Ana içeriğe geç
Sözlük

davul ile cümle

davul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dan Heath - kornalar Tim Larcombe - klavye, gitar, davulDan Heath – horns Tim Larcombe – keyboard, guitar, drums
Örnek trap tarzı Roland TR-808 davul ve bas arkasına yerleştirilmiştir.The sample was placed behind trap-style Roland TR-808 drums and bass.
Silvestri 1966 yılında, rock grubu The Herd'de kısa bir süreliğine davulculuk yaptı.Silvestri was a drummer for a short time in 1966 with Teaneck-based rock band The Herd.
Hala bir gitarist ve davulcuya ihtiyaçları vardı.They were still in need of a guitarist and drummer.
Kendi başına davul, bas, gitar ve klavye çalmayı öğrendi.They were self taught in learning how to play drums, bass, guitar, and keyboards.
Koltuk davulumembranofonu, Hindistan'daki dhol ve nakkareden farklıdır.This membranophone is different from the dhol and nagara of India.
Çeçenya'da jergh veya watt adında çift başlı bir davul kullanılmaktadır.In Chechnya there is a double-headed drum named jergh or watt.
Nakkare (koltuk davulu da denir) bir Türk halk davulu veya vurmalı çalgısıdır.The nağara (also called koltuk davulu) is a Turkish folk drum or percussion instrument.
Düzenlemesi, akustik gitar solosu içeren ve davul içermeyen Queen versiyonundan farklıdır.Its arrangement differs to the Queen version, featuring acoustic guitar solo and no drums.
Roger Taylor - Davul, timpani, vokal ("I'm in Love With My Car"), arka vokal.Roger Taylor – drums, timpani, lead vocals ("I'm in Love With My Car"), backing vocals.
Davulcumuz daha metal / sert bir geçmişe sahip.My drummer comes from a more metal/hardcore background.
Tyrone Lindqvist - vokal, gitarist Jon George - klavye James Hunt - davulTyrone Lindqvist – vocals, guitar Jon George – keyboards James Hunt – drums
Haziran 2013'te grup davulda Francis Fillion ile tekrar bir araya geldi.In June, 2013, the band got back together, with Francis Fillion on drums.
Davulcu Paul Wilcox, 1993'ün başlarında Kaufmann'ın yerini aldı.Drummer Paul Wilcox replaced Kaufmann in early 1993.
Piyasaya sürüldükten sonra, davulcu Morley yerini Travis Foster aldı.After its release, drummer Morley was replaced by Travis Foster.
Billy Hart (29 Kasım 1940 doğumlu), Amerikalı caz davul sanatçısı ve eğitmen.Billy Hart (born November 29, 1940) is an American jazz drummer and educator.
Tarabuka veya dumbek, kum saati şeklinde bir parmak davulu.The tarabuka or dumbek, an hourglass-shaped finger-drum.
Arc - gitar Juho - gitar Geon - bas Yoel - davulArc - guitar Juho - guitar Geon - bass Yoel - drums
Grubun vokalisti Grace Slick ve davulcusu Spencer Dryden'ın yer aldığı ilk albümdür.It is the first album by the band with vocalist Grace Slick and drummer Spencer Dryden.
Müzik bir obua, davul (sampho) ve ziller (chhing) kullanır.The music uses an oboe, drums(sampho) and cymbals(chhing).
Tapınaklarda bir "korng skor" topluluğu (gonglar ve davullar) ve bir pinpeat orkestrası vardı. [2]Temples had a "korng skor" ensemble (gongs and drums), as well as a pinpeat orchestra.[1]
Bruce Springsteen - vokal, klavye, davul makinesi Tommy Sims - back vokalBruce Springsteen – vocals, keyboards, drum machine Tommy Sims – background vocals
Davul istedim, hayır dediler.And I asked for simplicity, and they covered it in flutes! ...
Quorthon - vokaller, gitar Kothaar - bas gitar Vvornth - perküsyon, davulQuorthon – vocals, guitar Kothaar – bass guitar Vvornth – percussion, drums
Brian Evans - Davul (2008-2022) Anthony Crawford - Bas Gitar (2017-present)Brian Evans – drums (2008–2022) Anthony Crawford – bass guitar (2017–present)
Grubun eski davulcusu Tim Mooney Haziran 2012'de hayatını kaybetti.[1]Tim Mooney, the band's former drummer, died in June 2012.[10]
Yeni bir davulcu arayışıSearch for a new drummer
Havok; vokal David Sanchez ve sınıf arkadaşı da olan davulcu Haakon Sjoegren tarafından kuruldu.David Sanchez formed Havok with classmate and drummer, Haakon Sjoegren.
2007'de Tyler Cantrell basçı ve Rich Tice davulda görev aldı.By 2007, Tyler Cantrell had taken up the role as bassist, and Rich Tice on drums.
Mali'de bir djembe davulcusuKhassonka player in Mali
1986 World to World Uluslararası Davul ve Perküsyon Festivali'nin dört yıl boyunca organizasyonunu yaptı.1986 hat er das internationale Schlagzeug- und Percussion-Festival World to World vier Jahre lang organisiert.
Davullu, zurnalı olur.Schieläugiger, mit dir ist's aus.
Led Zeppelin davulcusu John Bonham kaza sonucu hayatını kaybetti.Durch den plötzlichen Tod ihres Schlagzeugers John Bonham änderte sich die Situation.
Carcass, 1985 yılında gitarist Bill Steer ile davulcu Ken Owen tarafından Disattack adıyla kurulmuştur.Die Band wurde 1985 von Bill Steer und Ken Owen unter dem Namen Disattack gegründet.
Beş yaşında Noel hediyesi olarak ilk oyuncak davuluna sahip oldu.Im Alter von fünf Jahren bekam er zu Weihnachten ein Spielzeug-Schlagzeug geschenkt.
Şubat 2011'de grubun uzun süreli davulcusu Ginger Fish gruptan ayrıldığını açıkladı.Im Februar 2011 hatte Schlagzeuger Ginger Fish die Band verlassen.
AC/DC nin davulcu Chris Slade ile kaydettiği tek albümdür.Live war die letzte Album-Veröffentlichung AC/DC's mit Chris Slade am Schlagzeug.
Afrika’da bu amaçla hâlâ davul kullanılmaktadır.Drogen werden dazu in Afrika überwiegend nicht verwendet.
Davul ve bateri çalabiliyor.Trompeten und Trommeln erschallen.
Bu kayıt grubun eski davulcusu Al Sobrante'nin davulcu olarak bulunduğu son albümdür.Es sollte das letzte Album mit dem Schlagzeuger Les Binks sein.
Davulagıl piknik yeri için uygundur.Der Park ist auch geeignet für ein Picknick.
Yılan şaman davulunda yeraltı dünyasıyla bağlantıyı sembolize eder.Als Symbol des Inšušinak gilt die mit der Unterwelt verbundene Schlange.
Solist Paul Rodgers daha sonra davulcu Simon Kirke ile birlikte Bad Company grubunda yer almıştır.Paul Rodgers und Simon Kirke (Schlagzeug) gründeten bald danach Bad Company.
12 yaşında çeşitli orkestralarda davul çalmaya başladı.Er spielte bereits im Alter von dreizehn Jahren in verschiedenen Orchestern Flöte.
Grubun davulcusu.Partnergemeinde Dozulé.
Davul zurna çalınmaz.Umgerührt wird der Tee nicht.
Çocuk yaşta kendi başına davul çalmayı öğrendi.Er lernte in jungen Jahren das Saz zu spielen.
Yaşayan en iyi rock davulcularından biridir.Er gilt als einer der besten Rock-Drummer.
Heine, 2012 yılında müzik bestelemeye ve yapmaya başlamıştır, ayrıca davul ve piyano da çalmaktadır. .Heine commença à produire et composer de la musique en 2012, et joue de la batterie et du piano,,.
Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur.Confluent de la Marne (à gauche) avec la Seine (à droite puis en bas).
Kendisinden sonra gelen birçok davulcuya ilham kaynağı olmuştur.Il laisse derrière lui une descendance nombreuse.
AC/DC nin davulcu Chris Slade ile kaydettiği tek albümdür.Il est le premier album d'AC/DC enregistré avec le batteur Chris Slade.
2010 yılında Aralık ayında Tony Portaro, asıl davulcu Tony Scaglione'nun gruba döndüğünü açıkladı.En début décembre 2010, Tony Portaro annonced le retour du batteur Tony Scaglione.
Mayıs 2011'de grubun davulcusu Fready Steady gruptan ayrıldığını ilan etti.En mai 2011, le batteur Fready Steady annonce son départ du groupe.
Bu arada American Idol yarışmacısı Haley Reinhart'ın davulculuğunu yaptı.Il devient ensuite le batteur de l'ancienne candidate d'American Idol, Haley Reinhart.
Dave Lombardo, Slayer grubunun davulcusu.Dave Lombardo avec Slayer.
Sigma İngiliz davulcu ve bas ikilisi Cameron Edwards ve Joe Lenzie'den oluşan grup..Sigma Sigma (Σ) est un duo britannique de drum and bass formé de Cameron Edwards et Joe Lenzie.
İkili Leeds Üniversitesi'nde davul ve bas gecelerinde bir araya geldi.Le duo se rencontre à une soirée de drum and bass de l'université de Leeds.
Alman power metal grubu Blind Guardian'ın eski davulcusudur.À noter la présence du groupe de power metal allemand Blind Guardian dans le jeu.
Sonra davulcu Ivar de Graaf grubu bırakınca yerine Ciro Palma geldi.Par la suite Ivar de Graaf quitte le groupe et est remplacé par Ciro Palma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod