Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Davi estava então no lugar forte, e a guarnição dos filisteus estava em Belém.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.In David je bil takrat v trdnjavi, in straža Filistejcev je takrat bila v Betlehemu.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.그 때에 다윗은 산성에 있고 블레셋 사람의 영채는 베들레헴에 있는지라
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Lúc ấy Ða - vít ở trong đồn , và có phòng binh của dân Phi-li-tin ở Bết-lê-hem .
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Lúc ấy Ða-vít ở trong đồn, và có phòng binh của dân Phi-li-tin ở Bết-lê-hem.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Men David var då på borgen, under det att en filisteisk utpost fanns i Bet-Lehem.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Mutta Daavid oli silloin vuorilinnassa, ja filistealaisten vartiosto oli Beetlehemissä.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.(Nebo David tehdáž bydlil v pevnosti své, a osazený lid Filistinských byl tehdáž u Betléma.)
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Και ο Δαβιδ ητο τοτε εν τω οχυρωματι και η φρουρα των Φιλισταιων τοτε ο εν Βηθλεεμ.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Давид тогда был в укрепленном месте, а охранное войскоФилистимлян было тогда в Вифлееме.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.И като беше Давид тогава в канарата, а филистимският гарнизон бе в това време във Витлеем,
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.ודויד אז במצודה ונציב פלשתים אז בבית לחם׃
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.وكان داود حينئذ في الحصن. وحفظة الفلسطينيين حينئذ في بيت لحم.
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.那 時 大 衛 在 山 寨 、 非 利 士 人 的 防 營 在 伯 利 恆
Bu sırada Davut hisarda, başka bir Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.那 時 大衛 在 山寨 、 非利士人 的 防營 在 伯利恆
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.A Dawid na ten czas był na miejscu obronnem: straż też Filistyóska na ten czas była w Betlehem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Bấy giờ Ða-vít ở trong đồn, và ở tại Bết-lê-hem có một đạo binh hờ của dân Phi-li-tin.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Bấy_giờ Ða - vít ở trong đồn , và ở tại Bết-lê-hem có một đạo binh hờ của dân Phi-li-tin .
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David aber war dazumal an sicherem Ort; aber der Philister Volk lag zu Bethlehem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Dávid akkor a sziklavárban volt, a Filiszteusok õrsége pedig Bethlehemnél.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Davide era allora nella fortezza e c'era un appostamento di Filistei a Betlemme
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David era atunci în cetăţuie, şi o strajă a Filistenilor era la Betleem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David estaba entonces en la fortaleza, y un destacamento de los filisteos estaba en Belén
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David était alors dans la forteresse, et il y avait un poste de Philistins à Bethléhem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David pa je bil takrat v trdnjavi, in straža Filistejcev je bila tedaj v Betlehemu.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David var dengang i Klippeborgen, medens Filisternes Besætning lå i Betlehem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.David var dengang selv i borgen, og filistrenes forpost var i Betlehem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Davi estava então no lugar forte, e a guarnição dos filisteus estava em Belém.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.그 때에 다윗은 산성에 있고 블레셋 사람의 영채는 베들레헴에 있는지라
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Men David var då på borgen, under det att en filisteisk utpost fanns i Bet-Lehem.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Mutta Daavid oli silloin vuorilinnassa, ja filistealaisten vartiosto oli Beetlehemissä.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.(Nebo David tehdáž byl v pevnosti své, a osazený lid Filistinských byl u Betléma.)
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Vtedy bol Dávid v pevnosti, a posádka Filištínov bola vtedy v Betleheme.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Και ο Δαβιδ ητο τοτε εν οχυρωματι, και η φρουρα των Φιλισταιων τοτε εν Βηθλεεμ.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.Давид был тогда в укрепленном месте, а отряд Филистимлян – в Вифлееме.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.И като беше Давид в това време в канарата, а филистимският гарнизон бе тогава във Витлеем,
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.ודוד אז במצודה ומצב פלשתים אז בית לחם׃
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.وكان داود حينئذ في الحصن وحفظة الفلسطينيين حينئذ في بيت لحم.
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.那 時 大 衛 在 山 寨 . 非 利 士 人 的 防 營 在 伯 利 恆
Bu sırada Davut hisarda, ikinci Filist birliğiyse Beytlehemdeydi.那 時 大衛 在 山寨 . 非利士人 的 防營 在 伯利恆
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Aceştia sînt toţi fiii lui David, afară de fiii ţiitoarelor. Şi Tamar era sora lor.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.A cić wszyscy są synowie Dawidowi, oprócz synów z założnic; a Tamar była siostra ich.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Alle disse var Davids sønner foruten de sønner han fikk med sine medhustruer; og Tamar var deres søster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ấy là những con trai của Ða-vít, chẳng kể các con trai của những cung phi; và Ta-ma là chị em của chúng.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ấy_là những con_trai của Ða - vít , chẳng kể các con_trai của những cung_phi ; và Ta-ma là chị_em của chúng .
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ce sont là tous les fils de David, outre les fils des concubines. Et Tamar était leur soeur.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Das sind alles Kinder Davids, ohne was der Kebsweiber Kinder waren. Und Thamar war ihre Schwester.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Detta var alla Davids söner, förutom sönerna med bihustrurna; och Tamar var deras syster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Det var alle Davids Sønner foruden Medhustruernes Sønner; og Tamar var deres Søster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.In deze lijst zijn de zonen van zijn bijvrouwen niet opgenomen. David had ook nog een dochter, Tamar.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.다 다윗의 아들이요 저희의 누이는 다말이며 이 외에 또 첩의 아들이 있었더라
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Mindezek a Dávid fiai, az õ ágyastársainak fiain kivül; és ezeknek a huga, Támár.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Tässä ovat kaikki Daavidin pojat, lukuunottamatta sivuvaimojen poikia. Ja Taamar oli heidän sisarensa.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Todos estes foram filhos de Davi, afora os filhos das concubinas; e Tamar foi irmã deles.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Todos éstos fueron los hijos de David, sin contar los hijos de las concubinas. Tamar fue hermana de ellos
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.To všetko boli synovia Dávidovi krome synov ženín, a Támar, ich sestra.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Tutti costoro furono figli di Davide, senza contare i figli delle sue concubine. Tamàr era loro sorella
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Všickni ti synové Davidovi krom synů ženin, a Támar sestra jejich.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Vsi ti so bili sinovi Davidovi, razen sinov priležnic; Tamara pa je bila njih sestra.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.παντες υιοι του Δαβιδ, πλην των υιων των παλλακων, και Θαμαρ η αδελφη αυτων.