dayalı ile cümle
dayalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Renk ritimlerine dayalı bir soyuta yöneldi.Loimiin solmitaan vaakasuuntainen värikäs nukkarivi.
Batak, taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Nyrkkeilytyyli on tärkeä osa taktiikkaa.
Marc Brown tarafından yazılmış bir kitap serisine dayalıdır.Sarja perustuu Marc Brownin palkittuihin kirjoihin.
2012- 200 Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.96-99 Peltoviljelyn ja karjatalouden kehityksestä ks.
Partinin temel hedefi Rus ulusal gücüne dayalı yeni bir sosyalist model uygulamaktı.Puolueen ilmoittama tavoite on perustaa uusi modernisoitu versio sosialismista Venäjällä.
Akla ve mantığa dayalıdır.Tunne vai järki.
Hayvancılık genelde küçükbaş hayvancılığa dayalıdır.Rotu tarvitsee yleensä hyvin vähän eläinlääkärihoitoa.
Phong modeli, ışığın ve yansımanın fiziksel özelliklerine dayalı olmayıp ampirik bir modeldir.Phongin heijastusmalli ei perustu niinkään valon fysikaalisiin ominaisuuksiin, vaan on kokemuspohjainen.
Güreş develeri tıpkı atlarda olduğu gibi soya dayalı olarak seçilir.Kameleja on käytetty hevosten tavoin ratsuväessä erityisesti aavikoilla.
Basit bir temele dayalı çok sağlam bir şekilde kurulmuş "teorilere" genelde bilimsel "kanun" denir.Usein peleissä on maagisia aineksia "kovien" tieteellisten ainesten lisäksi.
2007 yılında Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne göre köyün nüfusu 346'dır.Suomessa Olle-nimisiä on Väestörekisterikeskuksen tietojen mukaan ollut vuoden 2009 loppuun mennessä 469.
Alternatif oy, adaylardan birinin seçileceği seçim bölgelerinde tercihli oya dayalı bir seçim sistemi.Avant on yksi EU:n määräämän Selainvalinnan esittämistä vaihtoehtoista.
Köyün ekonomisi ormancılığa ve demir çelik sektörüne dayalıdır.Kaupungin talous rakentuu rauta- ja terästehtaan ympärille.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.Teollisuuden osuus taloudesta on edelleen vähentymässä.
Mahallenin ekonomisi çoğunlukla mevsimlik inşaata ve tarıma dayalıdır.Kylän rakennuskanta on pääasiassa omakoti- sekä maataloja.
Savaş sonrası, Başkanlık sistemine dayalı rejime geçildi.Kulissien takana käytiin valtataistelua seuraavasta presidentistä.
Talebe dayalı olarak 10 adet etkinlik düzenlendi.Kaikkiaan runokokoelmia ilmestyi kymmenen.
Akla dayalıdır.Se on sokea!
Kısmen gerçeğe dayalı, kısmen kurgusaldır.Teos on osittain totta ja osittain fiktiota.
Notların bır kısmı; tutsak edilmiş Portekiz ve İspanyol denizcilerin ifadelerine dayalıdır.Συμπληρώθηκε, επίσης, από αφηγήσεις συλληφθέντων ισπανών και πορτογάλων ναυτικών.
Kökeninde askeri hizmete dayalı bir sınıf ayrımı daha önemli hale geldi.Ένας ταξικός διαχωρισμός βασισμένος στη στρατιωτική θητεία απέκτησε με τον καιρό μεγαλύτερη σημασία.
2011 yılında, Aon gelirlerine dayalı Dünyanın en büyük sigorta brokeri olarak zirvede yer aldı.Το 2011, η Aon κατετάγη ως η μεγαλύτερη ασφαλιστική εταιρεία στον κόσμο με βάση τα έσοδα.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Ο ουγγρικός νόμος για την υπηκοότητα βασίζεται στις αρχές του δικαιώματος του αίματος.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ekonomi küçük arazilere ve ücretli iş gücüne dayalıydı.Τα πρώτα χρόνια της Δημοκρατίας επικρατούσα τάση ήταν η μικρή ιδιοκτησία και η αμοιβόμενη εργασία.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Η διάγνωση σε νεαρές υγιείς γυναίκες μπορεί να βασιστεί εξολοκλήρου στη συμπτωματολογία.
GPE GTK+'ya dayalıdır.«Κουραμαδίτικα» από gtp.gr.
2009 / 18 Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Η Οδηγία έχει επικαιροποιηθεί από την Οδηγία 2009/147/ΕΚ περί της διατηρήσεως των αγρίων πτηνών.
Mutlak monarşiye dayalı bir yönetim uygulanır.Επέβαλε μία μορφή απόλυτης μοναρχίας.
Basit bir temele dayalı çok sağlam bir şekilde kurulmuş "teorilere" genelde bilimsel "kanun" denir.Μεγαλύτερος ή πιο εξελιγμένος εξοπλισμός λέγεται γενικά επιστημονικός εξοπλισμός.
9 ay kış 3 ay yaz görülür Mahallenin ekonomisi |hayvancılığa]] dayalıdır.Περνάει περίπου εννέα μήνες σε χειμερία νάρκη.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yaşayanlar ise hem hayvancılık hem de tarım yapmaktadırlar.Στο βορρά οι γυναίκες φροντίζουν το σπίτι και οι άντρες είναι κτηνοτρόφοι ή αγρότες.
Bunun yanında maden işçiliğine dayalıdır.Παράλληλα στην περιοχή λειτούργησαν μεταλλεία.
Michael Jackson Moonwalker 1988 yapımı Michael Jackson filmi, Moonwalker'a dayalı olan video oyunudur.Η αυτοβιογραφία του Μάικλ Τζάκσον είχε τίτλο Moonwalk, ενώ πρωταγωνίστησε και στην ταινία του 1988 Moonwalker.
Sanayileşmiş ülkeler arasındaki ticaretin büyük bir bölümü yeni mal ve üretim süreçlerine dayalıdır.Η ενθάρρυνση της δημιουργίας νέων επιχειρήσεων σε τομείς υψηλής προστιθέμενης αξίας και καινοτομίας.
Agadir ekonomisi, turizm ve balıkçılığa dayalıdır.Η οικονομία του Αγαδίρ βασίζεται κυρίως στον τουρισμό και την αλιεία.
Nedeni yıllar öncesine dayalı kimi uygulamalardır.Στοιχεία από άλλες πηγές και χρόνια σημειώνονται ως είναι.
Tarıma dayalı ekonomi bulunmaktadır.Η οικονομία είναι πολύ εθνικοποιημένη.
Kendi çocukluk anılarına dayalı bir roman yazdı.Έγραψε ένα μυθιστόρημα, βασισμένο στις παιδικές της αναμνήσεις.
Komplike olmayan enfeksiyonlara, yalnızca semptomlara dayalı olarak tanı konabilir ve tedavi edilebilir.Ukomplicerede infektioner kan diagnosticeres og behandles alene ud fra symptomerne.
Sistem on (başlangıçta dokuz) farklı glife dayalıdır.Systemet er baseret på ti (oprindeligt ni) forskellige tegntyper.
Genç ve sağlıklı kadınlarda tanı yalnızca belirtilere dayalı olarak konabilir.Unge, raske kvinder kan diagnosticeres på symptomerne alene.
Bu tarz, insanların iç dünyalarının analizine dayalı bir kurgu ortaya koymaktaydı.Jeg betragter dem mens de lærer mig noget om hver deres personlige erotiske univers.
Köyün ekonomisi fındık yetiştirmeye dayalıdır.Wild boar population to be culled.
Ma'anshan bir sanayi şehri olup çelik endüstrisine dayalıdır.Kamjanske er en industriby og har flere større stålværker.
Son 15-20 yıl içerisinde Kırıkhan'da tarıma dayalı ekonomide önemli gelişme gözlenmektedir.De sidste 20-35 år er der sket en omfattende udvikling i Fraugde sogn.
Bu bölümde bu tür deyimlere dayalı mizahla alay edilmektedir.Vi har Storms hele karakter i disse ord.
Mahallenin ekonomisi defne'ye (teynel) dayalıdır ve mahallenin en önemli gelir kaynağıdır.Derfor skal jordrenten komme fællesskabet til gode og være statens retmæssige indtægtskilde.
Köyün ekonomisi tarım,hayvacılık ve orman ürünlerine dayalıdır.Det grønne står for landbrug, bjerge og landets naturressourcer.
Hayvancılık faaliyetleri tarıma dayalıdır.Landets dyreliv består Pr.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Bölgede fındık en önemli tarım ürünüdür.Området er rigt på græsningsmuligheder, og kvæghold er den vigtigste landbrugsform her.
Termobarik bomba, nükleer olmayan, ancak ısıya dayalı basınçla işleyen bir bombadır.Begrebet termobarisk anvendes alene om de bomber, der virker gennem både varme og tryk.
Bu ana kadar savaşın gidişatı, Almanların hücuma dayalı başarısı şeklindeydi.Slaget var nu vendt afgørende til tyskernes fordel.
Tarıma dayalı bir ekonomisi vardır.Landet havde en typisk blandingsøkonomi.
Yere dayalı bir yapının kalıntıları 19. yüzyılda restore edildi.Jordberga blev etableret gård tilbage i 1300-tallet.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.Familiene var basert på blodsbånd eller adopsjon, men de var også politiske og økonomiske allianser.
Von Braun'un çalışmalarının temeli, Robert Goddard'ın araştırmasına dayalıdır.Von Braun baserte seg mye på Robert Goddards forskning.
Oyun çoğu MMORPG gibi canavar öldürüp, seviye atlamaya dayalıdır.Spillet handler for det meste om å slakte tusenvis av monstre for å gå opp i erfaringsnivå.
Kasabanın ekonomisi tarım, hayvancılığa dayalıdır. ^ a b "Bayavşar Beledyesi".Lie driver gårdsbruk med kornproduksjon. ^ a b «Godtfolk».
Mutlak monarşiye dayalı bir yönetim uygulanır.Dette medfører til syvende og sist et regime med absolutt monarki.
Bu makalede verilen tarihler bilimsel kanıta dayalı tahminlerdir.Datoene i artikkelen er estimater basert på vitenskapelige funn.
İlgili Sayfalar