dayanışma ile cümle
dayanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dayanışmanın sıfırsız toplam ilişkilerinin her türü, insanların insaniyetini onaylamaya zorluyor sizi.على أي شكل من أشكال الإعتماد المتبادل، ومجموع العلاقة اللاصفرية يجبرك على التعرف على شخصيات الناس
Dayanışmanın sıfırsız toplam ilişkilerinin her türü, insanların insaniyetini onaylamaya zorluyor sizi.人々の人間性を認めることができます それは良いことだと思います
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-doen ze het niet voor de gemeenschap of om de ideologie te ondersteunen.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-he eivät tee sitä toveruudesta tai kannattaakseen ideologiaa.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.Họ không đóng góp gì cho các quỹ học bổng hay hỗ trợ các tư tưởng.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.Ils ne le font ni pour la camaraderie ni pour soutenir une idéologie
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.파일공유는 유대감이나 자신들의 이념등을 위한것이 아님을 알게 됩니다.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.loro non lo fanno per amicizia o per supportare l'ideologia.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-nedělají to kvůli kamarádství nebo kvůli jejich ideálům.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz. Nedeni olayın çok basit ve bedava olması.-eller stödja piratrörelsen, utan för att det är enkelt och gratis.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz. Nedeni olayın çok basit ve bedava olması.-eller stödja piratrörelsen, utan för att det är enkelt och gratis.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-nie robią tego dla społeczniści ani dla ideologii.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-no lo hacen por camaradería o para defender una ideología.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.- så gør de det ikke for et fællesskab eller for at støtte en ideologi.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-tun die Leute es nicht aus Kameradschaft oder um die Ideologie dahinter zu unterstützen.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.- tun die Leute es nicht aus Verbundenheit oder um die Ideologie dahinter zu unterstützen.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.-Они не делают его для общения или для поддержки идеологии.
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.הם לא עושים זאת בגלל האחווה- .או תמיכה באידאולוגיה
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.ستجد أنهم لا يفعلون ذلك لأجل متتبعيهم و لا لأجل دعم الأفكار
-dayanışma veya ideoloji uğruna yapılmadığını görürsünüz.簡単で無料だからだ
Direnişin en önemli yanı dayanışma.A solidariedade é o aspecto mais importante da resistência.
Direnişin en önemli yanı dayanışma.La solidaridad es el aspecto más importante de la resistencia.
Direnişin en önemli yanı dayanışma.La solidarietà è l'aspetto più importante della resistenza.
Direnişin en önemli yanı dayanışma.La solidarité est l'aspect le plus important de la résistance.
Direnişin en önemli yanı dayanışma.Solidaritatea este cel mai important aspect al rezistenței.
Direnişin en önemli yanı dayanışma."أهم ميزة في المقاومة هي التضامن.
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizceOrganisation des Finlandais de l'étrangerfinnois _ suédois _ anglais
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizceOrganización para la promoción de los derechos de los finlandeses en el extranjerofinés _ sueco _ inglés
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizceUlkosuomalaisten etujärjestösuomi _ ruotsi _ englanti
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizceUtlandsfinländarnas intresseorganisationfinska _ svenska _ engelska
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizceАссоциация помощи финнам за границейфинский _ шведский _ английский
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizceجمعية مصالح الفنلنديين المقيمين في الخارجالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Dış ülkelerdeki finlilerin dayanışma derneği Fince _ İsveççe _ İngilizce芬兰外籍人士权益促进协会芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Au dat dovadă de un mare spirit de solidaritate din Extremul Orient până în vest, până în sud.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Han mostrado un gran sentido de solidaridad desde el Extremo Oriente, hasta el oeste, hasta el sur.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Hanno dimostrato un grande senso di solidarietà da est, a ovest, a sud.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Het hele land kende een groot gevoel van solidariteit. Het hele land kende een groot gevoel van solidariteit.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Họ đã cho thấy một tình đoàn kết keo sơn trải từ đông sang tây và kéo dài đến tận miền nam.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.그들은 훌륭한 연대적 감각을 먼나먼 동부부터 서부, 그리고 남부까지 보여주었어요
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Mostraram um grande sentido de solidariedade desde o longínquo Este até ao Oeste e ao Sul.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Nagyon magas szolidaritást mutattak kelettől, nyugaton át egészen délig.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Pokazali wielką solidarność od wschodu po zachód i południe.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Prokázali obrovskou solidárnost od dálného východu, přes dálný západ až po jih.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Ukázali obrovský zmysel pre solidárnosť, od ďalekého východu, cez ďaleký západ, až na juh.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Έδειξαν αισθήματα αλληλεγγύης σε ολόκληρη την επικράτεια της χώρας.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Они показали огромное чувство солидарности от самого востока до самого запада страны.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Те показаха невероятна солидарност от далечния изток до далечния запад, до юг.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.הם הפגינו אחווה גדולה שהורגשה בכל פינה במדינה.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.أظهروا قدراً عظيماً من القدرة على التماسك من أقصى الشرق إلى أقصى الغرب إلى الجنوب.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.国の東西の端々 そして南部に至るまで 6ヶ月にわたる凄惨な戦争の結果
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizceKehitysvammaisten edunvalvontajärjestösuomi _ englanti
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizceOrganisation chargée des intérêts des personnes handicapéesfinnois _ anglais
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizceOrganización para la promoción de los discapacitados mentalesfinés _ inglés
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizceUtvecklingsstördas intressebevakningsorganisationfinska _ engelska
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizceОрганизация, представляющая интересы лиц с задержкой развитияфинский _ английский
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizceالمنظمة التي ترعى مصالح ذوي الإعاقة العقليةالفنلندية _ الإنجليزية
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İngilizce智障人士权益促进协会芬兰语 _ 英语
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İsveççe _ İngilizceKehitysvammaisten edunvalvontajärjestösuomi _ ruotsi _ englanti
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İsveççe _ İngilizceOrganisation chargée des intérêts des personnes handicapéesfinnois _ suédois _ anglais
Gelişme engellileri dayanışma örgütüFince _ İsveççe _ İngilizceOrganización para la promoción de los discapacitados mentalesfinés _ sueco _ inglés