dayanışma ile cümle
dayanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"ne güzel bir dayanışma grubu" diyoruz.تلك مجموعة دعم عظيمة.
"ne güzel bir dayanışma grubu" diyoruz.しかし自ら拒食症になろうとする
Sonuç ortada: Zor zamanlarda dayanışma sergileyen takımların kazanma ihtimali çok daha yüksek.Por el contrario, un jugador con un historial de reportes gana como media un 35% menos.
Sonuç ortada: Zor zamanlarda dayanışma sergileyen takımların kazanma ihtimali çok daha yüksek.Quá rõ ràng rằng đội nào có thành viên cố gắng giúp đỡ lẫn nhau thường có khả năng chiến thắng cao hơn hẳn
Sonuç ortada: Zor zamanlarda dayanışma sergileyen takımların kazanma ihtimali çok daha yüksek.Quindi sembra chiaro che aiutando i propri compagni di squadra si vincono più partite.
Sonuç ortada: Zor zamanlarda dayanışma sergileyen takımların kazanma ihtimali çok daha yüksek.Очевидно, что игроки, помогающие друг другу в тяжелые моменты, чаще добиваются победы.
Sosyal bütünlük (kaynaşma, dayanışma).Donc la cohésion sociale
Sosyal bütünlük (kaynaşma, dayanışma).Tak więc, spójność społeczna.
Sosyal bütünlük (kaynaşma, dayanışma).Takže sociální soudržnost
Sosyal bütünlük (kaynaşma, dayanışma).Άρα, κοινωνική συνοχή.
Sosyalistler, sosyalizmde, bunların yerine "bir sosyal dayanışma olduğunu" söyleyeceklerdir.Ils diront : regardez bien, il ya une cohésion sociale à cet égard.
Sosyalistler, sosyalizmde, bunların yerine "bir sosyal dayanışma olduğunu" söyleyeceklerdir."Przyjrzyjcie się, mamy tu do czynienia ze spójnością społeczną."
Sosyalistler, sosyalizmde, bunların yerine "bir sosyal dayanışma olduğunu" söyleyeceklerdir.Říká se: podívej, existuje sociální soudržnost v této oblasti.
Sosyalistler, sosyalizmde, bunların yerine "bir sosyal dayanışma olduğunu" söyleyeceklerdir.Вони скажуть: погляньте, в цьому є соціальний зв'язок. Дозвольте я це запишу.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.A kereskedelem kölcsönös függőséget és kölcsönös nyereséget jelent a résztvevő feleknek.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Avec le commerce, il y a interdépendance mutuelle et enrichissement mutuel entre les parties.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Com o comércio, existe uma interdependência mútua e ganhos mútuos entres partes.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Con el comercio se crea una interdependencia recíproca y un beneficio mutuo entre las partes.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Con il commercio si crea una reciproca interdipendenza e ci guadagnano tutti.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Door handel ontstaat wederzijdse afhankelijkheid en wederzijdse winst tussen partijen.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Handel oznacza współzależność i wspólny zysk obu grup.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Igennem handlen opstår der afhængighed af hinanden og fordele for begge sider.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Kde je obchod, tam je vzájemná závislost a vzájemný zisk mezi stranami.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.교류를 통해, 성숙한 상호의존을 통해 양자간의 상호이익이 발생하는 것이죠.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Mit Handel herrscht gegenseitige Abhängigkeit und beidseitiges Gewinnen zwischen Gruppen.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Thông qua giao thương, các bên hình thành sự phụ thuộc lẫn nhau và đôi bên cùng có lợi.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Μέσω του εμπορίου υπάρχει αμοιβαία αλληλεξάρτηση και αμοιβαίο όφελος μεταξύ των μελών.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.З торгівлею з"являється взаємозалежність і взаємна вигода між учасниками.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.С търговията, има взаимна зависимост и взаимна печалба между страните.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Торговые отношения создают взаимозависимость и взаимную выгоду между сторонами.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.עם מסחר, נוצרים תלות הדדית ורווח הדדי בין הצדדים.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.فأينما توجد التجارة يوجد الترابط و المصالح المشتركة
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.相互依存と 相互利益を もたらします さらに 相互利益が存在すると
Tohumlara Özgürlük Hareketi olarak herbirimiz dayanışma içinde ayaklanıyoruz.مع حركة حرية البذور التي تقودها مؤسسة نافدانيا
Tohumlara Özgürlük Hareketi olarak herbirimiz dayanışma içinde ayaklanıyoruz.私達の作物の種、多様性、食べ物に対する自由の破壊を原因に、
"...Tüm bunlardan sonra dayanışmanın artmasını umuyorum.""...con la esperanza de que un poco de humanidad salga de todo esto"
Tüm bunlardan sonra dayanışmanın artmasını umuyorumSpero che ci sia un po' di umanità quando tutto questo sarà passato.
"...Tüm bunlardan sonra dayanışmanın artmasını umuyorum."«…надеюсь на проявление человечности после всего произошедшего»
Tüm bunlardan sonra dayanışmanın artmasını umuyorumПереводчик: Наталья Гавришова
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.De solidariteit van miljoenen Jemenieten over het land die maar één ding eisen.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Die Solidarität von Millionen Jemeniten im ganzen Land die dasselbe fordern.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Jemeniek millióinak országon átívelő szolidaritása egyet követel.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Kesetiakawanan dari jutaan rakyat di seluruh Yaman hanya meminta satu hal.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.La solidaridad de millones de yemeníes en todo el país que piden una sola cosa.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.La solidarietà di milioni di yemeniti in tutto il paese chiede un'unica cosa.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.La solidarité de millions de Yéménites dans tout le pays demandant juste une chose.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Solidarita milionů Jemeňanů v celé zemi dožadujících se jedné věci.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Solidaritatea a milioane de Yemeniți în întreaga țară cerând doar un singur lucru.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Solidariteten hos miljoner jemeniter runtom i landet som bara kräver en enda sak.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Solidarność milionów Jemeńczyków w całym kraju domagających się jednego.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Solidarnost milijonov Jemenčanov po vsej državi, ki zahtevajo samo eno.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Sự đoàn kết của hàng triệu người Yemen ở khắp đất nước chỉ đòi hỏi có một thứ.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Την αλληλεγγύη εκατομμυρίων Υεμένιων σε ολόκληρη τη χώρα που ζητούν μόνο ένα πράγμα.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Жителі, мільйони Єменців з усіх куточків країни одноголосно вимагають єдиного.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Миллионы йеменцев по всей стране единогласно требуют одного.
Ülke genelinde sadece tek bir şeyi isteyen milyonlarca Yemen halkının dayanışması.Солидарността на милиони хора от Йемен в цялата страна просто изисква едно нещо.
Üye Devletler, karşılıklısiyasi dayanışmalarınıartırmak ve geliştirmek için birlikte çalışırlar.Členské štáty pracujú spoločne na posilňovaní arozvíjaní ich vzájomnej politickej solidarity.
Üye Devletler, karşılıklısiyasi dayanışmalarınıartırmak ve geliştirmek için birlikte çalışırlar.Jäsenvaltiot toimivat yhdessä lujittaakseen ja kehittääkseen keskinäistä poliittista yhteisvastuullisuuttaan.
Üye Devletler, karşılıklısiyasi dayanışmalarınıartırmak ve geliştirmek için birlikte çalışırlar.Medlemsstaterna skall arbeta tillsammans för att förstärka och utveckla sin ömsesidigapolitiska solidaritet.
Üye Devletler, karşılıklısiyasi dayanışmalarınıartırmak ve geliştirmek için birlikte çalışırlar.Os Estados-Membros actuam de forma concertada a fim de reforçar e desenvolver a solidariedade política mútua.