davranacağım ile cümle

davranacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Tavsiyene göre davranacağım.I will act on your advice.
Diğer insanların beklentileri bizim nasıl davranacağımızı etkiler.Other people's expectations affect how we behave.
Onu duymamışım gibi davranacağım.I'll pretend I didn't hear that.
Bir bayana nasıl davranacağımı biliyorum.I know how to treat a lady.
Nasıl davranacağımı bana söylemeni istemiyorum.I don't need you telling me how to behave.
Bu hiç olmamış gibi davranacağım.I'll pretend this never happened.
Sana kötü davranacağım.I will shit on you.
Ben onu söylemedin gibi davranacağım.I'm going to pretend you didn't say that.
Ben o olmamış gibi davranacağım.I'm going to pretend that didn't happen.
O olmamış gibi davranacağım.I'm going to pretend that didn't happen.
Nasıl havalı davranacağımı biliyorum.I know how to act cool.
Yok, hayır erdemli biri gibi davranacağım.No -- I'm going to be virtuous.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.We know how to deal with these fellows," and ignored them.
Büyük bir ciddiyetle yemin ediyorum bu çatıya kızlarım gibi davranacağım ve yetiştireceğimSo I solemnly swear to always treat this roof like my daughters and raise it
Lisias, enkarne olan birine nasıl davranacağımı bilmiyorum.I don't even know how to behave with the incarnate anymore, Lísias.
Basescu da, "Ulusun çıkarına olacak şekilde davranacağım." dedi."I will act in the interest of the nation," Basescu said.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Chúng tôi biết cách đối phó với những tên này," và làm bơ không biết họ.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Kami tahu cara menghadapi orang-orang ini," dan mengabaikan mereka
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.우리는 이런 녀석들을 처리하는 방법을 알고있죠." 그리고 그들을 무시했습니다.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Nous savons nous débrouiller avec ces types." et les a ignorés.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Sabemos cómo lidiar con estos tipos", y los ignoró.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Sappiamo come trattare questi tipi." E li hanno ignorati.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı."Știm cum să ne purtăm cu ei." Și i-au ignorat.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Tudjuk, hogyan bánjunk ezekkel a fickókkal." és figyelmen kívül hagyták őket.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.We weten hoe we met die kerels moeten omgaan." Ze negeerde ze.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Wir wissen wie man mit diesen Kerlen umgehen muss", und ignorierte sie.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Знаем как да се справяме с тези типове", и не им обърна внимание.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.Мы знаем, как справляться с такими парнями", и просто игнорировала их.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.אנחנו יודעות איך להתמודד עם הבחורים האלו," והתעלמה מהם.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.ونحن نعرف كيف نتعامل مع هؤلاء الأشخاص،" وتجاهلتهم.
Bu insanlara nasıl davranacağımızı biliyoruz" dedi ve o erkekleri hiç takmadı.男達を無視していました 女性への暴行が蔓延する国で
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Aşa voi face locului acestuia-zice Domnul-şi locuitorilor lui, şi voi face cetatea aceasta ca Tofetul.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Así haré a este lugar y a sus habitantes, dice Jehovah, para convertir esta ciudad como al Tófet
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Assim farei a este lugar e aos seus moradores, diz o Senhor; sim, porei esta cidade como Tofete.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Così farò - dice il Signore - riguardo a questo luogo e ai suoi abitanti, rendendo questa città come Tofet
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Ðức Giê-hô-va phán: Ta sẽ đãi chốn nầy cùng dân cư nó thể ấy; ta sẽ khiến thành nầy nên như Tô-phết.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Ðức_Giê - hô-va phán : Ta sẽ đãi chốn nầy cùng dân_cư nó thể ấy ; ta sẽ khiến thành nầy nên như Tô-phết .
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Így cselekszem e helylyel és ennek lakosaival, azt mondja az Úr, és olyanná teszem e várost, a milyen Tófet.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.In Jeruzalem zal het net zo zijn. Want ook Jeruzalem zal Ik met lijken vullen.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.나 여호와가 말하노라 내가 이곳과 그 중 거민에게 이같이 행하여 이 성으로 도벳 같게 할 것이라
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Kota ini dengan penduduknya akan Kujadikan seperti Tofet
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Niin minä teen tälle paikalle, sanoo Herra, ja sen asukkaille: minä teen tämän kaupungin Toofetin kaltaiseksi.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Således vil jeg gjøre med dette sted, sier Herren, og med dets innbyggere; jeg vil gjøre denne by lik Tofet.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Så skall jag göra med denna plats, säger HERREN, och med dess invånare; jag skall göra denna stad lik Tofet.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Tako storim temu kraju in njegovim prebivalcem, govori GOSPOD, in to mesto naredim podobno Tofetu.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Tak učiním místu tomuto, dí Hospodin, i obyvatelům jeho, a naložím s městem tímto tak jako s Tofet.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Tak uczynię temu miejscu, mówi Pan, i obywatelom jego, i postąpię sobie z tem miastem, tak jako z Tofet.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Така ще постъпя с това място и с жителите му, казва Господ, и ще направя тоя град като Тофет;
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.Так поступлю с местом сим, говорит Господь, и с жителями его; игород сей сделаю подобным Тофету.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.כן אעשה למקום הזה נאם יהוה וליושביו ולתת את העיר הזאת כתפת׃
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.هكذا اصنع لهذا الموضع يقول الرب ولسكانه واجعل هذه المدينة مثل توفه.
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.耶 和 華 說 、 我 必 向 這 地 方 、 和 其 中 的 居 民 如 此 行 、 使 這 城 與 陀 斐 特 一 樣
Bu kente de içinde yaşayanlara da böyle davranacağım, diyor RAB. Bu kenti Tofet gibi yapacağım.耶和華 說 、 我 必 向 這 地方 、 和 其中 的 居民 如此 行 、 使這 城與陀斐 特 一 樣
Büyük bir ciddiyetle yemin ediyorum bu çatıya kızlarım gibi davranacağım ve yetiştireceğimAsa ca jur solemn ca voi trata mereu acest acoperis ca pe fata mea...si il voi ridica
Büyük bir ciddiyetle yemin ediyorum bu çatıya kızlarım gibi davranacağım ve yetiştireceğimJe jure de toujours agir en tant que tel D'aimer mes filles et de les élever
Büyük bir ciddiyetle yemin ediyorum bu çatıya kızlarım gibi davranacağım ve yetiştireceğimTak som sa slávnostne prisahám, vždy zaobchádzať s touto strechou ako mojej dcéry a zdvihnite ho
Çünkü biz çevreyiz, ve birbirimize nasıl davrandığımız gerçekte çevreye nasıl davranacağımızdır.Denn wir sind die Umwelt und so wie wir uns gegenseitig behandeln werden wir auch die Umwelt behandeln.
Çünkü biz çevreyiz, ve birbirimize nasıl davrandığımız gerçekte çevreye nasıl davranacağımızdır.För vi är miljön, och hur vi bemöter andra är hur vi kommer att bemöta miljön.
Çünkü biz çevreyiz, ve birbirimize nasıl davrandığımız gerçekte çevreye nasıl davranacağımızdır.우리 자신이 환경이기 때문에, 지금 우리가 서로를 대하는 방식으로 환경도 대하게 될 것이기 때문입니다.
Çünkü biz çevreyiz, ve birbirimize nasıl davrandığımız gerçekte çevreye nasıl davranacağımızdır.Mert mi vagyunk a környezet, és ahogy bánunk egymással, úgy fogunk bánni a környezettel is.

İlgili Sayfalar