Ana içeriğe geç
Sözlük

dayı ile cümle

dayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.아버지에게서 양을 치는 일을 맡았고, 아버지의 본처 자식들에게서 형제가 아니라 종 취급을 받았다.
Marie dayısının evinde iyi bir eğitim aldı.그는 할아버지 김호의 집에 맡겨져 교육받아야 했다.
1973) dayısıdır.1937년 가수 데뷔.
Mahmut dayısı Amerika'dan gönderilen para ile tahsil için oraya gider gelir.하우프트먼은 돈을 모아 원양 여객선을 타고 미국으로 밀항했다.
Normal dayitodan uzun kılıçlara ödaçi denilmektedir.익명성은 흔히 이야기 되듯 양날을 가진 검이다.
Eserlerinin arasında bir zamanlar internet fenomeni olan Noel Dayı bulunmaktadır.대한민국에서는 한때 인터넷 유행이었던 '식섭송'의 원곡으로 알려져 있다.
Küçük yaşta yetim kaldığından, dayısı Celalettin Bey tarafından yetiştirildi.어린 시절 고아가 된 그는 노름꾼 김치수 밑에서 자랐다.
Leo Dayı (oyuncu Len Lesser)—Jerry’nin dayısı.דוד ליאו (לן לסר): דודו של ג'רי.
Eğitimini zamanın büyük hadis alimlerinden birisi olan dayısından aldı.את מקומו תפס עמוס בן-דוד שהיה אחד המ"פים.
Hasan istediği gibi dayısına benzemedi.במהותו האסלאם איננו כפי שהם טוענים לייצגו.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.על פי ההלכה אישה אינה יורשת את בעלה, אלא בניו.
Aynı dayısı gibi deli.נרצח באופן דומה לאבי דוד.
Yakup dayısının yanına varabilmek için uzun yollar katetti.ראו הקדמת שושנים לדוד.
Selam bir gün dayısı Macit ile karşılaşır.יום אחד אביו מופיע בקיבוץ.
Dayı, annenin erkek kardeşi.הוא בן של אחותה.
Bu yıllarda özellikle dayısının etkisiyle siyasetle ilgilenmeye başladı.במקביל היא כבר מתחילה להתעניין בפוליטיקה בהשפעת דוד שלה שעסק בפוליטיקה.
Nazlı Ilıcak dayısının kızıdır.ימינה הייתה בתו של החלוץ דוד יזרעאלי.
Dayı HalaДядо Иван
Dayi, Haziran 2007 itibarıyla FIFA Futbol Komitesi üyesi olmuştur.От юни 2007 г. е член на футболния комитет на ФИФА.
Dayı, annenin erkek kardeşi.Нейната майка е сестра на баща му.
Örneğin İngilizcedeki uncle sözcüğü hem dayı hem amca hem de enişte anlamında kullanılır. ^ "dayı."Например в англ. език uncle е название за вуйчо, чичо и свако, без да ги разграничава.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Реално властта принадлежи на мъжа, но не на съпруга, а на братята на жените в рода.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Той е мъдър джентълмен.
Bir kişi herhangi bir dayısının yeğenidir.Той е братовчед на другите членове на групата.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Главата и лицето ѝ са сериозно пострадали.
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.Нечестиви мисли минали през главата му.
Adam kendini Rock'ın annesinin kardeşi, yani dayısı olarak tanıtır.Вуйна (учинайка) се нарича съпругата на майчин брат (т.е. на вуйчото).
Velisi olarak dayısı gider.Напуска ЮНА със звание подофицер.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Впоследствие Конрад е отгледан от вуйчо си Тадеуш Бобровски в Швейцария.
O mağaralarda ağalar dayılar alem yaparlarmış.В пещерите се срещат прилепи.
20 yıl çalıştıktan sonra Yakup mallarını ve ailesini alarak dayısının yanından kaçtı.На двадесет години той поема с братята си наследството на баща му и на чичо му.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Gaaru je trenirao njegov otac, ali ga je više odgojio njegov stric, bolnički ninja, Yashamaru.
1611 yılında dayılık sistemi geldi.Arhitektura u 1611. godini.
Çift kılıç taşımaya dayişo adı verilir.Upotreba golotinje je dvosjekli mač.
Hitler ona Geli der; o da Hitler'e Alfi Dayı derdi.Zadnje riječi su mu bile:Heil Hitler!
Bu yıllarda özellikle dayısının etkisiyle siyasetle ilgilenmeye başladı.Zadnjih godina života bavio se politikom, netipično za njega.
Sadece 26 gün dayı dayılık yapabilmiştir.Na vlasti je bio 26 godina.
Velisi olarak dayısı gider.Odišla do ústrania na Tetín.
Dayı HalaExteriér psa
Dayısı ona İngiltere'de büyük arazileri hibe olarak vermişti.Viliam bol obdarovaný majetkami v Anglicku.
Büyükbabası dayılarını pek sevmez.Medzi učiteľmi nebol veľmi obľúbený.
Mahmut dayısı Amerika'dan gönderilen para ile tahsil için oraya gider gelir.Domačijo dobi sin Janez, ki se zaradi potrebnega denarja za obnovo odpravi v Ameriko.
Dayısı Cambridge Üniversitesi'nde bir astronomi profösörüydü.Adams je bil profesor astronomije na Univerzi v Cambridgeu.
Dayısının ona askerliği ve harp sanatını öğrettiği kabul edilmektedir.Grof Odo ga je vpeljal v vojaške in pravne veščine.
Burada yazarın çevresi, dayısının da etkisiyle gelişti.Ta dogodek je po mnenju življenjepiscev vplival na njegovo delo.
Küçük yaşta yetim kaldığından, dayısı Celalettin Bey tarafından yetiştirildi.Kot otrok je osirotel, tako da ga je vzgajal stric.
Mark Twain onun büyük büyük büyük dayısıdır.Mark Twain je bil predstavnik humorističnega eseja.
Dayı Hala12 Ljubljani
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.V glavi ji odzvanjajo babičine zadnje besede.
Yaşamın bu ilk dönemlerinde dayısından destek gördü.Tuo metu jis atgavo dėdės paramą.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Jo sesuo smarkiai susižaloja avarijoje.
Daha sonra da Seyfo Dayı'yı da aynı şekilde öldürdüler.Tais pačiais metais gavo iš savo dėdės Simono Zabielos Minsko kašteliono pareigybę.
Manava bazen dayısının arkadaşları da uğruyordu.Dukroms retkarčiais leisdavo aplankyti tėvą.
Bu Mustan dayıdan başkası değildir.Šiame kelyje „juodųjų dėmių“ nėra.
Dayısı, Charles Fournier, yeğenini resim yapması konusunda teşvik etti ve sık sık Louvre'a götürdü.Kuid onu Charles Fournier julgustas poissi kunstiga tegelema ja viis teda sageli Louvre'isse.
1845 yılında, dayısının tavsiyesiyle, Manet çizim konusunda özel ders almaya başladı.1845 läks ta onu nõuandel joonistamiskursustele.
Büyükbabası dayılarını pek sevmez.Timole ei meeldinud vanatädi.
Dayı, annenin erkek kardeşi.Sõtse on isa õde.
Yalnız hediye edilen atlara binilmez ve at kızın dayısına hediye edilir.Neil ei olnud muud varandust kui Anna venna kingitud hobune.
12 yıldır Broadmoor'dayım." dedi.브로드무어에는 12년 있었습니다."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod