'd changed.
Gidip değiştireceğim.I'm going to go change.
Uçuşumu değiştireceğim.I'll change my flight.
Asla değişmeyeceksin.You'll never change.
Asla değişmeyeceksiniz.You'll never change.
Sadece üzerimi değişmeye gideceğim.I'll just go change.
Giysilerimi değiştirmeye gideceğim.I'll go get changed.
Ben değiştirmek istiyorum.I want to change.
Belirtiler değişir.Symptoms vary.
Sen konuyu değiştiriyorsun.You're changing the subject.
Dövüş hızlı darbeler değişimi ile başladı.The fight began with the rapid exchange of blows.
Bu kitabı başka bir tanesiyle değiştirmek istiyorum.I'd like to exchange this book for another one.
Belgeler değiştirilmiş gibi görünüyor.The documents appear to have been changed.
Tom öyle o kadar değişmiş ki hatta onu tanıyamadım.Tom had changed so much that I didn't even recognize him.
Tom o kadar değişti ki onu görsen bile onu tanıyacağını sanmıyorum.Tom has changed so much that I don't think you'd recognize him if you saw him.
Öyleyse ben de dosya biçimini değiştirmeyi deneyeceğim.I'll try to change the file format then.
Cebirde, biz sık sık sayıları harflerle değiştiririz.In algebra, we often replace numbers with letters.
PIN numarasını değiştirmek istiyorum.I want to change the PIN number.
Tom ıslak giysilerini kuru bir şeyle değiştirmek istiyor.Tom wants to change out of his wet clothes into something dry.
Tom bize Mary'nin durumunun değişmediğini söyledi.Tom told us Mary's condition hadn't changed.
Tom ve Mary düşüncelerini değiştirmedi.Tom and Mary haven't changed their minds.
Bazı değişiklikler yapılmak zorunda olacak.There'll have to be some changes made.
Tom kapılarındaki kilitleri değiştirdi.Tom changed the locks on his doors.
Tom'un fikrini değiştirmeyeceğini umuyorum.I hope Tom doesn't change his mind.
Tom yatağındaki çarşafları değiştirdi.Tom changed the sheets on his bed.
İlgili Sayfalar