Ben aptal mıyım? Yoksa böyle davranmamın sebebi başarılı olmanı istemediğimden mi?Apa aku seperti orang bodoh? atau aku melakukan ini agar kau tidak sukses?
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.À notre âge il faut savoir se conduire. Pas vrai, professeur ? Bonne nuit, Mlle Agda.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.A nuestra edad debemos saber cómo comportarnos.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.In unserem Alter sollte man sich zu benehmen wissen, Herr Professor. Gute Nacht, Miss Agda.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.La vârsta noastrã ar trebui sã ºtim cum sã ne purtãm.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.Meidän iässämme pitäisi jo osata käyttäytyä. Eikö totta? Hyvää yötä.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.Vid vår ålder bör man veta hur man ska bete sig. Godnatt, fröken Agda. Godnatt, professorn.
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?Mi olyan nagyszerű a királyi családban, hogy így kezelnek minket?
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?Qu'y a-t-il de si formidable chez la famille impériale pour que nous soyons traités comme ça ?
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?Τι στο καλό είναι η Βασιλική Οικογένεια και πρέπει να μας αντιμετωπίζουν έτσι;
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?من تكون بحق الجحيم هذه العائلة الملكية لنعامل هكذا؟
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?BA: 先ほど示したとおり、感染の途絶えたことのない4つの地域、
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Di mana menurutmu kita harus menjadi yang paling cerdas?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?¿Dónde crees que deberíamos estar más atentos?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Dove pensi bisognerà essere più intelligenti?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Gdzie będziemy musieli być najsprytniejsi?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Kde si podle tebe musíme dát nejvíc pozor?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?어느 방면에 우리가 더욱 현명해져야 한다고 생각합니까?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Nơi đâu chúng ta cần khôn ngoan nhất?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Où diriez-vous que nous avons besoin d'être les plus futés ?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Unde va fi nevoie sa fim cei mai inteligenti?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Waar zou je zeggen dat we het slimste moeten zijn?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Wo denken Sie, dass wir am klügsten sein müssen?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Πού πιστεύεις ότι πρέπει να είμαστε πιο έξυπνοι;
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Где, по вашему мнению, нам придется приложить особые усилия?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Къде би казал, че трябва да сме най-хитри?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?היכן תאמר שנצטרך להיות החכמים ביותר?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?حيث ستصبح في حاجة إلى التعامل الأذكى؟
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ale také jsme nepředstíraly, že rozdíly mezi námi po jednom obědě prostě zmizí.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Dar nici nu ne-am prefăcut că divergențele noastre vor dispărea pur și simplu după o masă luată împreună.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.De nem is csináltunk úgy, mintha a különbségeink csakúgy eltűnnének ebéd után.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Jednocześnie nie udawałyśmy jednak, że różnice między nami po prostu się rozpłyną wraz z końcem lunchu.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.하지만 우리는 점심 식사 후 우리가 가진 서로 다른 점들이 사라져버릴 것처럼 행동하지도 않았죠.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Maar we hadden ook niet gedaan alsof onze verschillen gewoon weg zouden smelten na een lunch.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ma non avevamo neppure preteso che le nostre differenze scomparissero in un attimo dopo un pranzo.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Mas também não fingimos que as nossas diferenças iam desaparecer depois do almoço.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Namun kita juga tidak berpura-pura bahwa perbedaan kita akan segera hilang segera setelah makan.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Nhưng chúng tôi cũng không giả vờ rằng mọi khác biệt giữa chúng tôi sẽ tan biến sau bữa cơm.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Pero tampoco habíamos simulado que nuestras diferencias simplemente se iban a desvanecer tras el almuerzo.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ούτε και προσποιηθήκαμε ότι τα όσα μας χώριζαν, εξαφανίστηκαν μετά από ένα γεύμα.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Но и не бяхме претендирали, че нашите различия просто ще изчезнат след този обяд.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Но кроме того, мы не пытались сделать вид, что наши различия растворятся сами собой по окончании обеда.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Та, все ж, ми не прикидались, що наші відмінності розчинились після цього обіду.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.וגם לא ניסינו להעמיד פנים שחילוקי הדעות בינינו יעלמו להם עם סיום הארוחה.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.وكيف اننا لم ندع .. أن الاختلافات فيما بيننا اختفت بعد ان انتهينا من الغداء
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.違いは消えてなくなるようなフリを していたわけではありません
Gözetiminiz altında her zamanki gibi davranmamız karşılığında,I utbyte mot att vi sköter oss-
Gözetiminiz altında her zamanki gibi davranmamız karşılığında,Me toimimme valvonnassanne kuten tähänkin asti-
Gözetiminiz altında her zamanki gibi davranmamız karşılığında,Nosotros actuaremos bajo su supervisión.
Gözetiminiz altında her zamanki gibi davranmamız karşılığında,Til gengæld for at arbejde under dig -
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Kita tidak boleh memperlakukan bangsa lain seperti halnya kita tidak ingin bangsa lain memperlakukan kita."
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.우리가 대우받고 싶지 않은 방식으로 다른 나라들을 대해서는 안됩니다.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Não devemos tratar outras nações como não gostaríamos de ser tratados.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.N-ar trebui să tratăm alte națiuni cum n-am vrea să fim tratați noi.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Nem kéne más nemzeteket olyan módon kezelni, ahogy nem szeretnénk, hogy mi magunk kezelve legyünk!
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Nesmieme zaobchádzať s inými národmi tak, ako si my neprajeme, aby sa zaobchádzalo s nami.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Nie powinniśmy traktować innych narodów tak, jak sami nie chcielibyśmy być traktowani.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.No deberíamos tratar a otras naciones como no nos gusta ser tratados.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Non dovremmo fare alle altre nazioni ciò che non vorremmo fosse fatto a noi.
Kendimize davranılmasını istemediğimiz şekilde diğer uluslara davranmamalıyız.Nous ne devrions pas traiter les autres nations comme nous n'aimerions pas qu'elles nous traitent.