Flolan® dayanıksızdır bu yüzden uygulama süresince buzda saklanmalıdır.Prostacyclin is unstable, and therefore has to be kept on ice during administration.
Dayanıksız bir bileşiktir.An Uneasy Alliance.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.To assure this, they are deliberately designed to wear out and break down.
(Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar.They imagine every rebuke to be directed against them.
Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır.She arranges a house for herself, but the flimsiest of houses is the spider's.
Sonra onun zürryetini, dayanıksız bir suyun özünden üretmiştir.Then made his offspring from the extract of base fluid,
(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı?Did We not create you from contemptible water?
Doğrusu insan dayanıksız ve huysuz yaratılmıştır.Surely man is greedy by nature.
Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.And verily the frailest of all houses is the spider's house - if they but knew!
Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.And verily the frailest of all houses is the spider's house - if they but knew!
Burada çoğu dayanıksız 1500 civarında ev bulunuyor.The nearly 1,500 houses there are the most vulnerable.
Bu agregalar şişebilir ve zırhı mekanik olarak dayanıksız hâle getirebilir.These aggregates can swell and make the shield mechanically unsound.
Genel olarak toprağın mil oranı %2.5'un altında ise dayanıklı, üstünde ise dayanıksız olarak ifade edilir.Bien que le poids de l'optique soit de 2,5 tonnes, on peut le faire tourner à la main sans effort.
İlk amfitiyatroların dayanıksız tahta yapılar olduğu bilinmektedir.Les premières peintures ont incontestablement une forte influence flamande.
Dayanıksız bir bileşiktir.Une amitié improbable.
Scout: Oyundaki en hızlı ve dayanıksız sınıftır.El comando es la clase más rápida y sigilosa del juego.
Dayanıksız bir bileşiktir.Una memoria squilibrata.
Ağır deniz şartlarına dayanıksızdırlar.É resistente a climas marítimos.
Çünkü her türlü darbede kolaylıkla parçalanacak kadar dayanıksızlardı.Altamente resistente, as peças não estragaram com facilidade.
Rafineriler çoğu silah türüne karşı dayanıksızdır.De harnassen zijn bestand tegen de meeste wapens.
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Odporny na warunki zewnętrzne.
Dayanıksız bir bileşiktir.Nesnesitelná lehkost bytí.
Dayanıksız bir bileşiktir.Barátságtalan gyengeség.
Meyveler oldukça ufak ve nakliyata dayanıksızdır.A legtöbb frixuelu édes, és nincs megtöltve.
Dayanıksız bir bileşiktir.Mahdoton yhtälö.
Ağır deniz şartlarına dayanıksızdırlar.重度的海洋狂熱者。
Scout: Oyundaki en hızlı ve dayanıksız sınıftır.Scout - הדמות המהירה והפגיעה במשחק.
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Не е устойчив на външни условия.
Füze Tankları çoğu silah türüne karşı dayanıksızdır.Даденият тип снаряди е възможно ефективно да се използват против болшинството цели.
Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.Vo vonkajšom prostredí nie je stabilný.
Dayanıksız bir bileşiktir.Je neorientabilna ploskev.
Sessiz sinema çağında üretilmiş filmlerin çoğu yanıcı ve dayanıksız nitrat bazlı film'lere çekiliyordu.Būtent todėl dauguma plakatų grįždavo į sandėlį Nacionalinėje kino tarnyboje stipriai apiplyšę ir apsitrynę.
Scout: Oyundaki en hızlı ve dayanıksız sınıftır.Scout on ka mängu kiireim klass.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Aby ją zapewnić, celowo projektuje się towar tak, by się zużywał i psuł.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Aby se toho zajistilo, záměrně se navrhují výrobky tak, aby se opotřebovávaly a rozbíjely.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Ca să poată fi vândute în mod continuu, produsele sunt intenţionat proiectate să se uzeze şi să se strice.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.C'est dans ce but qu'ils sont délibérément conçus pour s'user et se briser.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Ezért mindent szándékosan úgy terveznek, hogy elhasználódjon vagy elromoljon.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.För att försäkra oss om detta konstrueras de medvetet så att de ska slitas ut och gå sönder.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Om dit te waarborgen, worden ze ontworpen om te verslijten en kapot te gaan.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Per garantire questo, vengono deliberatamente progettati per deteriorarsi e rompersi.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Tämän varmistamiseksi ne suunnitellaan kuluviksi ja hajoaviksi.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Um dies zu gewährleisten, werden sie bewusst so gestaltet, dass sie sich abnutzen und kaputt gehen.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Zato so načrtno oblikovani tako, da se obrabijo in pokvarijo.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Για να διασφαλιστεί αυτό, τα προιόντα σχεδιάζονται σκόπιμα για να φθείρονται και να χαλάνε.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Това се гарантира, като произвежданите продукти умишлено се проектират така, че да се износват и повреждат.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.Чтобы гарантировать это, продукция преднамеренно разрабатывается так, чтобы изнашиваться и ломаться.
Bunu garantilemek için, ürünler kasten dayanıksız ve bozulacak şekilde tasarlanır.ولضمان ذلك، يتم تصميم المنتجات عمداً لتبلى وتنتهي صلاحيتها.
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Bạn có muốn một nhà lãnh đạo cao cấp và chủ chốt, đầy testosterone, nhưng rất căng thẳng và xì trét?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Bi hoteli močnega, dominantnega vodjo, ki poka od testosterona, hkrati pa občutljiv na stres?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Chcete vplyvného lídra, ktorý je dominantný, má vysoký testosterón, no silne podlieha stresu?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Chcete vysoce výkonného lídra, který je dominantní, má hodně testosteronu, ale který podléhá stresu?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Halutaanko hallitseva johtaja, jolla on korkea testosteronitaso, mutta joka stressaa pahasti?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?그러니까 여러분은 정말 지배적인 힘을 갖고 있는 지도자가 테스토스테론이 높고 정말로 스트레스에 반응하기를 바라시나요?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?¿Queremos que el líder poderoso y dominante, tenga alta testosterona, pero sea susceptible al estrés?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Så vil du have en høj-styrke leder som er dominant, høj på testosteron, men virkeligt reaktiv på stress?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Vill du ha en ledare som är dominant, hög på testosteron, men stresskänslig?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Volete un leader con molta forza, dominante, con testosterone alto, ma molto reattivo allo stress?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Voulez-vous un leader puissant et dominant, haut en testostérone, mais qui réagit fortement au stress ?
Üstün olan güçlü lideri testesteronu yüksek ama strese karşı dayanıksız mı istersiniz?Vrei un lider puternic, dominant, cu nivel testosteron ridicat, dar care reacţionează puternic la stres?