dayandı ile cümle
dayandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.Parece uma corda que vibra — é daqui que parte a ideia da teoria das cordas.
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.Sembrano delle corde vibranti, da cui il nome della teoria.
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.Úgy néz ki mint egy vibráló húr -- innen származik a húrelmélet elnevezés.
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.Vypadají jako vibrující struna -- odtud dostala teorie strun svůj název.
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.Они похожи на вибрирующие струны -- отсюда и произошло название теории струн.
Bu titreşen bir tele ya da sicime benziyor. Sicim kuramının dayandığı düşünce işte bu.Тя прилича на вибрираща струна - ето откъде идва идеята за струнната теория.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Cardano zauważył, że opiera się ona na ważnej własności.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.E' basato su una proprietà che Cardano notò.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Este bazata pe o proprietate importanta pe care Cardano a obersvat-o
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Il s'est basé sur une puissante propriété que Cardano avait remarqué.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Je založena na vlastnosti, které si Cardano všiml.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Je založená na vlastnosti, ktorú si Cardano všimol.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Nó dựa vào một đặc tính mà Cardano đã chú ý nhận xét
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.Βασίστηκε σε μία ισχυρή ιδιότητα την οποία ο Cardano πρόσεξε.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.השיטה מבוססת על תכונה רבת עוצמה בה הבחין קרדאנו.
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.وهي مستندة على خاصية قوية لاحظها كاردانو
Cardano, buluşunu kuvvet özelliğine dayandırmış.すべての結果の確率は、さいころを何度投げたかに関わらず、
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Ea sa bazat pe această diversitate.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Era basato su questa diversità.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Il était basé sur la diversité.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.Er verfügte über diese Belastbarkeit, die wir in unserer modernen Welt brauchen.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.이 세계는 현대 세계가 필요로 하는 복원력을 가졌죠.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.Nó có sự dẻo dai mà ta cần có trong thế giới hiện đại.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.Tenía esta resistencia que es la que necesitamos en el mundo moderno.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.Ze had de veerkracht die we in onze huidige wereld nodig hebben.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.הייתה לו את העמידות שאנו צריכים בעולמנו המודרני.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.كان لديه تلك المرونة التي نحتاجها في عالمنا الحديث.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı. Modern dünyada ihtiyacımız olan dayanıklılık vardı.しかし 私はこの右側も嫌いな訳ではありません
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Opierało się na różnorodności.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Βασιζόταν σε αυτή την ποικιλία.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Било базирано върху това многообразие.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.Оно базируется на разнообразии.
Çünkü icat edilebilecek her şeyin icat edildiği gibi yanlış varsayımlara dayandığını kabul eder.왜냐하면, 여기서 발명될 수 있는 모든 발명품은 이미 발명되었다는 틀린 전제를 하고 있기 때문이지요.
Çünkü icat edilebilecek her şeyin icat edildiği gibi yanlış varsayımlara dayandığını kabul eder.כי הוא מניח, הוא מבוסס על ההנחה המוטעית שכל מה שאפשר להמציא כבר הומצא.
Çünkü icat edilebilecek her şeyin icat edildiği gibi yanlış varsayımlara dayandığını kabul eder.لأنه يفترض أنه مبني على فرضية خاطئة بأن كل ما يمكن اختراعه قد تم اختراعه.
Çünkü icat edilebilecek her şeyin icat edildiği gibi yanlış varsayımlara dayandığını kabul eder.既に全て出尽くしたという 誤った仮定に基づいている」 「イノベーションという壁のため 途上国が西欧に
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Auf welche Zahlen beruft er sich? Es ist wie dieser Witz:
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:¿Cuáles son las cifras en las que confía? Ese es el chiste: quiero lo que sea que esté bebiendo.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:그럼 그는 어떤 정보를 사용하는 걸까요? 이건 이런 농담과 같죠: 저 사람 마시는 걸로 주세요.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Na jakich liczbach się opiera? To brzmi jak w tym kawale: zamawiam to samo, co pije on.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Na kakšne številke se nanaša on? Kot tista šala: "Dajte mi to, kar pije on."
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Pe ce fel de cifre se bazează acestea? E ca bancul acela: vreau tot ce bea el.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Quais são os números em que ele se baseia? É como aquela piada: "eu quero o mesmo que ele está a beber".
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Quali sono i numeri a cui fa riferimento? È come quella barzelletta: voglio quello che sta bevendo lui.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Vậy ông ấy đang dựa vào con số nào? Nó cũng giống như câu chuyện đùa:
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Vilka är de siffror som han förlitar sig på? Det är som skämtet:
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Z akých údajov vychádza? Je to ako ten vtip: dám si to, čo pije on, nech je to čokoľvek.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Z jakých čísel vychází? Jako v tom vtipu: Dejte mi to, co pije on, ať už je to cokoliv.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:Πάνω σε ποια νούμερα βασίζεται; Είναι σαν το αστείο: θέλω να πιω ό,τι πίνει αυτός.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:На какви цифри разчита той? Като онази шега: Искам като неговото питие.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:На какие цифры они опираются? Это как в шутке: я хочу то, что он пьёт.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:על איזה נתונים נשען המשרד? זה כמו הבדיחה: "אני רוצה את מה שהוא שותה"
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:ما هي الأرقام التي يعتمد عليها؟ أنها مثل تلك نكتة: أريد ما يشربه هو.
Dayandığı rakamlar ne? tıpkı şu şaka gibi:冗談を言っている ようなものです そして私の受け取った返事は 質問に対して質問で返してきたのです
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.Acho que aturamos muita porcaria dos nossos computadores
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.Ce vreau de fapt să spun este că noi am primit multe bătăi de cap din partea computerelor noastre până acum.
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.Chci říct, myslím si, že jsme počítače zaneřádili spoustou blbostí.
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.Ich meine, dass wir uns wirklich eine Menge Mist von unseren Computern bieten lassen.
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.Je veux dire, je crois que nous endurons beaucoup de merdes avec nos ordinateurs.
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.컴퓨터에 쓸데 없는 게 너무 많아 감당하기도 벅찹니다.
İlgili Sayfalar