davranır ile cümle
davranır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:négy apró állata [van] a földnek, a melyek bölcsek, elmések:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Neljä on maassa vähäisintä, mutta viisaan viisasta silti:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Patru vietăţi sînt mai mici pe pămînt, şi totuş din cele mai înţelepte:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Quatro coisas há na terra que são pequenas, entretanto são extremamente sábias;
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Quattro esseri sono fra le cose più piccole della terra, eppure sono i più saggi dei saggi
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Štyri veci sú ináče malými na zemi, ale sú nadmier múdre:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Teć są cztery rzeczy najmniejsze na ziemi, wszakże są mędrsze nad mędrców:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:To četvero je majhno na zemlji, ali modrejše od modrijanov:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Vier sind klein auf Erden und klüger denn die Weisen:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Τα τεσσαρα ταυτα ειναι ελαχιστα επι της γης, ειναι ομως σοφωτατα
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Вот четыре малых на земле, но они мудрее мудрых:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:Четири неща има на земята, които са малки, Но са извънредно мъдри:
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:ארבעה הם קטני ארץ והמה חכמים מחכמים׃
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:اربعة هي الاصغر في الارض ولكنها حكيمة جدا.
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:地 上 有 四 樣 小 物 、 卻 甚 聰 明
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:地上 有 四 樣 小物 、 卻甚聰明
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Ak hovoríme, že je niečo nemožné, budeme konať takým spôsobom, že to nemožným spravíme.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Als we iets onmogelijk noemen, handelen we zo dat het onmogelijk wordt.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Amikor valamit lehetetlennek hiszünk, egyben úgy viselkedünk, hogy a végén tényleg azzá is válik.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Če nekaj označimo kot nemogoče, delujemo tako, da to naredimo takšno.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Dacă numim ceva "imposibil", acţionăm în aşa fel încât devine imposibil.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.En affirmant qu'une chose est impossible, on agit de façon à ce qu'elle le devienne.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Jeżeli mówimy, że coś jest niemożliwe, nasze działanie sprawi, że tak właśnie będzie.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.무언가 불가능하다고 말하면 우리는 그렇게 되도록 행동합니다.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Nếu chúng ta cho điều gì đó là không thể, chúng ta hành động theo hướng chúng ta muốn chúng ra như thế
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Om vi säger att något är omöjligt beter vi oss som om det vore det.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Se chamamos algo de impossível, agimos de tal forma que o podemos tornar assim.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Se chiediamo qualcosa di impossibile, agiamo in modo tale da renderlo così.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Si decimos que algo es imposible, actuamos de tal manera que así lo hacemos.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Wenn wir etwas für unmöglich halten, handeln wir danach und es wird unmöglich.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Αν πούμε πως κάτι είναι αδύνατο, συμπεριφερόμαστε με τέτοιο τρόπο ώστε να είναι.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Ако наречем нещо невъзможно, действаме по начин, по който да го направим такова.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Если есть что-то, что мы считаем невозможным, мы действуем так, что это действительно становится невозможным.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Якщо ми впевнені, що щось неможливе, саме так і відбувається.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.אם אנחנו אומרים שמשהו הוא בלתי אפשרי. אנו פועלים בצורה כזאת, שנגרום לכך.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.إذا سميناه مستحيلا، سنعمل بطريقة ما لنجعله كذلك.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.私たちは不可能になるよう 仕向けているのです 少なくとも私は そんな生き方を拒みます
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Acho que se tratarmos bem as pessoas, as pessoas regressam e regressam por mais.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Behandler man andre ordenligt, kommer de tilbage igen og igen efter mere.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Cred ca daca tratezi oamenii bine, oamenii se vor intoarce si se vor intoarce pentru mai mult.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Creo que si tratas a la gente bien, la gente volverá y volverá en busca de más.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Én abban hiszek, hogy ha jól bánok az emberekkel, akkor az emberek újra meg újra visszajönnek.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Ich denke, wenn man Menschen gut behandelt, kommen sie wieder.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Io penso che se tratti bene le persone, torneranno da te e continueranno a tornare.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Jag tror att om du behandlar folk väl, så kommer de att komma tillbaka om och om igen.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Je pense que si vous traitez bien les gens, les gens vont revenir et vont revenir pour plus encore.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.제 생각으로는, 사람들에게 잘 대해주면 더 많은 보답이 돌아오게 되어있는 것 같구요.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Myślę, że jeśli traktujesz ludzi dobrze, będą do ciebie wracać po więcej.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Myslím, že chováte-li se k lidem dobře, vrátí se a budou se vracet stále.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Мисля, че ако се отнасяш добре с хората те ще се върнат при теб и ще искат още.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Я думаю, если к людям относиться хорошо, они вам отплатят той же монетой, а то даже и большей.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.Я думаю, якщо Ви добре ставитесь до людей, люди будуть повертатись і повертатись за більшим.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.אני חושב שבמידה ואתה מתייחס לאנשים טוב, אנשים יחזרו ויחזרו לעוד.
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.أعتقد أنك لو عاملت الناس بطريقة حسنة, ستأتى لك الناس مجددا طالبة المزيد
Eğer insanlara iyi davranırsanız, insanlar geri gelir ve daha fazlası için tekrar gelir.離れていくことはない この狭い世界で持てるものといえば評判くらいだ
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,,Căci numai dacă vă veţi îndrepta căile şi faptele, dacă veţi înfăptui dreptatea unii faţă de alţii,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,너희가 만일 길과 행위를 참으로 바르게 하여 이웃들 사이에 공의를 행하며
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Men bedrer eders Veje og eders Gerninger! Dersom I virkelig øver Ret Mand og Mand imellem,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Men dersom I bedrer eders veier og eders gjerninger, dersom I skifter rett mellem mann og mann,
Eğer yaşantınızı ve uygulamalarınızı gerçekten düzeltir, birbirinize karşı adil davranır,Nej, om I bättren edert leverne och edert väsende, om I dömen rätt mellan man och man,
İlgili Sayfalar