day ile cümle
day kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Birkaç yıldır Avustralya'dayım.I've been in Australia several years.
Birkaç aydır Boston'dayım.I've been in Boston for a few months.
Üç yıldır Boston'dayım.I've been in Boston for three years.
Geçen hafta Boston'daydım.I was in Boston last week.
Artık dayanamıyordum.I just couldn't take it anymore.
Kanaate dayalı bir karar verdim.I made a judgment call.
Kanın görünüşüne asla dayanamadım.I never could stand the sight of blood.
Tom'u sadece bir kez gördüm. Boston'daydı.I only saw Tom once. That was in Boston.
Sen o tür dayağı hak ettin.You deserved that kind of whipping!
Ben Barselona'dayken Jaume kızları ile buluştu.I met Jaume with his daughters when I was in Barcelona.
Boston'dayken Tom'la karşılaştım.I met Tom when I was in Boston.
O gürültüye artık dayanamıyorum.I cannot stand that noise anymore.
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Hâlâ Boston'dayım fakat yarın evde olacağım.I'm still in Boston, but I'll be back home tomorrow.
Garaj duvarına dayanan bir merdiven var.There's a ladder leaning against the garage wall.
Sizi Tom'un dayısı sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Sen uzun süredir Boston'daydın.You've been in Boston way too long.
Sen çok uzun süredir Boston'daydın.You've been in Boston too long.
Ben Tom'la birlikte Avustralya'daydım.I was in Australia with Tom.
Buna senin için dayanıyordum.I was holding this for you.
Dayı olacağım.I'm going to be an uncle.
Tom Mary'ye ölümüne dayak attı.Tom beat Mary to death.
Tom'a dayak atmak istiyorum.I want to beat Tom.
Tom dayı oğlum.Tom's my cousin.
Dayan, Tom.Hold up, Tom.
Bu kadar soğuğa nasıl dayanabilirsin?How can you endure such cold?
Ampirik veriler yalnızca gözleme dayanır.Empirical data is based solely on observation.
On bin tane cümle eklemek için dayanma gücüne çok ihtiyacın var.You need a lot of stamina to add ten thousand sentences.
Dayımla yaşıyorum.I live with my uncle.
Dayımla yaşarım.I live with my uncle.
En son ne zaman Boston'daydın?When was the last time you were in Boston?
Tom, Mary ile yalnız kalmaya dayanamazdı.Tom couldn't stand being alone with Mary.
Hem Tom hem de ben Boston'daydık.Tom and I have both been to Boston.
Geçen hafta neden Boston'daydınız?Why were you in Boston last week?
Tom o yıl Boston'daydı.Tom was in Boston that year.
Tüm hafta sonu Boston'daydık.We were in Boston all weekend.
Tom 2003'te Boston'daydı.Tom was in Boston in 2003.
Tom tüm hafta sonu Boston'daydı.Tom was in Boston all weekend.
Neden Boston'daydın?Why were you in Boston?
Bu ders kitabının ilkesi iletişimsel yönteme dayanmaktadır.The principle of this textbook is based on the communicative method.
Maaş satışlara dayanmaktadır.The pay is based on sales.
Kız arkadaşından ayrı kalmaya dayanamadı.He couldn't stand being away from his girlfriend.
Sese nasıl dayanıyorsun?How can you stand the noise?
Sese nasıl dayanıyorsunuz?How can you stand the noise?
Boston'da dayımla kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.
Önümüzdeki ay Bostan'daki dayımı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Bu gürültüye artık dayanamıyorum.I can't stand that noise anymore.
Bu hafta boyunca Boston'dayım.I'm in Boston all this week.
Şimdi Boston'dayım.I'm in Boston now.
Gelemem çünkü Londra'dayım.I can't come because I'm in London.
Onun kanıları kanıtlanmamış varsayımlara dayanıyor.His conclusions are based on unproven assumptions.
Ben odanın ortasında dayanıyordum.I stood in the middle of the room.
Maaşın komisyonlara dayalı.Your salary is based on commissions.
Maaşınız satışa dayalıdır.Your salary is commission-based.
Maaşınız komisyona dayalıdır.Your salary is commission-based.
Maaşınız yaptığınız satışa dayalıdır.Your salary is commission-based.
Her şey paraya dayalı olmamalıdır.Not everything should be based on money.
Orada dayanan o adam benim babamdır.That man standing over there is my father.
Orada bana bakarak dayanıyordu.She stood there looking at me.
Amca ya da Dayı, babanın ya da annenin kardeşidir.An uncle is a brother of your father or your mother.