dayanır ile cümle

dayanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlişkiler Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar dayanır.Zgodovina vasice sega v obdobje začetka Otomanskega imperija.
İngilizce "sheriff" sözcüğünün kökeni Eski İngilizce scir (shire) ve gerefa (idarî amir) sözcüklerine dayanır.County je zamenjala staroangleško besedo istega pomena – shire.
Köyün kuruluşu 320 yıl öncesine dayanır.Dvorana za državljane je bila verjetno zgrajena okrog leta 1320.
Bu ilke süreklilik kavramına dayanır.To odgovarja predstavi o časovni smeri.
Bu karmaşık sayma sistemi 20 rakamlı bir sisteme dayanır.Šis reguliatorinis kompleksas dengia 20S kompleksą.
Güvenliği, ayrık logaritma problemlerinin çözülemezliğine dayanır.Jos saugumas remiasi diskretaus logaritmo problemos sprendimo sudėtingumu.
Film gerçek bir hikâyeye dayanır.Filmas paremtas tikra istorija.
Ender görülen ormanlardan biridir ve varlığı birkaç milyon yıl öncesine dayanır.Tai vienas iš nedaugelio išlikusių, ir jo amžius yra apie kelis milijonus metų.
Teşhis radyoaktif iyotla incelemelere dayanır.Diagnozė remiasi radiologiniu ištyrimu.
Hastalıkların önlenmesi, birincil, ikincil ve üçüncül korunma olarak kategorize edilebilen önlemlere dayanır.Rizikos veiksniai, kurie gali sukelti šią ligą yra skirstomi į pirminius ir antrinius.
Absürdizmin kökenleri 19. yüzyıl Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard'a dayanır.Absurdizmo sąvokos pradininku laikomas XIX a. danų filosofas Sorenas Kirkegoras.
Türk edebiyatında sözlü edebiyatın oluşması dinsel temellere dayanır.Savitą vietą Libano literatūroje užima emigrantų kūryba.
Ayrıca yerel isimin kökeni efsanelere dayanır.Taip norėta susieti vietovės vardą su legendomis.
Bu sözcüğün kökü "oğl" öncesinde "oıl" ve onun öncesinde de "ol" sözcüklerine dayanır.Klipe žodis „sin“ (nuodėmė) pakeistas į „this“ (šis).
Mahallenin kuruluş tarihi 1800 yılara dayanır.Atstovų rūmų istorija siekia 1890 metus.
Marşın kökenleri 19. yüzyılın Orta Avrupa aktivizmine dayanır.Himno ištakos siekia Centrinės Europos tautinio sukilimo laikus XIX amžiuje.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Savęs stebėjimas yra paremtas proto „valymu“.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.Daug darbų nuveikta savanorystės pagrindais.
Kökeni Mezopotamya uygarlıklarına kadar dayanırdı.Olmekai padėjo pagrindus Mezoamerikos civilizacijai.
Mahallenin (köyün) kuruluşu yüzyıllar öncesine dayanır.Garbo kaimelis susikūrė prieš kelis šimtmečius.
Köyün ekonomisi bamyacılığa dayanır.Dabartinė Mianmaro ekonomika yra mišri.
Nehrin adı Denağinaca «kumlu nehir» anlamına gelen Susitnu adına dayanır.Upės vardas siejamas su veiksmažodžiu skrosti „rausti“.
"Fransa" adı, Frankların yurdu anlamına gelen Francia sözcüğüne dayanır.Prancūzijos pavadinimas kilęs iš lotyniško žodžio Francia, kuris pažodžiui reiškia „frankų žemės“.
İktisadı başlıca gıda sanayiine dayanır.Pagrindinė pramonė – maisto apdirbimas.
Teşhis tipik olarak bir kişinin belirti ve semptomlarına dayanır.Kiekvienam ligoniui būdingas individualus simptomų ir išgyvenimų derinys.
Atoll oluşumunun günümüzdeki açıklaması charles Darwin'in kuramına dayanır.Pirmasis atolų susiformavimą paaiškino Čarlzas Darvinas.
Bu eski piskoposluk kenti katedrali ile uzun bir geçmişe dayanır.Yra išlikęs istorinis senamiestis su katedra.
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.Kodustatud kasside säilmeid on maetud koos inimestega juba 9500 aastat tagasi Küprosel.
Bu tür görüşler genelde boyut analizine ve etkili alan teorisine dayanır.Need argumendid põhinevad üldiselt dimensionaalsel analüüsil ja efektiivsel väljateoorial.
Keltik Hristiyanlık'ın karakteristik sembolüdür, ancak kökeni Hristiyanlık öncesine dayanır.Tegemist on keldi kristluse sümboliga, mis võib olla vanem kui ristiusk ise.
Şehrin ekonomisi yiyecek ve tekstil endüstrisine dayanır.Linna majanduselus domineerivad toiduainete- ja tekstiilitööstusettevõtted.
İstatistiksel makine çevirisi yaklaşımının arka planındaki düşünce bilgi teorisine dayanır.Statistilise masintõlke idee pärineb informatsiooniteooriast.
Basitçe fikir, George Berkeley'in yazılarına dayanır.Vanim teooria kuulub George Berkeleyle.
İnanca dayanır.Toivo Tänavsuu.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Sellised algelised kirjeldused on vastuolus soovitusega "Head kommentaarid ... selgitavad kavatsust".
Fakat kurumun tarihi daha da eskilere dayanır.Kuid šokolaadi ajalugu on veelgi pikem.
Yaklaşık 200 yıl önceye dayanır.Seda efekti on teatud umbes 200 aastat.
Ama %1 zayiat ile 100 ay dayanırlar.1%가 이탈하면, 100개월을 머문다는 것이니까
Ama %1 zayiat ile 100 ay dayanırlar.20 miesięcy, natomiast z 1% utratą, pozostaliby oni w twoim zasięgu przez ok. 100 miesięcy.
Ama %1 zayiat ile 100 ay dayanırlar.لكن بمعدل تناقص يبلغ 1%، سيبقون لمدة 100 شهر.
Ama %1 zayiat ile 100 ay dayanırlar.同じ顧客から5倍も多い収益が得られます
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.La vacunación es voluntaria.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Les vaccins sont facultatifs.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Rokottaminen on vapaaehtoista.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Vaccinationerna är frivilliga.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Вакцинация является добровольным делом.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.التطعيم اختياري.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.请务必告诉健康护理师您的孩子在移居芬兰之前已经接种了什么疫苗。
"Benim olan senin, senin olan benimdir" prensibine dayanır --"ce qui m'appartient t'appartient, et ce qui t'appartient m'appartient" --
"Benim olan senin, senin olan benimdir" prensibine dayanır --"네것이 내것이고, 내것이 네것이다." 라는 원리에 따라 작용하고,
"Benim olan senin, senin olan benimdir" prensibine dayanır --"wat mijn is, dijn is, wat dijn is, mijn is."
"Benim olan senin, senin olan benimdir" prensibine dayanır --"מה ששלי שלך, מה ששלך שלי" -
"Benim olan senin, senin olan benimdir" prensibine dayanır --"ماأملكه يخصني، ومايخصني أملكه"...
"Benim olan senin, senin olan benimdir" prensibine dayanır --家族などに見られる考え方です
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.A színészet iránti érdeklődésem, főleg a rossz színészet iránt, messzire nyúlik vissza.
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.Il mio interesse nella recitazione, specialmente la cattiva recitazione, ha una lunga storia.
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.Interesul meu în actorie, mai ales cea de proastă calitate, e vechi.
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.제 연기, 특히 서툰 연기, 에 대한 관심은 오래 갔습니다.
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.Mein Interesse an Schauspielerei, besonders an schlechter Schauspielerei, reicht sehr weit.
Benim rol yapmaya, ozellikle kotu rol yapmaya olan ilgim cok eskiye dayanir.Mi interés en la actuación, en especial la mala actuación, viene de mucho tiempo atrás.

İlgili Sayfalar