dayalı ile cümle

dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tarımın dışında üretime dayalı herhangi bir faaliyet bulunmamaktadır.V obci okrem súkromného hospodárstva nefunguje žiadna iná výroba.
Kısmen gerçeğe dayalı, kısmen kurgusaldır.Čo je však len sčasti pravda.
Tanınmış kişilerin fotoğraflarına dayalı çalışmaları da bulunmaktadır.Akcie sa zúčastnia i verejne známe osobnosti.
Edimsöz Eylem: Kabul edilmesi gereken, anlaşmaya dayalı bir eylemin yerine getirilmesi.Pravdivosť – udalosť musí byť overená.
Algıya dayalı biliş, gerçek nesnelerin, olayların ve süreçlerin zihinsel temsilidir.Vedecké poznanie je populácia problémov, koncepcií a faktov.
Tek partili yönetim sistemine dayalı bir cumhuriyettir.Republika má systém jednej strany.
Ödemiş'in ekonomisi tarıma dayalı olup ilçe yüzölçümünün %36 sı tarım arazisidir.Finančný a realitný sektor je najväčší, prispieva 31% k ekonomike mesta.
Bu ana kadar savaşın gidişatı, Almanların hücuma dayalı başarısı şeklindeydi.Napriek počiatočným úspechom táto ofenzíva sa skončila pre Nemecko fiaskom.
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.Julija 1992 je bilo takšno gibanje vzpostavljeno zaradi protesta proti uvedbi točkovnega dovoljenja.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Diagnoza pri zdravih mladih ženskah lahko temelji zgolj na bolezenskih znakih.
Ancak, tüm inhbitörler substrat yapısına dayalı değildir.Niso vsi dihalni aparati nadtlačnega tipa.
Köylülerin çoğunda doğaya ve kami denilen atalarının ruhlarının ibadetine dayalı bir din anlayışına sahipti.Večina vaščanov je sledila veri, ki je častila naravne in predniške duhove, imenovane kami.
Mahallenin ekonomisi genel olarak tarıma dayalıdır.Na splošno imajo Nami komunalno lastništvo zemljišč.
İnsanların hayal gücüne ve tasarım yeteneğine dayalıdırlar.Človekov potencial in njegove priložnosti.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Na sporedu je bilo 10 končnih odločitev.
Geçimi daha çok hayvancılığa dayalıdır.Rastlina postane preveč živalska.
Ekonomisi turizme dayalı olarak gelişti.S turizmom je prebivalstvo skokovito naraslo.
Bu sonuçların rastlantıya dayalı olasılık hesaplarına göre gerçekleşme olasılığı ancak 22 milyarda birdi.Samo z osnovno nastavitvijo teh je na razpolago 200 milijard možnosti.
Akla ve mantığa dayalıdır.Med razumom in razodetjem.
Köyün ekonomisi 2000'li yıllarda da tarım ve hayvancılığa dayalıdır.To človeško naselje tisočletnega izvora je stoletja namenjeno kmetijstvu in živinoreji.
Tüm personelin katılıma dayalı bir yönetim modelidir.Predstavlja pomemben del celotnega upravljanja s človeškimi viri.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Danijos pilietybės teisė daugiausiai remiasi ius sanguinis principu.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. bunu yanı sıra lokantacılık da büyük gelir kaynağıdır.Prie to taip pat prisideda žemdirbystės ir gyvulininkystės pramonė, o tai savo ruožtu skatina buveinių nykimą.
Köyün ekonomisi tarım Çay tarımı`na dayalıdır.Žemės ūkio regiono prekybinis centras, ruošiama matės arbata.
Ancak tarıma dayalı olarak pek çok fabrika bulunmaktadır.Laisvojoje ekonominėje zonoje įsikūrę daug gamyklų.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. köye yakın bir tekstil fabrikası kurulmustur.Išvystytas žemės ūkio sektorius, yra tekstilės fabrikas, apylinkėse auginamos datulės.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Özellikle zeytin,kiraz yetiştirlir.Pagrindinis verslas yra žemdirbystė, ypač datulių ir alyvuogių auginimas.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olup 2005 yılında koparatifleşmeye geçilmiştir.Buvo prijungtas prie Žvėryno kaimo, tačiau 2015 metais atkurtas.
Şehirde tekstil ve yiyeceğe dayalı küçük sanayi tesisleri bulunmaktadır.Mieste menkai išvystyta pramonė, išskyrus maisto ir gėrimų.
1832’de Amerikan Walter R.Johnson dönen bir diske dayalı benzer bir alet geliştirdi.Aastal 1832 töötas ameeriklane Walter R. Johnson välja sarnase seadeldise, mis põhines keerleval kettal.
Ancak, tüm inhbitörler substrat yapısına dayalı değildir.Kõik inhibiitorid aga ei põhine substraadi struktuuridel.
Numuneye dayalı akustik bir parmak izi oluşturur ve bir maç için merkezi bir veritabanıyla karşılaştırır.See loob valimis põhineva akustilise sõrmejälje ja võrdleb seda mängu keskandmebaasi vastu.
Tanrıları ve tanrıçaları arasında da cinsiyete dayalı bir ayrım yoktur.Jumalate, haldjate ja hingede vahel pole selget piiri.
Prato ekonomisi 1400 yılından beri tekstil sektörüne dayalıdır.Läbi ajaloo on Prato majandus tuginenud tekstiilitööstusele.
Belirlenmiş ücret alan görevlilere dayalı yeni bir yönetim sistemi oluşturdu.Ta võttis tööle kindla palgaga ametnikud.
Partinin temel hedefi Rus ulusal gücüne dayalı yeni bir sosyalist model uygulamaktı.Vasakrinde peamine eesmärk on sotsialistlikku ühiskonna ehitamine Venemaal.
İkametgaha dayalı son nüfus sayımında nüfus 1009 olarak belirlenmiştir.Elanike arv oli 2000. aasta rahvaloenduse andmeil 309.
Yaklaşık 5.700 nüfusa sahip ilçenin ekonomisi tarıma dayalıdır.Umbes kolmandik linna 5700 elanikust on leedukad.
İlk senelerinde özellikle nakliyat endüstrisine dayalı sigorta branşlarında faaliyet gösterdi.Esimese maailmasõja ajal osales ta merekindluse ehitusel Muhu väina kindlustusel.
Temeli, elektrik akımlarının manyetik özelliklerine dayalıdır.Nendes põhjustavad magnetilised omadused ferroelektrilisust.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.Pole ime, et vanemad kingivad lapsele asju, millega ta tõenäoliselt mängib.
Beck, depresif hastaların rüya içeriklerinin analizine dayalı bir seri çalışma yapmıştır.Beck viis läbi eksperimente, et uurida depressiooni psühhoanalüütilist ideed.
Köyün ekonomisi tarım ve |hayvancılığa]] dayalıdır.Ta on üksnes maismaa-elanik.
Toprağa dayalı bir geçim türüdür.See on Maa jaoks väga järsk muutus.
Fotoelektrik olayına dayalı olarak birçok gece görüş cihazlar icat edilmiştir.Rühmitise näituste töödes kasutati palju fotomaterjali.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.Boyer-Watsoni algoritm pakub aga teistsugust lähenemist lisamismeetodile.
Akılcılık, rasyonel olmanın niteliği ya da halidir - yani, akla dayalı ya da akla uygunluk.Kujukesed on realistlikud või idealiseeritud/lihtsustatud, sõltuvalt looja oskustest või kavatsustest.
2011 yılında yapılan adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre nüfusu 1444'dür.Elanike arv 2011. aasta rahvaloenduse andmeil oli 44.
Ama bu işe yarayacaktır. Hesaba dayalı yardımlardan daha etkindir.To dużo skuteczniejsze niż wyliczenia.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Aber das muss nicht unbedingt ein formales Lernen sein; es ist nicht wissensbasiert.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil. Bu daha cok merakla ilgili.Maar het hoeft geen formele kennis te zijn, het is meer nieuwsgierigheid.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil. Bu daha cok merakla ilgili.Não tem que ser uma aprendizagem formal, não se trata de conhecimento.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.De ennek nem kell formális tanulásnak lennie; nem tudásalapú.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.하지만 이것은 지식에 기초한 정식 학습은 아닙니다.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Mais il n'est pas nécessaire que ce soit un apprentissage formel: il ne s'agit pas de connaissances.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Ma non deve essere un apprendimento formale; non è basato sulla conoscenza-
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Men det behøver ikke være formel læring; det er ikke vidensbaseret.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Men det måste inte vara formell lärdom; det är inte kunskapsbaserat.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Namun itu tidak harus belajar formal, bukan berdasarkan pengetahuan.
Ama bunun formal ogrenim olmasi gerekmiyor; bilgiye dayali degil.Nemusí jít o formální vzdělávání, založené na vědomostech.
İlgili Sayfalar