Ama, bunun belki de sadece sizin bir bahaneniz olduğunu düşündüm. sen--ne demek istiyorsun kapa çeneni?Ale myslel som si možno ako ospravedlnenie by ste -- čo tým myslíte aby som držal hubu?
Ama, bunun belki de sadece sizin bir bahaneniz olduğunu düşündüm. sen--ne demek istiyorsun kapa çeneni?Dar, m-am gândit, poate ca scuză -- ce vrei să spui cu "tacă-ți gura"?
Ama, bunun belki de sadece sizin bir bahaneniz olduğunu düşündüm. sen--ne demek istiyorsun kapa çeneni?Ma, ho pensato forse una scusa tu -- cosa intendi per chiusura?
Ama, bunun belki de sadece sizin bir bahaneniz olduğunu düşündüm. sen--ne demek istiyorsun kapa çeneni?Mais, je pensais que peut-être comme excuse vous - comment ça taisez-vous?
Ama, bunun belki de sadece sizin bir bahaneniz olduğunu düşündüm. sen--ne demek istiyorsun kapa çeneni?Pero, pensé que tal vez era una excusa -- ¿qué quieres decir con que me calle?
Ama, bunun belki de sadece sizin bir bahaneniz olduğunu düşündüm.Αλλά σκέφτηκα σαν δικαιολογία
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.하지만 그럼에도 불구하고 북쪽으로 20블록 되는 거리는 더이상 생기있어 보이지 않았습니다.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Aber gleichwohl, nur 20 Blocks nördlich und zwei Tage später hatte die Stadt nie lebendiger ausgesehen.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Dar chiar şi aşa, la doar 20 de străzi nord, două zile mai târziu, oraşul era mai viu ca niciodată.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.De mindazonáltal, alig 20 tömbbel északra, 2 nappal később, a város soha korábban nem tűnt ennél elevenebbnek.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Maar niettemin, 20 straten verderop, 2 dagen later, was de stad nog nooit zo levendig geweest.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Ma nonostante tutto, solamente 20 isolati a nord, due giorni dopo, la città non era mai sembrata così vivace.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Mimo wszystko, 20 przecznic na północ, dwa dni później, miasto nigdy nie było bardziej żywe.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Pero no obstante, a sólo 20 cuadras al norte, dos días después, la ciudad nunca había estado tan viva.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.Но въпреки това, само на 20 квартала северно, два дни по-късно, градът никога не бе изглеждал по-жив.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.ואף על פי כן, רק עשרים רחובות צפונה משם ויומיים לאחר מכן, העיר מעולם לא נראתה יותר חיה.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.لكن رغماً عن ذلك، على بعد 20 مربوعاً فقط الى الشمال، بعد يومين، كانت المدينة تعج بالحياة أكثر.
Ama yine de, sadece 20 blok kuzey, 2 gün sonra, ...şehir hiçbir zaman canlı görünmüyordu.都市はそれ以上に無いほど 生き生きとした様子でした 人々の心を覗けば
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.그렇지만 사실은 바스티유 감옥에는 겨우 7명의 죄수 밖에 없었습니다
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.Ale ve skutečnosti tam bylo jen sedm vězňů.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.Ale v skutočnosti tam bolo len sedem väzňov v Bastille.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.De fapt erau doar șapte prizonieri în Bastilia.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.Era su forma de decir:
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.Gefangene in der Bastille.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.Maar in werkelijkheid waren er maar zeven gevangenen in de Bastille.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.Στην πραγματικότητα, όμως, υπήρχαν μόνο επτά φυλακισμένοι στηη Βαστίλλη
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.אבל במציאות, היו רק שבעה אסירים בבסטיליה.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.ولكن في الواقع، لم يكن هناك سوى سبعة مساجين في سجن الباستيل
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu vardı.つまり、何千、何万人の政治犯がそこにいて、 そこから逃げ出したわけではありません。
Başınızı karşı, belki de sadece beyin içine sızabilir edeceğiz.머리에 책을 대기만해도 뇌에 내용이 스며드는거죠(농담)
Başınızı karşı, belki de sadece beyin içine sızabilir edeceğiz.言ってることは同じ。
Belki ben oyunu berbat ettim, belki de, sadece bahaneler yaratıyorsun?Belki ben oyunu berbat ettim, belki de, sadece bahaneler yaratıyorsun?
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Kanske är vi som ni.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Måske er vi ligesom jer.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.Misschien zijn we net als jij.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım.Mungkin kami sama sepertimu./ Aku sama sekali tidak mengerti.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım.- Tal vez estamos igual que Uds. - Lo siento, no entendí eso.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım..אולי אנחנו בדיוק כמוכם .סליחה, איבדת אותי -
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım.... ربما نكون مثلكم تماما - ! آسف ، لم أفهم ذلك -
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Talán mert olyanok vagyunk, mint ti.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Μάλλον σας μοιάζουμε.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Може би ние сме точно като теб.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.Може би сме като вас.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir. Ve belki ben de sadece bir hikaye anlatıcısıyım.Poate că poveştile sunt informaţii cu un suflet şi poate sunt doar o povestitoare.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Ale možno to len znamená, že ste viac citliví, na to čo väčšina ľudí nemôže vidieť alebo cítiť.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Det kanske bara betyder att man är känsligare för sånt som de flesta inte ser eller känner.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Ehkä se vain tarkoittaa, että on herkempi sille, mitä useimmat eivät näe tai tunne.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.어쩌면 그것은 단지 당신이 대부분 사람들이 볼 수 없고 느낄 수 없는 것에 대해 좀 더
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Lehet, hogy csak azt jelenti, hogy érzékenyebb azokra a dolgokra, amelyeket mások nem látnak vagy nem éreznek.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Misschien betekent het gewoon dat je gevoeliger bent voor wat de meeste mensen niet kunnen zien of voelen.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Možná to spíš znamená že jste citlivější k tomu co většina lidí nevidí nebo nevnímá.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Mungkin itu berarti Anda lebih sensitif terhadap hal yang yang tidak dilihat orang atau dirasa orang.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Nhưng cũng có thể, đó chỉ là do bạn nhạy cảm hơn với những gì mà người thường không thể thấy hoặc cảm nhận.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Poate înseamnă doar că ești mai sensibil la ceea ce majoritatea oamenilor nu poate vedea sau simți.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Quizá significa que uno es más sensible a lo que la mayoría de la gente puede ver o sentir.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Αλλά ίσως απλά σημαίνει ότι είσαι ευαίσθητος σε αυτό που οι περισσότεροι δεν μπορούν να δουν ή να νιώσουν.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Может это просто значит, что вы более чувствительны к тому, что большинство не видит и не чувствует.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.Но може би означава, че си по-чувствителен към това, което повечето хора не могат да видят или да почувстват.
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.אלא אולי זה רק אומר שאתם יותר רגישים למה שרוב האנשים לא יכולים לראות
Belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor.لكن ربما يعني فقط أنك أكثر حساسية لما قد لا يراه معظم الناس