Ana içeriğe geç
Sözlük

davranmaya ile cümle

davranmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Daha iyi davranmaya çalışmalısın.You should try to behave better.
Niçin bir beyefendi gibi davranmaya çalışmıyorsun?Why don't you try to behave like a gentleman?
Genç insanlar o şekilde davranmaya eğilimlidir.Young people are apt to behave that way.
Eğer bir gün bana geri dönersen; sana bir daha asla kötü davranmayacağım.If you ever come back to me, I'll never treat you badly again.
O tuhaf biçimde davranmaya başladı.She has started acting strangely.
Garip biçimde davranmaya başladı.He has started acting strangely.
Kedi garip biçimde davranmaya başladı.The cat has started acting strangely.
Birbirimize saygıyla davranmaya çalışalım.Let's try to treat each other with respect.
Burada aç gözlü davranmayalım.Let's not get greedy here.
Bebek gibi davranmaya son ver.Stop acting like a baby.
Hiç kimsenin sana böyle davranmaya hakkı yok.No one has the right to treat you like this.
Bu dünyada insan gibi davranmaya devam etmek zordur.In this world, it's difficult to go on behaving like a human being.
Tom'un o şekilde davranmaya devam etmesine izin veremeyiz.We can't allow Tom to continue behaving that way.
Sadece hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalış.Just try to act as if nothing has happened.
Tom, sen bir yetişkinsin. Bir yetişkin gibi davranmaya çalış.Tom, you're an adult now. Try to behave like one.
Tom hiçbir şey yanlış değilmiş gibi davranmaya çalıştı.Tom tried to act like nothing was wrong.
Umursamıyorum gibi davranmaya çalıştım.I tried to pretend that I didn't care.
Doğal davranmaya çalış.Try to act natural.
Tom sakin davranmaya çalıştı.Tom tried to act cool.
Tom rahat davranmaya çalışıyor.Tom is trying to act casual.
Lütfen yetişkinler gibi davranmaya başlar mısın?Would you please start acting like adults?
Doğal davranmaya çalıştım.I tried to act natural.
Sen ancak iyi davranmaya söz verirsen, beni ziyaret etmek için gelebilirsin.You can come to visit me, but only if you promise to behave well.
İyi davranmaya söz verdiğin sürece beni ziyaret etmeye gelebilirsin.You can come to visit me, as long as you promise to behave well.
Boston'a gitmek istemiyormuş gibi davranmayacağım.I'm not going to pretend that I don't want to go to Boston.
Sana Tom'un davrandığı şekilde davranmayacağım.I'll never treat you the way Tom treated you.
Ben hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam edemem.I can't go on pretending like nothing happened.
Çocuksu bir şekilde davranmaya başladı.He started acting in a childish manner.
Sanki böyle değilmiş gibi davranmayalım.Let's not pretend otherwise.
Tom bile Mary'den hoşlanıyor gibi davranmaya çalışmadı.Tom didn't even try to pretend that he liked Mary.
Tom bana bir çocuk gibi davranmaya devam ediyor.Tom keeps treating me like a kid.
Tom'un Mary'ye o şekilde davranmaya hakkı yoktu.Tom had no right to treat Mary that way.
Masummuş gibi davranmaya çalışma.Don't try to play innocent.
Tom tuhaf bir biçimde davranmaya başladı.Tom started to behave strangely.
Tom dengesce davranmaya başladı.Tom began to behave erratically.
Bana bir suçlu gibi davranmaya nasıl cüret edersin!How dare you treat me like a criminal!
Tom'la mantıklı davranmaya çalışmanın faydası yok.There's no use trying to reason with Tom.
Etkilenmiş davranmaya çalıştım.I tried to act impressed.
Normal davranmaya çalış.Try to act normal.
Ben her zaman nazik davranmaya çalışırım.I always try to be polite.
Ben her zaman herkese nazik davranmaya çalışıyorum.I try to always be kind to everyone.
Benim için duyguların yokmuş gibi davranmaya devam edemezsin.You can't keep pretending you don't have feelings for me.
Senin için duygularım yokmuş gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I don't have feelings for you.
Senin için olmayan hislerimi varmış gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I have feelings for you that I don't.
Havalı davranmaya çalıştım.I tried to act cool.
Sami sadece dostça davranmaya çalışıyordu.Sami was only trying to be friendly.
Bence Tom sadece dostça davranmaya çalışıyordu.I think Tom was just trying to be friendly.
Tom harika zaman geçiriyormuş gibi davranmaya çalıştı.Tom tried to pretend he was having a great time.
Tom iyi vakit geçiriyor gibi davranmaya çalıştı.Tom tried to pretend like he was having a good time.
Sami tuhaf davranmaya başladı.Sami started acting strange.
Sami garip davranmaya başladı.Sami started acting strange.
Sami patron gibi davranmaya başladı.Sami started acting like the boss.
Tom arkadaşça davranmaya bile çalışmadı.Tom didn't even try to be friendly.
Eğer yanlış davranmaya devam ederseniz kalıcı kayıtlarınıza geçecektir.If you continue to misbehave, it will go on your permanent record.
Tom tuhaf davranmaya başladı.Tom started acting strangely.
İnsanlara her zaman saygılı davranmaya çalışıyorum.I always try to treat people with respect.
Bir erkekle birlikte oluyorsunuz ve birden size karşı kötü davranmaya başlıyor."You sleep with a guy and he turns bad on you."
Balo gecesinde Carrie gergin ve utangaç davranmaya başlar fakat Tommy onu rahatlatır.At the prom, Carrie is nervous and shy, but Tommy kindly puts her at ease.
İlliryalıların yenilmesinden sonra Makedonya daha da saldırgan davranmaya başladı.After the defeat of the Illyrians, Macedon's policy became increasingly aggressive.
Toplum, özellikle kadının toplumdaki yeri konusunda tutucu davranmaya teşvik ediliyordu.She has been taught to ignore, especially in our society.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
davranmaya ile cümle - davranmaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App