dayandı ile cümle
dayandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.ذلك المبني على الإيمان والإلتزام والإحترام لهدية كل طرف المتفردة.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.お互いの能力への賞賛の上に築かれた... 父親になること
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Ak dostanú pravdu, dá sa na nich spoľahnúť, keď budú čeliť akejkoľvek národnej kríze.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Als je ze de waarheid vertelt, kunnen ze elke nationale crisis aan.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Dacă li se dă adevărul, li se poate încredința depășirea oricărei crize naționale.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Gibt man ihnen die Wahrheit, kann man sich darauf verlassen, dass sie jede nationale Krise überwinden.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Ha az igazságot hallják, képesek megbirkózni bármilyen országos válsággal.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Hvis de får sandheden at vide, kan de stoles på til at imødekomme enhver national krise.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Jeśli przedstawi się im prawdę, można na nich polegać, że poradzą sobie z każdym kryzysem krajowym.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Když jim říkáte pravdu, můžete se na ně spolehnout a čelit jakékoliv národní krizi.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.사실만 제공한다면 그들은 어떤 국가 위기도 극복할 수 있다.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Se date loro la verità, si può dipendere da loro per affrontare ogni crisi nazionale.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir."Se lhes for dada a verdade, podemos confiar nelas "para enfrentar qualquer crise nacional.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Si la vérité lui est donnée, on peut lui faire confiance pour surmonter n'importe quelle crise nationale.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Si se les dice la verdad, se podrá contar con ellas para enfrentar cualquier crisis nacional.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Όταν τους δοθεί η αλήθεια, μπορούμε να βασιστούμε για να αντιμετωπίσουμε οποιαδήποτε εθνική κρίση.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Ако им дадем истината, на тях може да се разчита да се справят с всяка национална криза.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.Если сообщать им правду, на них можно рассчитывать в любом национальном кризисе.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.אם נתנה האמת, אפשר לסמוך עליהם לפתור כל בעיה ארצית.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.إذا تمّ اعطاؤهم الحقيقة، يمكن الاعتماد عليهم لمواجهة أي أزمة وطنية.
Gerçekler ortaya konulursa, onlar herhangi bir milli krizi karşılamaya dayandırılabilir.国家の危機に立ち向かえます 肝心なことは- 明白な事実だけを示すことです」
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.E' davvero capace se sa esaltare la capacità degli altri.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.E isso mudou tudo para mim. Foi uma total transformação.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.För sitt inflytande måste han lita till sin förmåga att ge andra människor kraft.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Han får sin kraft gennem sin evne til at gøre andre kraftfulde.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Il depend de sa capacité à rendre les autres puissants.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Jego siła zależy od zdolności dawania siły innym.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Jeho moc závisí na jeho schopnosti urobiť iných mocnými.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Jeho síla závisí na tom, jak dobře dokáže nadchnout lidi kolem sebe.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Kekuasaannya tergantung pada kemampuan untuk membuat orang lain berdaya.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.단원들을 다루는 능력에서 오는 것이었습니다.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Ő az erejétől függ, a képességétől, hogy más embereket erőssé tesz.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Ông ta sử dụng chính sức mạnh của mình để truyền lửa cho người khác.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Puterea lui depinde pe capacitatea sa de a-i face pe ceilalți puternici.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Seine Stärke ist abhängig von der Fähigkeit, andere Menschen stark zu machen.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Su poder depende de su habilidad para hacer poderosos a otros.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Zijn kracht is afhankelijk van zijn vermogen andere mensen krachtig te maken.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Στηρίζει τη δύναμή του, στην ικανότητά του να κάνει άλλους ανθρώπους ισχυρούς.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Від диригента залежить, чи почуватимуться музиканти могутніми.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.Неговата сила зависи от умението му да прави другите хора силни.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.От дирижера зависит, смогут ли музыканты почувствовать себя могущественными.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.עוצמתו תלויה ביכולתו להעניק עוצמה לאחרים.
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.فهو يعتمد على قوة قدرته بجعل الآخرين أقوياء
Gücünü, başkalarını güçlü yapma yeteneğine dayandırıyor.それが私のすべてを変えました 人生が変わってしまった
Homo sapiensler kuzenlerinden daha uzun süre dayandı ve geniş alana yayıldı.호모사피엔스들은 네안데르탈인들보다 더 오래 생존했고 그들의 영역을
Homo sapiensler kuzenlerinden daha uzun süre dayandı ve geniş alana yayıldı."הומו ספיינס" האדם החושב שרד את כל בני הדודים האלו.
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalar¿Cuáles son los procedimientos y los instrumentos utilizados en la evaluación interna?
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalarJaké postupy a mechanismy externí evaluace využívá?
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalar• postopke in mehanizme, na katerih temelji;
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalar• postupy a mechanizmy, o ktoré sa opiera;
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalar procedurile şi mecanismele pe care se bazează;
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalar• procedury i mechanizmy oceny wewntrznej; czstotliwoć oceny wewntrznej.
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalarQual é a periodicidade das avaliações internas?
İç değerlendirmenin dayandığı usuller ve mekanizmalarQuels sont les procédures et les instruments utilisés pour l’évaluation interne?
İşte, Y2K + 10 problemi kapımıza dayandı, bu geliş tarihi belli olan 50 tsunami gibi birşey.50の津波が予約済みといえるでしょう しかし私たちは政府の力や先進的な技術を
İşte, Y2K + 10 problemi kapımıza dayandı, bu geliş tarihi belli olan 50 tsunami gibi birşey.Aşadar a sosit. Problema Y2K + 10 ne bate la uşă.
İşte, Y2K + 10 problemi kapımıza dayandı, bu geliş tarihi belli olan 50 tsunami gibi birşey.Bene, quindi ci siamo. Il problema 2000 + 10 è alle porte. Ed è simile a cinquanta tsunami in agenda.
İşte, Y2K + 10 problemi kapımıza dayandı, bu geliş tarihi belli olan 50 tsunami gibi birşey.Het is er al. Dit Y2K+10 probleem staat voor de deur. Dit zijn 50 op de kalender geplande tsunami's.
İşte, Y2K + 10 problemi kapımıza dayandı, bu geliş tarihi belli olan 50 tsunami gibi birşey.Ok, also ist es hier. Das Y2K-Problem steht vor der Tür.
İşte, Y2K + 10 problemi kapımıza dayandı, bu geliş tarihi belli olan 50 tsunami gibi birşey.자 Y2K + 10 문제는 지금 우리의 문턱까지 와 있습니다. 달력에 50개의 쓰나미가 약정돼 있는 것이나 마찬가지입니다.
İlgili Sayfalar