dayalı ile cümle
dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.I poeti, come altri artisti, giocano con questi ragionamenti intuitivi.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Ja runoilijat, kuten muut taiteilijat, leikittelevät tällä intuitiivisella ymmärryksellä.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.그리고, 다른 예술가들과 같이, 시인들은 이러한 직관적 이해를 갖고 시를 쓸 것입니다.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Les poètes, comme les autres artistes, jouent avec leurs compréhensions intuitives.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Poeci, jak również inni artyści igrają z tym intuicyjnym postrzeganiem
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Poëten, zoals andere artiesten, spelen met deze intuïtieve begrippen.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Și poeții, ca și alți artiști, se joacă cu acele înțelegeri bazate pe intuiție.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Und Dichter spielen, wie andere Künstler auch, mit diesem intuitiven Verständnis.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Và các nhà thơ, cũng như người nghệ sĩ khác, sử dụng những sự am hiểu trực giác đó.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Y los poetas, como otros artistas, juegan con estos entendimientos intuitivos.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Και οι ποιητές, όπως άλλοι καλλιτέχνες, παίζουν με αυτές τις διαισθητικές κατανοήσεις.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.И поетите, както и другите хора на изкуството, си играят с тези интуитивни разбирания.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Поети, як і інші творці, маніпулюють цими інтуїтивними поняттями.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.Поэты, как и другие творцы, манипулируют этими интуитивными понятиями.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.ומשוררים, כמו אמנים אחרים, משחקים עם התובנות האינטואיטיביות הללו.
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.والشعراء مثل الفنانين يتلاعبون بالادارك الحسي
Ve şairler, diğer sanatçılar gibi, bu sezgiye dayalı anlayışlarla oynarlar.このような直感的な理解を使ったりします 「hare(野ウサギ)」のケースでは
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Apoi, în cele din urmă, prioritizarea îmbunătăţirilor în funcţie de piaţă şi de echipa ta.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Dan kemudian yang terakhir, memprioritaskan semua perbaikan itu berdasarkan pasar dan personel tim Anda.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Enfin, hiérarchisez ces améliorations en fonction du marché et de votre personnel.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Infine, dare la priorità a quei miglioramenti basati sul mercato e sul personale del team.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.La ventaja de tener un ciclo de SEO ágil está clara. En 2009, lanzamos los fragmentos enriquecidos.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Och sedan sist, prioritera de förbättringar utifrån marknaden och ditt team personal.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Og til sidst, priotér disse forbedringer, baseret på markedet, og dit teams personale.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Por fim, dar prioridade aqueles progressos baseados no mercado e no pessoal da sua equipa.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Viimeiseksi, arvota nuo kehityskohteet perustuen - markkinaan ja henkilökuntaasi.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Wreszcie musimy ustalić kolejność tych ulepszeń, zależnie od warunków na rynku i zdolności zespołu.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Наконец, определите порядок их реализации исходя из рыночной ситуации и возможностей вашего персонала.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.Нарешті, визначте порядок їх реалізації виходячи з ринкової ситуації та можливостей вашого персоналу.
Ve son olarak da, pazarlama ve de takımda bulunan personellere dayalı bu gelişimlere öncelik vermektir.وأخيرًا، يتم ترتيب أولوية هذه التحسينات استنادًا إلى السوق وموظفي فريقك.
Ya da satış başarılarına dayalı -hisse senedi almak gibi-... ...taahhütler sunmayı deneyin.Albo spróbujcie zaoferować gwarancje, tzn. opcje na zakup akcji w oparciu o sukces sprzedażowy.
Ya da satış başarılarına dayalı -hisse senedi almak gibi-... ...taahhütler sunmayı deneyin.아니면 보증을 제안하는 거죠, 판매가 성공할 경우 주식을 산다는 옵션을요
Ya da satış başarılarına dayalı -hisse senedi almak gibi-... ...taahhütler sunmayı deneyin.Або спробуйте запропонувати гарантії, що є важливим при купівлі акцій, основою чого є успішні продажі.
Ya da satış başarılarına dayalı -hisse senedi almak gibi-... ...taahhütler sunmayı deneyin.أو يمكنك تقديم "warrants" وهي خيارات شراء الأسهم القائمة على نجاح المبيعات.
Ya da satış başarılarına dayalı -hisse senedi almak gibi-... ...taahhütler sunmayı deneyin.株式購入の権利を得るのです 初めの1年は大企業の冠を持つことは いい気分かもしれませんが
Yani bunun adı "Tembererana". Carnicalito adlı bir Arjantin ritmine dayalı.Esto se llama "Tembererana." está basada en un ritmo de Argentina
Yani kararlaştırılmış işlem sırasına dayalı olarak tam da bu doğru yanıttır. -합의된 연산 순서를 따라 계산한 22가 정답이에요 다른 문제를 풀어봅시다
Yani kararlaştırılmış işlem sırasına dayalı olarak tam da bu doğru yanıttır. -Отже, базуючись на почерговості операцій, маємо правильну відповідь - правильний спосіб розв'язати цей вираз.
Yani kararlaştırılmış işlem sırasına dayalı olarak tam da bu doğru yanıttır. -Според съгласувания ред на действие, това е правилният отговор, правилният начин да се реши израза.
Yani kararlaştırılmış işlem sırasına dayalı olarak tam da bu doğru yanıttır. -אז בהתבסס על סדר הפעולות המוסכם, הנה התשובה הנכונה - הדרך הנכונה לפרש הצהרה מתמטית זו.
Yani kararlaştırılmış işlem sırasına dayalı olarak tam da bu doğru yanıttır. -اذاً استناداً الى ترتيب العمليات المتفق علية هذة هي الإجابة الصحيحه والطريقة الصحيحة لحل هذة المعادلة
Yani kararlaştırılmış işlem sırasına dayalı olarak tam da bu doğru yanıttır. -こちらにあるのが正しい答えです. この表現を解釈する正しい方法です. もう1つ例をやってみましょう.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Ahora bien, la ley no se basa en la fe; al contrario, el que hace estas cosas vivirá por ellas
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Ale zakon nie jestci z wiary; lecz "człowiek, który by je czynił, żyć będzie przez nie".
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››A postava ne sloni na veri, temuč: „kdor zapovedi izpolnjuje, bo živel po njih“.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››A törvény pedig nincs hitbõl, hanem a mely ember cselekeszi azokat, élni fog azok által.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››A zákon nie je z viery, ale vraj: Človek, ktorý to všetko učinil, bude tým žiť.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Das Gesetz aber ist nicht des Glaubens; sondern "der Mensch, der es tut, wird dadurch leben."
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Însă Legea nu se întemeiază pe credinţă; ci ea zice: ,,Cine va face aceste lucruri, va trăi prin ele``.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››율법은 믿음에서 난 것이 아니라 이를 행하는 자는 그 가운데서 살리라 하였느니라
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Men i lagen beror det icke på tro; tvärtom heter det: »Den som gör efter dessa stadgar skall leva genom dem.»
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Men Loven beror ikke på Tro; men: "Den, som gør disse Ting, skal leve ved dem."
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››men loven har ikke noget med troen å gjøre, men: Den som gjør det, skal leve derved.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Mutta laki ei perustaudu uskoon, vaan: "Joka ne täyttää, on niistä elävä".
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››ora, a lei não é da fé, mas: O que fizer estas coisas, por elas viverá.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Ora la legge non si basa sulla fede; al contrario dice che chi praticherà queste cose, vivrà per esse
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Or, la loi ne procède pas de la foi; mais elle dit: Celui qui mettra ces choses en pratique vivra par elles.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››Zákon pak není z víry, ale ten člověk, kterýž by plnil ta přikázání, živ bude v nich.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››ο δε νομος δεν ειναι εκ πιστεως αλλ' ο ανθρωπος ο πραττων αυτα θελει ζησει δι' αυτων.
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››А закон не по вере; но кто исполняет его, тот жив будет им.
İlgili Sayfalar