Ana içeriğe geç
Sözlük

dayanmaya ile cümle

dayanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İlk yardım ekibi gelinceye kadar dayanmaya çalış.Try to hold on until a rescue team arrives.
Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.Try to hold on until a rescue team arrives.
Tasarruflarım o kadar küçük ki onlar çok fazla dayanmayacak.My savings are so small that they won't last much longer.
Dayanmaya çalışın.Try to hang on.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.But I'm not going to dwell on that too much in this presentation.
Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanmayalım?And why should we not repose our trust in God when He has shown us our paths of duty to Him?
Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya zorladı.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
Birçokları, bilgiye dayanmayan kişisel görüşleriyle halkı saptırıyor.Surely many (men) mislead others into following their vain desires through lack of knowledge.
Sadece bilgisayar oyunu için geliştirilmiş ve herhangi bir fiziksel ürüne dayanmayan KKO'ler vardır.There have been CCGs developed solely for computer play and not based on any physical product.
Ancak bir bilim olarak geliştikçe, kendi model ve kavramlarına daha fazla dayanmaya başlamıştır.But as it developed as a science, it started to rely more and more on its own models and concepts.
Paylaşılan özellik, bilimsel yönteme dayanmayan bir şifa iddiasıdır.The shared feature is a claim to heal that is not based on the scientific method.
Kurgusal olmayan roman, kurguya dayanmayan bir roman türüdür.C'est une histoire inédite qui ne reprend pas la trame d'un roman.
Kelime Eski Yunanca kökenlidir ve "bir günden fazla dayanmayan" anlamına gelen "ephemeron" un çoğul şeklidir.La palabra deriva del griego y significa, cosas que no duran más de un día.
Yerleşimi pek eskiye dayanmayanmaz.Поселения не были долговременными.
Kur'an veya sünnete dayanmayan fetvalar vermek.و الحافِظُ: من يحفظ القرآن الكريم، أو من يحفظ عددًا عظيماً من الحديث.
Gözleri küçüktür ve su basıncına karşı dayanmaya uyum sağlamışlardır.De ogen zijn klein, om grote waterdruk te kunnen doorstaan.
Delile dayanmayan vehim ve kuruntulara hukukta i’tibâr edilmez, kıymet verilmez.Lecz ten, kto został do tego zmuszony, a nie będąc buntownikiem ani występnym, nie będzie miał grzechu.
İnönü "Türkiye barışçıdır, ancak adalete dayanmayan barış uzun ömürlü olamaz" dedi.Utan en rättvis lösning på Palestinakonflikten kan fred aldrig uppnås."
Yerleşimi pek eskiye dayanmayanmaz.Поселення не дуже давнє.
1921'de ise Güney Afrika'nın ırk esasına dayanmayan ilk partisi olarak Güney Afrika Komünist Partisi kuruldu.V roce 1910 získala, jako první koloniální stát, jistou podobu nezávislosti Jihoafrická unie.
Yerleşimi pek eskiye dayanmayanmaz.Skrývat se déle bylo neudržitelné.
Kasım sonunda İsrail, Suriye ve Lübnan arasında sağlam temellere dayanmayan bir ateşkes ilan edildi.La sfârșitul lui noiembrie, un armistițiu local a fost mediat între israelieni, sirieni și libanezi.
Kelime Eski Yunanca kökenlidir ve "bir günden fazla dayanmayan" anlamına gelen "ephemeron" un çoğul şeklidir.Cuvântul derivă din ephemeria greacă, adică „durează doar o singură zi, de scurtă durată”.
6 ay içerisinde, 'güvenilir, kapsayıcı ve bir mezhebe dayanmayan' bir hükûmet oluşturulacaktır.A rendelkezésre álló fél óra alatt kell egy strukturált, hiteles, magabiztos érvrendszert összeállítaniuk.
Gözleri küçüktür ve su basıncına karşı dayanmaya uyum sağlamışlardır.牠們的鼻孔緊閉,適合牠們潛水的特性。
Kur'an veya sünnete dayanmayan fetvalar vermek.자(字)는 소간(昭諫)으로 여항(馀杭) 또는 신증(新登) 사람이라고도 한다.
Gözleri küçüktür ve su basıncına karşı dayanmaya uyum sağlamışlardır.העיניים קטנות אף הן ומותאמות לעמוד בלחץ המים.
Kurgusal olmayan roman, kurguya dayanmayan bir roman türüdür.Ja doista nisam pripovjedač na način na koji je to romanopisac.
Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."Ne bi mogao povjerovati jednu jedinu riječ koja izlazi iz njegovih usta."”
Kurgusal olmayan roman, kurguya dayanmayan bir roman türüdür.Roman, ki vas zagotovo ne bo pustil rahločutne.
Gözleri küçüktür ve su basıncına karşı dayanmaya uyum sağlamışlardır.So stabilne takrat, ko so pogrete in imajo nizki vodni pritisk.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Ale nie będę się zbytnio w to zagłębiał w tej prezentacji.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.이 강의에서 너무 많이 논하지는 않겠습니다.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Maar daar ga ik verder niet teveel op in in deze presentatie.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Ma non ho intenzione di soffermarmici troppo in questa presentazione.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Pero no voy a insistir esto demasiado en esta presentación.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.Но в тази презентация няма да задълбавам толкова за това.
Ama bu sunumda buna çok dayanmayaçağım.لكنني لن اركز عليها كثيراً في هذا العرض
Bu kap fazla dayanmayacak.Denne beholder kan ikke klare meget mere.
Bu kap fazla dayanmayacak.Este contentor não resiste muito mais tempo.
Bu kap fazla dayanmayacak.Este recipiente no durará mucho.
Bu kap fazla dayanmayacak.Min behållare håller inte mycket längre.
Bu kap fazla dayanmayacak.Questo contenitore non resisterà ancora a lungo.
Bu kap fazla dayanmayacak.Tämä astia ei kestä enää kauan.
Bu kap fazla dayanmayacak.To naczynie dużo dłużej nie wytrzyma.
Bu kap fazla dayanmayacak.Αυτό το σαρκίο δεν θα αντέξει πολύ ακόμη.
Bu kap fazla dayanmayacak.Этот сосуд долго не просуществует.
Buna alışın, dünya - Saçmalığa dayanmayacağız.Acostumbraos, mundo... no vamos a aguantar mas tonterías
Buna alışın, dünya - Saçmalığa dayanmayacağız. Eğer menfaatlerimiz tehdit edilirse, Bunu yapacağız.Abituati, mondo non tollereremo fesserie, se i nostri interessi sono minacciati, interveniamo.
Buna alışın, dünya - Saçmalığa dayanmayacağız. Eğer menfaatlerimiz tehdit edilirse, Bunu yapacağız.Acostume-se, não toleraremos mais, se nossos interesses são ameaçados.
Buna alışın, dünya - Saçmalığa dayanmayacağız.Navadite se že enkrat, ne bomo prenašali neumnosti.
Buna alışın, dünya - Saçmalığa dayanmayacağız.Terimalah itu, dunia kami tak mentolerir omong kosong
Buna alışın, dünya - Saçmalığa dayanmayacağız.Zvyknite si, že vo svete nebudeme tolerovať tieto nezmysly.
Saçmalığa dayanmayacağız.Nem fogunk badarságokkal foglalkozni.
Saçmalığa dayanmayacağız.Nie będziemy znosić nonsensów,
Saçmalığa dayanmayacağız.Wir werden uns nichts gefallen lassen.
Saçmalığa dayanmayacağız.Δεν πρόκειται να ανεχτούμε αυτές τις ανοησίες.
Saçmalığa dayanmayacağız.Не толерираме простотии.
Saçmalığa dayanmayacağız..לא נסכים לשטויות
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod