Ana içeriğe geç
Sözlük

davul ile cümle

davul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Heine, 2012 yılında müzik bestelemeye ve yapmaya başlamıştır, ayrıca davul ve piyano da çalmaktadır. .Începând din anul 2012, Heine a început să producă și să compună muzică, cântând la tobe și la pian.
"Eddie bir davul seti aldım ve uygulamaya başladı."Abia am angajat-o și deja a făcut o boacănă.
Genellikle "bar" oynanır, davul-zurna eşliğinde halay çekilir.El este adesea văzut jucându-se cu o păpușă de cârpă.
Şarkıdaki kısımlar hızlı şekilde çift davul vuruşlarıyla söyleniyor.Versurile sunt cântate într-un mod rapid, acompaniate de beat-urile duble.
Davulcu Nicko McBrain'in grupla yaptığı ilk stüdyo albümüdür.Este primul album Iron Maiden pe care apare bateristul Nicko McBrain.
Colaiuta, Ludwig davullarını tercih etmektedir.Insusi Napoleon, imparatul Frantei, prefera vinul de Cotnari.
1981 de davulcu kardeşi Vinnie Paul ile Pantera'yı kurdu.Abbott a format trupa Pantera în anul 1981 cu fratele său Vinnie Paul.
Kız isteme, kına gecesi, üç gün üçgece süren davul-zurnalı düğünleriyle tanınır.Ajuns la femelă, el o atinge cu prudență cu pedipalpii de două trei ori.
Beşinci üye olan davulcu Matt Cameron, 1998'den beri gruptadır ve aynı zamanda Soundgarden ile çalmaktadır.În prezent, la tobe este Matt Cameron, fost membru Soundgarden, care li s-a alăturat în 1998.
Beyoncé şarkının ortasında rap kısmını söyler ve o esnada altyapı davullar ile hızlanır.Beyoncé apare în mijlocul piesei, cântând versurile rapid, acompaniată de beat-urile duble.
Led Zeppelin davulcusu John Bonham kaza sonucu hayatını kaybetti.În cele din urmă ghinionistul John Falstaff, trebuie să fugă.
Davul derisi gövdenin ya bir yüzüne ya da her iki yüzüne birden gerilir.În consecință, jucătorii și antrenorii lui îl ating cu o mână sau cu ambele atunci când trec pe sub el.
AC/DC nin davulcu Chris Slade ile kaydettiği tek albümdür.Ez az egyetlen AC/DC-stúdióalbum, melyen Chris Slade dobol.
İkinci kocası Vítězslav Vávra, şarkıcı ve davulcuydu.Második férje Vítězslav Vávra énekes és dobos volt.
Jens Höglin, Davul, Perküsyon.Jens Höglin, dobok, ütősök.
1963' te John Coghlan gruba davulcu olarak katıldı.1963-ban felvették a dobos John Coghlant.
1989 yılında, gruptaki yerini kendi davul teknisyenliğini yapan Nick Menza'ya bırakmıştır.1989 júliusában a dobverőket a csapattal már jó kapcsolatban lévő Nick Menza vette át.
Ancak davul tekniği açısından bakıldığında Thomen'in tekniği dünyadaki diğer davulculardan tamamen farklıdır.Japán bezárkózási politikájának köszönhetően, a karuta a világ többi részétől eltérően fejlődött.
Carcass, 1985 yılında gitarist Bill Steer ile davulcu Ken Owen tarafından Disattack adıyla kurulmuştur.A zenekart Bill Steer gitáros alapította Ken Owen dobossal együtt 1985-ben, Disattack néven.
Hemen hepsi zurnacı veya davulcudurlar.Mind ragadozók vagy rovarevők.
Elektro gitar, basgitar ve davulların sert şekilde kullanılması tipik özelliğidir.A riffekkel dolgozó torzított gitárhangzás, a dobok és a basszus kemény alkalmazása jellemzi.
Davul-zurna 3 gün çalar.Ágynemű- és törülközőcsere legalább 3 naponta.
Bir süre sonra davulcu Keith Moon, gruba katılır.Nem sokkal később csatlakozott hozzájuk Keith Moon (dob, vokál).
Led Zeppelin'in davulcusu John Bonham, alkol sebebiyle 25 Eylül'de 32 yaşında hayatını kaybetti.1980. szeptember 25-én alkohol hatására bekövetkezett légzészavarban meghalt John Bonham.
Ben bir gitaristim ve birden mesela bir parçada hiç gitar kullanılmıyordur, veya davul yoktur.Olen kitaristi, ja yhtäkkiä minulle sanotaankin, että tässä kappaleessa ei ole kitaraa, tai rumpuja.
Haziran 1990'da eski menajer Ricky Gervais aracılığıyla grup sürekli davulcu olarak Simon Gilbert ile anlaştı.Vuoden 1990 Suede löysi managerinsa Ricky Gervaisin avustuksella vakituiseksi rumpalikseen Simon Gilbertin.
Akşam tekrar oğlan evi, kız evine davul zurna eşliğinde maşalamaya gider.Seuraavana päivänä Kirsti joutuu jälleen pakenemaan poliisia poikamiesten taloon.
Led Zeppelin'in davulcusu John Bonham, alkol sebebiyle 25 Eylül'de 32 yaşında hayatını kaybetti.Rumpali John Bonham kuitenkin kuoli 25. syyskuuta edellisen päivän alkoholinkäytön seurauksena.
1927) 1990 - B.J. Wilson, İngiliz müzisyen ve Procol Harum'un davulcusu (d.1909) 1990 – B.J. Wilson, englantilainen muusikko ("Procol Harum") (s.
Sigma İngiliz davulcu ve bas ikilisi Cameron Edwards ve Joe Lenzie'den oluşan grup..Sigma (Σ) on brittiläinen drum’n’bass/house duo, joka koostuu Cameron Edwardsista ja Joe Lenziestä.
Ron "Rebel" Matthews heavy metal grubu Iron Maiden'ın ilk davulcusuydu.Ron Matthews oli Iron Maidenin alkuperäinen rumpali.
Rock grubu Blink-182'nun davulcusu olarak bilinir.Tämän jälkeen he soittivat Blink-182:n kanssa.
Birlikte doğaçlama çalmaya başladılar fakat bas gitarist ve davulcuları eksikti.Yhtye oli perustettu, mutta siitä puuttuivat rumpali ja kitaristi.
Yemekli davullu zurnalı.Hapokas ruoka suun puhdistamiseksi.
Enstrumanlar bütün Kore davullarını içine alır.Jotkut pitävät Inaria identtisenä kaikkien vilja-kamien kanssa.
Okulunun en popüler grubu Carnage Mayhem'de davul çalmaya başlamıştır.Dominicin ensimmäinen yhtye oli Carnage Mayhem, jossa hän soitti koulussa.
Davulcu Nicko McBrain'in grupla yaptığı ilk stüdyo albümüdür.Albumi on ensimmäinen, jolla soittaa yhtyeen pitkäaikainen rumpali Nicko McBrain.
Davulların çoğunu ise stüdyo müzisyeni Kevin Valentine çaldı.Rumpuraidat levylle soitti pääosin Kevin Valentine.
Bu arada davul zurna yöresel şarkıyı (Gelin Ağlatma) çalar.Tämän lisäksi Mäki-Lohiluoma soittaa huuliharppua ja laulaa.
Hemen hepsi zurnacı veya davulcudurlar.Αυτοί ονομάστηκαν Προχαλκηδόνιοι ή Αντιχαλκηδόνιοι.
Rock grubu Blink-182'nun davulcusu olarak bilinir.The Half Naked Truth About Blink-182.
İkisi de İsveç'te genç yaşta davul çalmaya başlamıştır.De voksede begge to op sammen i Sverige og begyndte at spille trommer i en meget ung alder.
1989'da, grubun davulcusu Pete de Freitas bir motosiklet kazasında hayatını kaybetti.Pete de Freitas døde i en motorcykelulykke i 1989.
Tam bu sırada uzaktan davul sesleri duyulmaya başlar.I åbningsscenen høres kirkeklokker i det fjerne.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.AC/DC's popularitet havde en tilbagegang, kort tid efter at trommeslageren Phil Rudd forlod bandet i 1983.
O gün ve gece damat evinde davul zurna calınır.I løbet af aftenen bliver værten dolket.
Lindemann 1986 yılında punk grubu First Arsch'da davul çalarak müzik hayatına başlamıştır.I 1986 begynte Lindemann å spille trommer i det tyske bandet First Arsch.
Bir sonraki yıl gitarist Moloch ve davulcu Lord Curse kadroya eklenmiştir.Året etter ble gitarist Moloch og trommeslager Lord Curse med.
Alman power metal grubu Blind Guardian'ın eski davulcusudur.Battalions of Fear er debutalbumet til den tyske metalbandet Blind Guardian.
Davulcu ve zurnacı en az iki hafta öncesinden ayarlanarak tutulur.Jaktstarten og stafettene ble arrangert de neste to dagene.
Davul ve zurna muhakkak olur.Gudenå og Salten Å.
Şarkının davullarında Ferit Odman, vokalinde Aykut Gürel yer almıştır.Kannibalens sinnssyke latter høres, i det rulleteksten ruller.
Bu anlaşmadan sonra da, gruba Dave Grohl davulcu olarak katıldı.Til slutt ble valget tatt: Dave Grohl ble den nye trommeslageren.
Vinnie davul konusunda en çok etkilendiği kişinin KISS grubundan Peter Criss olduğunu söylemiştir.Vinnie sa i ett Vic Firth-intervju at hans største inspirasjon er Peter Criss fra Kiss.
Davul ve Percussion çalıyor.Kiønig spilte trommer og perkusjon.
Davul zurna eşliğinde güreş tutulur.Ormtjernkampen stiger bratt opp fra Dokkvatnet.
Ben bir gitaristim ve birden mesela bir parçada hiç gitar kullanılmıyordur, veya davul yoktur.Saya adalah gitaris dan tiba-tiba, well, tidak ada gitar dalam trek ini, atau tanpa drum".
İlk çaldığı enstrüman davul oldu.Alat musik pertama yang Ia mainkan adalah drum.
Yine, düğünlerde tura (Kamçı) denilen erkeklerin davul-zurna eşliğinde oynadığı oyunları vardır.Maka giliran Alamsyah-Yuli yang serong, bahkan sampai menikah setelah masing-masing cerai.
Ayrıca Li Şimin onlara, kağanlık alametleri olan davul ve sancak hediye etti.Selain itu, UBL juga menyertakan logonya dengan lambang bintang kopi dan lada yang berwarna keemasan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod