dayanır ile cümle
dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
) Hedefler AK, 2009’a dayanır.) Doelstellingen gebaseerd op: EC, 2009.
) Hedefler AK, 2009’a dayanır.) Objetivos basados en: CE, 2009.
) Hedefler AK, 2009’a dayanır.) Ţinte bazate pe: CE, 2009.
) Hedefler AK, 2009’a dayanır.) Ziele basierend auf: EG, 2009.
) Hedefler AK, 2009’a dayanır.) Στόχοι βασιζόμενοι σε: ΕΚ, 2009.
) Hedefler AK, 2009’a dayanır.) Цели базирани на EC, 2009.
Henüz nikki jayne anestezi yansıtılan mister becker alanı sırt çantaları dışında dayanır아직 니키 제인 마취 예상 아저씨 베커 분야
Henüz nikki jayne anestezi yansıtılan mister becker alanı sırt çantaları dışında dayanırNikki Jayne predvidoma še anestezijo gospod Becker polje temelji iz nahrbtniki
Henüz nikki jayne anestezi yansıtılan mister becker alanı sırt çantaları dışında dayanırעדיין nikki Jayne מוקרן הרדמה מיסטר בקר תחום מבוסס מתוך התרמילים
Henüz nikki jayne anestezi yansıtılan mister becker alanı sırt çantaları dışında dayanırنيكي جين المتوقع بعد التخدير مستر بيكر مجال على أساس من الظهر
Hizmet tamamen güvene ve gizliliğe dayanır; kendinizi tanıtmanıza da gerek yoktur.Ce service est entièrement confidentiel, et il n’est pas nécessaire de donner votre nom.
Hizmet tamamen güvene ve gizliliğe dayanır; kendinizi tanıtmanıza da gerek yoktur.El servicio es completamente confidencial y no es necesario que diga su nombre.
Hizmet tamamen güvene ve gizliliğe dayanır; kendinizi tanıtmanıza da gerek yoktur.Palvelu on täysin luottamuksellinen, eikä sinun tarvitse kertoa nimeäsi.
Hizmet tamamen güvene ve gizliliğe dayanır; kendinizi tanıtmanıza da gerek yoktur.Tjänsten är helt konfidentiell och du behöver inte uppge ditt namn.
Hizmet tamamen güvene ve gizliliğe dayanır; kendinizi tanıtmanıza da gerek yoktur.Услуги центра предоставляются строго конфиденциально, и вы не обязаны называть своё имя.
Hizmet tamamen güvene ve gizliliğe dayanır; kendinizi tanıtmanıza da gerek yoktur.الخدمة سرية للغاية، ولا تحتاج لأن تُبلغ عن اسمك.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.주로 관직으로 구성되어 있는 행정부는 6900억을 사용하고
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.A administração pública, que, na sua maioria, é um mecenato, recebe 690 mil milhões.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Administracja publiczna pochłania 690 miliardów.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Administrasi publik, yang sebagian besar adalah perlindungan, menghabisi 690 miliar.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Administratia publica, ce este majoritar alcatuita din patronate, ia 690 miliarde.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.A közigazgatás, amely főleg pártfogás, 690 milliárdot vesz el.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Die Verwaltung, meistens Vetternwirtschaft, kostet 690 Milliarden.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Het openbaar bestuur, grotendeels een patronaat, slokt 690 miljard op.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.La administración pública, con su amplio patrocinio, se lleva 690 billones.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.L'amministrazione pubblica, fatta per lo più di favoritismi, consuma 690 miliardi di scellini.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Quản trị công cộng, cái được bảo trợ lớn nhất, được chi 690 tỉ.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Veřejná správa, která funguje spíš jako mecenášství, stojí 690 miliard.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Η δημόσια διοίκηση, η οποία είναι σε μεγάλο βαθμό πελατειακή, παίρνει 690 δισ.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Обществена администрация, твърде голям процент, което е коло 69 милиона
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.המנהל ציבורי, שברובו הוא בעל הסמכויות, לוקח 690 מיליארד.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.الإدارة العامة، التي هي محاباة الأقارب والأصدقاء، وتأخذ 690 مليار.
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.軍事に3800億。
Kayalar, toprak, günel ışığı, bitkiler ve suya dayanır.돌, 흙, 햇빛, 식물, 물에 의존하고 있어요.
Kayalar, toprak, günel ışığı, bitkiler ve suya dayanır.lại phụ thuộc vào đá, đất, ánh sáng mặt trời, cây cối và nước.
Kayalar, toprak, günel ışığı, bitkiler ve suya dayanır.מסתמך על סלעים, אדמה, אור השמש, צמחים, מים.
Kayalar, toprak, günel ışığı, bitkiler ve suya dayanır.يعتمد أساساً على الصخور، والتربة وضوء الشمس والنباتات والماء.
Kayalar, toprak, günel ışığı, bitkiler ve suya dayanır.これらはみんな豊富です。
Kaynak bazlı ekonomi, dünya kaynaklarının kapasitesi ile uyumlu bir kültürün planlanması temeline dayanır.Este bazat pe proiectarea unei culturi care se potrivește cu capacitatea de gestionare a resurselor lumii.
Kaynak bazlı ekonomi, dünya kaynaklarının kapasitesi ile uyumlu bir kültürün planlanması temeline dayanır.Se basa en el diseño de una cultura que se adecúe a la capacidad de carga de los recursos mundiales.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Af disse to Bud afhænger hele Loven og Profeterne."
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Da questi due comandamenti dipendono tutta la Legge e i Profeti»
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››De ces deux commandements dépendent toute la loi et les prophètes.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››De estos dos mandamientos dependen toda la Ley y los Profetas
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Destes dois mandamentos dependem toda a lei e os profetas.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Deze twee geboden zijn de basis van de hele wet en de profeten."
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››E két parancsolattól függ az egész törvény és a próféták.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Hết thảy luật pháp và lời tiên tri đều bởi hai điều răn đó mà ra.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Hết_thảy luật_pháp và lời tiên_tri đều bởi hai điều răn đó mà ra .
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››În aceste două porunci se cuprinde toată Legea şi Proorocii.``
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››In diesen zwei Geboten hängt das ganze Gesetz und die Propheten.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››이 두 계명이 온 율법과 선지자의 강령이니라
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Näissä kahdessa käskyssä riippuu kaikki laki ja profeetat."
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Na těch dvou přikázáních všecken Zákon záleží i Proroci.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Na tych dwóch przykazaniach wszystek zakon i prorocy zawisnęli.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Na týchto dvoch prikázaniach visí celý zákon i proroci.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Ob teh dveh zapovedih visi vsa postava in proroki.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››På dessa två bud hänger hela lagen och profeterna.»
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››På disse to bud hviler hele loven og profetene.
Kutsal Yasanın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.››Seluruh hukum agama yang diberikan oleh Musa dan ajaran para nabi berdasar pada kedua perintah itu.