davranıyor ile cümle
davranıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sami, Leyla'ya bir kız kardeş gibi davranıyordu.Sami was treating Layla like a sister.
Sami, Ferit'miş gibi davranıyordu.Sami pretended to be Farid.
Sami gerçekten tuhaf davranıyordu.Sami was acting really weird.
Tom bana bir çocuk gibi davranıyordu.Tom treated me like a child.
Tom niye öyle davranıyor?Why's Tom behaving like that?
Tom neden böyle davranıyor?Why's Tom behaving like that?
Tom neden böyle çocukça davranıyor?Why's Tom behaving so childish?
Sami gerçekten kusurlu davranıyor.Sami is acting really sketchy.
Sami, Amerikan aksanı varmış gibi davranıyordu.Sami was pretending to have an American accent.
Çok insafsız davranıyorsun, değil mi?You're being very unfair, aren't you?
İki yüzlü davranıyorsun, değil mi?You're being hypocritical, aren't you?
Mantıksız davranıyorsun, değil mi?You're being unreasonable, aren't you?
Biraz züppe tavırlı davranıyorsun, değil mi?You're being a bit snobbish, aren't you?
Tom garip davranıyor, değil mi?Tom is acting weird, isn't he?
Tom dikkatli davranıyor, değil mi?Tom is being careful, isn't he?
Tom baştan savma davranıyor.Tom is being evasive, isn't he?
Tom ciddi davranıyor, değil mi?Tom is being serious, isn't he?
Tom tuhaf davranıyor, değil mi?Tom is acting strange, isn't he?
Tom garip bir biçimde davranıyor, değil mi?Tom is behaving oddly, isn't he?
Tom temkinli davranıyor, değil mi?Tom is being cautious, isn't he?
Tom ihtiyatlı davranıyor, değil mi?Tom is being cautious, isn't he?
Tom çocukça davranıyor, değil mi?Tom is being childish, isn't he?
Tom inatçı davranıyor, değil mi?Tom is being stubborn, isn't he?
Tom çocuk gibi davranıyor.Tom acts like a child.
Neden bu kadar çocukça davranıyorsun?Why are you acting so childish?
Tom ahır yemliğindeki köpek gibi davranıyor.Tom acts like a dog in the manger.
Son zamanlarda tuhaf davranıyor.He has been acting strangely lately.
Kedim bazen köpek gibi davranıyor.Sometimes my cat acts like a dog.
Cookie'nin doğum türü kedi, ama kendini köpek olarak tanımlayıp köpek gibi davranıyor.Cookie's birth assigned species is cat, but he identifies as and acts like a dog.
O tuhaf davranıyordu.He was acting strange.
Tobias son derece kaba davranıyordu.Tobias was being extremely rude.
Onlara konuşamayan bebekler gibi davranıyoruz.We treat them like babies who cannot speak.
Herkes temkinli davranıyor, risk seviyesi oldukça yükseldi."Everyone is feeling their way, the risk level has gone up substantially."
Lenin gibi Stalin de halk içinde tevazu ve gösterişsiz şekilde davranıyordu.Like Lenin, Stalin acted modestly and unassumingly in public.
Ve daha sonra medyadaki herkes sanki bu doğruymuş gibi davranıyor.And then, everyone in the media runs with it as if it's the truth.
Bu aşamada, PureView Pro optikleri ve pikselleri daha geleneksel bir şekilde davranıyor.At this stage, PureView Pro optics and pixels start behaving in a more conventional way.
Biz elimizdekinin değerini unutacak kadar rahat davranıyorduk ki bu gerçekten çok aptalcaydı.We did so much recording that the amount of stuff we had going on was quite crazy.
Roma Katolikleri ve protestanlar bir diğerine kötü davranıyorlardı.The Roman Catholics and the Protestants persecuted each other.
Hiç değilse kendisi öyleymiş gibi davranıyordu.At the end it was as he had wished.
Bu alette Siftable'lar ses kaynağı, klavye, bas ve davul gibi davranıyorlar.like lead, bass and drums.
Kendi evin gibi davranıyorsun.You act like it's your own home.
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.- No!
Ve artık tasarruf ve yatırım yaparken çok daha dikkatli davranıyoruz.And we're starting to be much more careful about how we save and how we invest.
Yine sunbae gibi davranıyorsun.Acting like the nicest senior, again.
Ve bunların her bir molekülü anlattığım solar hücreler gibi davranıyor.And each of these proteins acts just like that solar cell that I told you about.
Bir pislik gibi davranıyorsun.You're behaving like an asshole.
Dolayısla, parasal sistemde hepimiz hergele gibi davranıyoruz.So we're all sons of bitches in the monetary system.
Belki de çok bencilce davranıyorum.Maybe I'm being too selfish.
Sayın Hall övgü ve mobilya yukarı en olağanüstü davranıyor.Mr. Hall's compliments and the furniture upstairs was behaving most extraordinary.
Aynı şekilde, insanlar hayvanlara da bu şekilde davranıyor olabilir mi?Might the same be true of how humans treat other animals, or other earthlings?
Bu küçük kese ancak canlı olarak tarif edebileceğimiz bir şekilde davranıyor.This little bag is able to conduct itself in a way that can only be described as living.
Ben denize davranıyordu.I was acting overboard.
Aynı mı görünüyorsunuz? Aynı mı davranıyorsunuz? Nedir?You look the same, behave similarly, or what?
Dai, garip davranıyorsun...Dai, you're acting strange...
Burada halka çöplük gibi davranıyorlarThe people here were treated like garbage.
Ve size yani yakın çevreme, düşmanımmışsınız gibi davranıyorum.And I'm treating you, my inner circle, like you're the enemy.
Mars'lılar kurmuş gibi davranıyoruz.like they've been dropped from Mars, you know?
Ama sonra birdenbire... ...bana bir baba gibi, sevecen davranıyor.But then suddenly, some moments... like dad, he's tender.
Deli gibi davranıyorsun.You're acting insane!
Akan su bir theremin ya da bir keman gibi davranıyor.Flowing water acts like a theremin or a violin.
İlgili Sayfalar