day ile cümle
day kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır.bears all things, believes all things, hopes all things, endures all things.
Gözle görülene değil, imana dayanarak yaşarız.for we walk by faith, not by sight.
Olağan insanlar gibi yaşıyorsak da, insansal güce dayanarak savaşmıyoruz.For though we walk in the flesh, we don't wage war according to the flesh;
Yasa imana dayalı değildir. Tersine, ‹‹Yasanın gereklerini yapan, onlar sayesinde yaşayacaktır.››The law is not of faith, but, "The man who does them will live by them."
Ama biz aklanmanın verdiği umudun gerçekleşmesini Ruha dayanarak, imanla bekliyoruz.For we, through the Spirit, by faith wait for the hope of righteousness.
O'nun kudretle bende etkin olan gücüne dayanarak uğraşıp emek vermemin amacı da budur.for which I also labor, striving according to his working, which works in me mightily.
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.For our exhortation is not of error, nor of uncleanness, nor in deception.
Dayanırsak, Onunla birlikte egemenlik süreceğiz. Onu inkâr edersek, O da bizi inkâr edecek.If we endure, we will also reign with him. If we deny him, he also will deny us.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Thus, having patiently endured, he obtained the promise.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.knowing that the testing of your faith produces endurance.
Evet, sabırlısın, adım uğruna acılara dayandın ve yılmadın.You have perseverance and have endured for my name's sake, and have not grown weary.
Çünkü onların gazabının büyük günü geldi. Buna kim dayanabilir?››for the great day of his wrath has come; and who is able to stand?"
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.All the paths of the LORD are mercy and truth unto such as keep his covenant and his testimonies.
Yaramdan ötürü vay başıma gelen! Derdim iyileşmez! Ama, ‹Dert benim derdim, Dayanmalıyım› dedim.Woe is me for my hurt! my wound is grievous: but I said, Truly this is a grief, and I must bear it.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.Concerning zeal, persecuting the church; touching the righteousness which is in the law, blameless.
Mü'minler, Allah'a dayansınlar.So only in God should the faithful place their trust.
Sen onlara aldırma, Allah'a dayan. (Sana) vekil olarak Allah yeter.So turn aside from them and trust in God; and God is sufficient as protector.
Alah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.So fear God; and the faithful should place their trust in God.
Haydi eğer inanıyorsanız Allah'a dayanın!"And place your trust in God if you truly believe."
Oysa, kim Allah'a dayanırsa şüphesiz Allah, daima galib, hüküm ve hikmet sahibidir.But whoever places his trust in God will find God mighty and wise.
O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, O büyük Arş'ın sahibidir!"There is no God but He; I depend on Him alone, the Lord of the glorious Throne."
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım.I place my trust in God who is my Lord and your Lord.
Başarım ancak Allah(ınyardımı) iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na yönelirim!In Him I have placed my trust, and to Him I turn.
O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin sizin yaptıklarınızdan gafil değildir.So worship Him and put your trust in Him; your Lord is not heedless of what you do.
Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"I seek the help of God alone for what you impute."
O'na dayandım, tevbem yalnız O'nadır."In Him have I placed my trust, and to Him is my reversion."
İnananlar, Allah'a dayansınlar."The believers should only place their trust in God.
Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanmayalım?And why should we not repose our trust in God when He has shown us our paths of duty to Him?
Tevekkül edenler, Allah'a dayansınlar.The trusting place their trust in God."
Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara o(şeyta)nın bir gücü yoktur.He does not have power over those who believe and place their trust in their Lord.
O ne kötü bir içecektir ve ne kötü bir dayanacak(koltuk)dur!How evil the drink, and evil the resting-place!
(O da): "Sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın" dedi.He said: "You will not be able to bear with me.
Sana bildirilmeyen bir şeye nasıl dayanabilirsin?"How can you bear that which is beyond your comprehension?"
(O kul): "Sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın demedim mi?" dedi."Did I not tell you," he replied, "that you will not be able to bear with me?"
(O kul): "Ben sana, sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın, dememiş miydim? dedi.He said: "Did I not tell you you will not be able to bear with me?"
Andolsun biz o(Fir'av)n'a ayetlerimizin hepsini gösterdik, yine de yalanladı ve dayattı.So We showed him all Our signs, but he denied them and refused,
Ailene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan.Enjoin on your people service to God, and be yourself constant in it.
Onlar ki sabrettiler ve Rabblerine dayanmaktadırlarWho persevere and place their trust in their Lord.
Allah'a dayan; vekil olarak Allah yeter.Trust in God. God is sufficient as guardian.
Onların eziyetlerine aldırma, Allah'a dayan; vekil (koruyucu) olarak Allah yeter.Ignore what they do to hurt you, and put your trust in God. God is sufficient as protector.
O belli vaktin gününe kadar. Until the day of the time appointed.Till the appointed day."
Tevekkül edenler O'na dayanırlar."The trusting place their trust in Him."
İşte Rabbim Allah budur. O'na dayandım, O'na yöneldim.This is God, my Lord; in Him have I placed my trust, if to Him I turn.
Girin ona, ister dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir.Roast in it. Bear it with patience or impatience, it will be the same for you.
Ya can boğaza dayandığı zaman?Then how is it that when the (dying) breath is withdrawn into the throat (and rattles),
Oysa o, Allah'ın izni olmadıkça mü'minlere hiçbir zarar veremez. Mü'minler Allah'a dayansınlar.So in God should the believers place their trust.
"Rabbimiz, sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş(ümüz) sanadır!""O Lord, we place our trust in You, and turn to You in penitence, and to You is our returning.
Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Mü'minler Allah'a dayansınlar.God: There is no god but He; and in God should believers place their trust.
Kim Allah'a dayanırsa O, ona yeter.God is sufficient for him who places his trust in Him.
De ki: "O, çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
Hayır, ne zaman ki can, köprücük kemiklerine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Bir de hiçbir bilgiye dayanmaksızın O'na oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular.All praise be to Him.
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.The sinners were seized by a blast from heaven, and lay overturned in their homes in the morning,
Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı.Except Iblis. He refused to bow with the adorers.
Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi.But they were seized by the mighty blast towards the morning;
Hayır, zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır.And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
İçinde yaslanıp-dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler.Where they will take their ease, calling for fruits in plenty, and for wine,
Ama Bizim dayanılmaz-azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar,And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,