Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.God zorgde ervoor dat deze man aan de wens van Daniël tegemoet kwam.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.I zjednał Bóg Danijelowi łaskę i miłość przed obliczem przełożonego nad komornikami.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.I způsobil Bůh Danielovi milost a lásku u správce nad dvořany.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Ja Jumala salli Danielin saada suosion ja armon hoviherrain päällikön edessä.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.하나님이 다니엘로 환관장에게 은혜와 긍휼을 얻게 하신지라
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Och Gud lät Daniel finna nåd och barmhärtighet inför överste hovmannen.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Og Gud lod Daniel finde Yndest og Velvilje hos Overhofmesteren;
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Og Gud lot Daniel finne velvilje og barmhjertighet hos den øverste hoffmann.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Ora, Deus fez com que Daniel achasse graça e misericórdia diante do chefe dos eunucos.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Und Gott gab Daniel, daß ihm der oberste Kämmerer günstig und gnädig ward.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Και εκαμεν ο Θεος τον Δανιηλ να ευρη χαριν και ελεος ενωπιον του αρχιευνουχου.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.А Бог направи щото Даниил да придобие благоволение и милост пред началника на скопците.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Бог даровал Даниилу милость и благорасположение начальника евнухов;
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.ויתן האלהים את דניאל לחסד ולרחמים לפני שר הסריסים׃
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.واعطى الله دانيال نعمة ورحمة عند رئيس الخصيان.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.神 使 但 以 理 在 太 監 長 眼 前 蒙 恩 惠 、 受 憐 憫
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.神使 但以理 在 太監長 眼前 蒙 恩惠 、 受憐憫
Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak! Çok sarhoş ve azgınım.Él es Liam Hemsworth, mi prometido.
Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak! Çok sarhoş ve azgınım.Je suis si défoncée et excité que je vais me peloter avec une Barbie
Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak!Liebling, bitte hör auf dich wie eine betrunkene Schlampe zu benehmen
Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak!Siete tutti brutti
Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak!Люба, будь ласка, досить поводити себе як п'яна шльондра!
Tatlım, lütfen sarhoş bir sürtük gibi davranmayı bırak!מותק, די להתנהג כמו זונה שתוייה
Tek kaderi olan tek tür canlılar olarak davranmaya başlamalıyız.Musíme začít jednat jako jeden druh se společným osudem.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Jeśli zmierzymy się z nieodwracalnymi i katastroficznymi konsekwencjami to musimy zdecydowanie działać.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.만약 우리가 뒤집을 수 없는 대재앙의 결과에 직면한다면, 우리는 반드시 행동해야 하고, 또 결정적으로 행동해야합니다.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Se stiamo affrontando conseguenze catastrofiche ed irreversibili, dobbiamo agire, e in modo deciso.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Si enfrentamos consecuencias catastróficas e irreversibles, debemos actuar, y debemos actuar decisivamente.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.We zien onomkeerbare, catastrofale gevolgen tegemoet; moeten we doortastend handelen.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Ако се изправим пред катострофални и необратими последици, трябва да действаме, и то решително.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.Если мы на пороге необратимых и катастрофических последствий, нам нужно действовать, и действовать решительно.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.אם נכונו לנו תוצאות בלתי-הפיכות והרות-אסון, עלינו לפעול, ולפעול בהחלטיות.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.اذا قابلتنا عواقب كارثية وغير قابلة للإصلاح، يجب أن نتصرف ، ونتصرف بحسم.
Telafi edilemez ve feci sonuçlarla yüzleşirsek harekete geçmeliyiz ve kararlı davranmalıyız.我々は行動しなければなりません、しかも断固として 正直言って、その晩から私にとって全てが変わりました
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.Am descoperit că pot face laptop-ul meu să se prefacă că e telefon.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.Ich entdeckte, dass ich mein ThinkPad dazu bringen konnte, sich als Telefon auszugeben.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.저는 제 씽크패드 노트북을 전화기처럼 만들 수 있다는 것을 발견했습니다.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.Odkryłem, że mogę przerobić mojego ThinkPada tak, by działał jak telefon.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.Tôi phát hiện có thể làm máy ThinkPad bắt chước điện thoại bàn.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.Я обнаружил, что я могу заставить свой ThinkPad притворяться, что он телефон.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.גיליתי שאני יכול לגרום ל-טינקפאד שלי להעמיד פנים שזה טלפון.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.اكتشفت أنه باستطاعتي أن أجعل مفكرتي تعمل كالهاتف.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.似てませんか? 似てない?
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınAlla användare ska tvingas till följande användare och grupp
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınAlle & brugere skal tvinges til følgende bruger/ gruppe
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınAlle gebruikers forceren tot de volgende gebruiker/groep
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınAz összes felhasználó ráképezése a következő felhasználó - vagy csoportnévre
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınForcer tous les utilisateurs vers l'utilisateur et le groupe suivant
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınFür alle Benutzer gilt die Festlegung auf folgenden Benutzer-/Gruppennamen
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınMọi người dùng nên bị ép buộc thành người dùng/ nhóm theo đây
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınTodos los usuarios se deben forzar al & siguiente usuario/ grupo
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınTodos os Utilizadores Terão Obrigatoriamente o Utilizador/ Grupo
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınTutti gli utenti dovrebbero essere costretti nel seguente utente/ gruppo
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınVšetci používatelia by mali byť premapovaní do & nasledujúceho užívateľa/ skupiny
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya Zorlansın& Wszyscy użytkownicy będą używać następującego użytkownika/ grupy
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınΌλοι η χρήστες θα εξαναγκαστούν στον & παρακάτω χρήστη/ ομάδα
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya Zorlansın& Асоцииране на потребителите със следните потребител и група
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya ZorlansınВсі користувачі повинні бути примушені до наступного користувача/ групи
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya Zorlansın& Принудительно использовать следующие ИД пользователя и группы
Tüm Kullanıcılar Şu Kullanıcı/ Grup Olarak Davranmaya Zorlansınالكل المستخدمون يجب أن إجباري إلى المتابعة المستخدم المجموعة