Ortadoğu'da dayak yiyen kadınlar için ilk sığınağı açacaklar.Это женщины дня-В, они открывают первый безопасный дом для избиваемых женщин Ближнего Востока.
Ortadoğu'da dayak yiyen kadınlar için ilk sığınağı açacaklar.של וי-דיי, שפותחות את המקלט הראשון לנשים מוכות במזרח התיכון.
Ortadoğu'da dayak yiyen kadınlar için ilk sığınağı açacaklar.من نساء V-day، اللائي سيفتتحن أول بيت آمن للنساء اللواتي يتعرضن للعنف في الشرق الأوسط.
Ortadoğu'da dayak yiyen kadınlar için ilk sığınağı açacaklar.手がけている方達です 危険を覚悟し エジプトでの女性暴力問題について
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Dazu trifft ihn Plage und Schande, und seine Schande wird nicht ausgetilgt.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.han opnår Hug og Skændsel, og aldrig udslettes hans Skam.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Hän saa vaivan ja häpeän, eikä hänen häväistystään pyyhitä pois.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Heridas e ignominia encontrará, y su afrenta no será borrada
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Hugg og skam får han, og hans vanære slettes aldri ut.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Ia akan disiksa dan dicemooh. Namanya akan menjadi cemar untuk selama-lamanya
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Il n`aura que plaie et ignominie, Et son opprobre ne s`effacera point.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Incontrerà percosse e disonore, la sua vergogna non sarà cancellata
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Karanie i zelżywość odniesie, a haóba jego nie będzie zgładzona.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.상함과 능욕을 받고 부끄러움을 씻을 수 없게 되나니
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Najde úder a hanbu, a jeho potupa nebude vyhladená.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Người ấy sẽ bị thương tích và khinh bỉ, Sự sỉ nhục người sẽ chẳng bôi mất đi;
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Người ấy sẽ bị thương_tích và khinh_bỉ , Sự sỉ_nhục người sẽ chẳng bôi mất đi ;
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Nu va avea decît rană şi ruşine, şi ocara nu i se va şterge.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Plåga och skam är vad han vinner, och hans smälek utplånas icke.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Receberá feridas e ignomínia, e o seu opróbrio nunca se apagará;
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Schade en schande zijn zijn deel, zijn wandaad wordt niet meer vergeten.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Šiba in nečast ga zadeneta, in sramota njegova se ne izbriše.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Trápení a lehkosti dochází, a útržka jeho nebývá shlazena.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Vereséget és gyalázatot nyer, és az õ gyalázatja el nem töröltetik.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Πληγας και ατιμιαν θελει υποφερει και το ονειδος αυτου δεν θελει εξαλειφθη.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.Биене и позор ще намери, И срамът му няма да се изличи,
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.побои и позор найдет он, и бесчестие его не изгладится,
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.נגע וקלון ימצא וחרפתו לא תמחה׃
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.ضربا وخزيا يجد وعاره لا يمحى.
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.他 必 受 傷 損 、 必 被 凌 辱 . 他 的 羞 恥 不 得 塗 抹
Payına düşen dayak ve onursuzluktur, Asla kurtulamaz utançtan.他 必 受 傷損 、 必被 凌辱 . 他 的 羞恥不得塗抹
Sadece dayak değil, şeyleri alamadım Bir şey yapmak zorunda balkon당신은 박동을하지 않음으로써 일을하지 않습니다 당신이 뭔가를해야 발코니
Sadece dayak değil, şeyleri alamadım Bir şey yapmak zorunda balkonאתה לא מקבל את הדברים פשוט לא מכה המרפסת שיש לך לעשות משהו
Sadece dayak değil, şeyleri alamadım Bir şey yapmak zorunda balkonكنت لا تحصل على الأشياء فقط من خلال عدم الضرب الشرفة لديك لتفعل شيئا
Sadece dayak değil, şeyleri alamadım Bir şey yapmak zorunda balkonそれらについて
Şapkacı. 'O dayak durmayacak."Nebude stát bít.
Ve şerefiniz yiyeceğiniz dayaklardır.وشرفكم هو ضرب ما تحصلون عليه .
Yanlış ya da değil, bu meseleyi dayakla çözelim mi?Hogy rosszat vagy sem, azt döntsük el egy verés után.
Yanlış ya da değil, bu meseleyi dayakla çözelim mi?Είτε είναι λάθος είτε όχι, θέλεις να σε βαρέσω πριν ξεκινήσουμε;
Yanlış ya da değil, bu meseleyi dayakla çözelim mi?سواءا كان صحيح ام خاطيء هل تريدين ان اظربك؟
Yedikleri dayak ayrı, hakaret ayrı.غير الضرب والإهانات .
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Akkor nyomorúságos élete volt. Minden egyes nap megverte a férje, aki munkanélküli volt.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.A quel tempo, era infelice. Veniva picchiata ogni giorno da suo marito, che era disoccupato.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Cô ấy từng rất khổ cực Cô ấy bị đánh dập hàng ngày bởi chồng của cô, 1 người thất nghiệp
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Codziennie bił ją bezrobotny mąż.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Dan pada waktu itu, dia sangat menyedihkan. Dia dipukuli setiap hari oleh suaminya, yang seorang pengangguran.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.En ese momento, ella era infeliz. Era golpeada todos los días por su marido, que estaba desempleado.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Et à l'époque, elle était malheureuse. Elle était battue chaque jour par son mari, qui était au chômage.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.당시에 그녀는 비참했습니다. 그녀는 매일 실직자인 남편에게 맞았습니다.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Nekoč je bila obupana. Njen mož, ki je bil brez zaposlitve, jo je vsak dan pretepel.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Op dat ogenblik was ze er ellendig aan toe. Ze werd elke dag geslagen door haar man, die werkloos was.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Şi la momentul respectiv, era nefericită. Era bătută în fiecare zi de către soţul ei, care era şomer.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Und zu dieser Zeit ging es ihr miserabel. Sie wurde jeden Tag von ihrem Mann geschlagen, der arbeitslos war.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.V té době na tom byla bídně. Každý den ji bil její manžel, který byl nezaměstnaný.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.Εκείνη την περίοδο ήταν δυστυχισμένη. Κάθε μέρα την έδερνε ο σύζυγός της που ήταν άνεργος.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.И в то время она была несчастна. Её безработный муж бил её каждый день.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.По това време тя мизерства. Тя е бита всеки ден от нейният съпруг, който е безработен.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.ובזמנו, היא הייתה אומללה. היא הוכתה כל יום ביומו על-ידי בעלה, שהיה מובטל.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.وفي ذاك الوقت، كانت بائسة. كانت تُضرب كل يوم على يد زوجها، الذي كان عاطلا عن العمل.
Zavallı, her gün dayak diyor, işşiz kocası tarafından.彼女は失業中の夫に 毎日叩かれていました 夫は賭け事が好きで そのために職にもあぶれて