Ana içeriğe geç
Sözlük

davut ile cümle

davut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.다윗이 모든 군사를 모아 랍바로 가서 쳐서 취하고
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Lalu Daud mengumpulkan seluruh tentaranya, dan menyerang Raba, diserbunya serta dikalahkannya
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Silloin Daavid kokosi kaiken väen ja lähti Rabbaan, ryhtyi taisteluun sitä vastaan ja valloitti sen.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Tedy sebrav David všecken lid, vytáhl proti Rabba, kteréhož dobýval a vzal je.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Vậy , vua Ða - vít nhóm hiệp cả dân_sự , kéo đến đánh Ráp-ba , vây và hãm lấy nó .
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Vậy, vua Ða-vít nhóm hiệp cả dân sự, kéo đến đánh Ráp-ba, vây và hãm lấy nó.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Vtedy sobral Dávid všetok ľud a odišiel do Rabby a bojoval proti nemu a zaujal ho.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Затова Давид събра всичките люде та отиде в Рава, би се против нея, и я завладя.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.И собрал Давид весь народ и пошел к Равве, и воевал против нее и взял ее.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.ויאסף דוד את כל העם וילך רבתה וילחם בה וילכדה׃
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.فجمع داود كل الشعب وذهب الى ربّة وحاربها واخذها.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.於 是 大 衛 聚 集 眾 軍 、 往 拉 巴 去 攻 城 、 就 取 了 這 城
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.於是 大衛 聚集 眾軍 、 往 拉巴 去 攻城 、 就 取 了 這城
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.A Dávid prikázal i všetkým kniežatám Izraelovým, aby pomáhali Šalamúnovi, jeho synovi,
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Asimismo, David mandó a todos los principales de Israel que diesen ayuda a su hijo Salomón. Y dijo
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Daarna gaf David alle leiders van Israël opdracht zijn zoon Salomo bij deze enorme onderneming te helpen.
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Därefter bjöd David alla Israels furstar att de skulle understödja hans son Salomo; han sade:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.David a poruncit tuturor căpeteniilor lui Israel să vină în ajutor fiului său Solomon, zicînd:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Davide comandò a tutti i capi di Israele di aiutare Salomone suo figlio
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.David je tudi zapovedal vsem knezom Izraelovim, naj pomagajo Salomonu, sinu njegovemu:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.David ordonna à tous les chefs d`Israël de venir en aide à Salomon, son fils.
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Ða - vít cũng truyền dặn các quan trưởng của Y-sơ-ra-ên giúp_đỡ Sa-lô-môn , con_trai người , mà rằng :
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Ða-vít cũng truyền dặn các quan trưởng của Y-sơ-ra-ên giúp đỡ Sa-lô-môn, con trai người, mà rằng:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.I przykazał Dawid wszystkim książętom Izraelakim, aby pomagali Salomonowi synowi jego;
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Ja Daavid käski kaikkia Israelin päämiehiä auttamaan poikaansa Salomoa, sanoen:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.다윗이 또 이스라엘 모든 방백에게 명하여 그 아들 솔로몬을 도우라 하여 가로되
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Lalu Daud menyuruh semua pemimpin Israel membantu Salomo
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Og David bød alle Israels høvdinger å hjelpe Salomo, hans sønn, og sa:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Og David bød alle Israels Øverster hjælpe hans Søn Salomo og sagde:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Přikázal také David všechněm knížatům Izraelským, aby pomáhali Šalomounovi synu jeho, řka:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Também Davi deu ordem a todos os chefes de Israel que ajudassem a Salomão, seu filho, dizendo:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Und David gebot allen Obersten Israels, daß sie seinem Sohn Salomo hülfen.
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Ο Δαβιδ προσεταξεν ετι εις παντας τους αρχοντας του Ισραηλ να βοηθησωσι τον Σολομωντα τον υιον αυτου, λεγων,
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.Давид заповяда и на всичките Израилеви първенци да помагат на сина му Соломона, като каза :
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.И завещал Давид всем князьям Израилевым помогать Соломону, сыну его:
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.ויצו דויד לכל שרי ישראל לעזר לשלמה בנו׃
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.وأمر داود جميع رؤساء اسرائيل ان يساعدوا سليمان ابنه.
Davut çok yaşlanınca, oğlu Süleymanı İsrail Kralı yaptı.Siendo David anciano y lleno de años, proclamó a su hijo Salomón rey sobre Israel
Davut bütün İsrail önderlerine oğlu Süleymana yardım etmelerini buyurdu.耶和華 你 們 的 神 不 是 與 你 們同 在 麼 . 不 是 叫 你們四圍 都 平安麼 . 因 他 已 將這 地 的 居民 交 在 我 手中 . 這地 就 在 耶和華 與 他 百姓 面前 制伏 了
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.A Dávid hľadal Boha prosiac za chlapca a postil sa, vošiel a ležal cez noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Da søgte David Gud for Barnet, holdt Faste og gik hen og lagde sig om Natten på Jorden i Sæk.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Davide allora fece suppliche a Dio per il bambino e digiunò e rientrando passava la notte coricato per terra
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David pria Dieu pour l`enfant, et jeûna; et quand il rentra, il passa la nuit couché par terre.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David rogó a Dios por el niño. David ayunó, entró y pasó la noche acostado en el suelo
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David smeekte Hem het kind te sparen; hij at niets en lag de hele nacht voor de HERE op de kale vloer.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Ða - vít vì con cầu_khẩn Ðức_Chúa_Trời và kiêng ăn ; đoạn , người trở vào nhà , trọn đêm nằm dưới đất .
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Ða-vít vì con cầu khẩn Ðức Chúa Trời và kiêng ăn; đoạn, người trở vào nhà, trọn đêm nằm dưới đất.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.És könyörge Dávid az Istennek a gyermekért, és bõjtöle is Dávid, és bemenvén, a földön feküvék éjjel.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.I modlil se David Bohu za to dítě a postil se, a všed, ležel přes noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.In David je iskal Boga zavoljo dečka in se je postil in prišel in ležal vso noč na tleh.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.다윗이 그 아이를 위하여 하나님께 간구하되 금식하고 안에 들어가서 밤새도록 땅에 엎드렸으니
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Tedy się modlił Dawid Bogu za dziecięciem i pościł, a wszedłszy do pokoju, leżał przez noc na ziemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Und David suchte Gott um des Knäbleins willen und fastete und ging hinein und lag über Nacht auf der Erde.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Давид, прочее, се моли Богу за детето; и Давид пости, па влезе та пренощува легнал на земята.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.И молился Давид Богу о младенце, и постился Давид, и, уединившись провел ночь, лежа на земле.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.ויבקש דוד את האלהים בעד הנער ויצם דוד צום ובא ולן ושכב ארצה׃
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.فسأل داود الله من اجل الصبي وصام داود صوما ودخل وبات مضطجعا على الارض.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.所 以 大 衛 為 這 孩 子 懇 求 神 、 而 且 禁 食 、 進 入 內 室 、 終 夜 躺 在 地 上
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.所以 大衛為這 孩子 懇 求神 、 而且 禁食 、 進入 內室 、 終夜 躺 在 地上
Davut çok yaşlanınca, oğlu Süleymanı İsrail Kralı yaptı.A keď už bol Dávid starý a sýty dňov, učinil Šalamúna, svojho syna, kráľom nad Izraelom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod