Binlerce olasılık bizi yeni bir hayata davet ediyor.Life offers us millions of possibilities.
Bir arkadaşını davet etmek ister misin?Would you like to invite a friend?
Tüm köylüler ziyafete davet edildi.All the villagers were invited to the feast.
Tom'u davet ettin, değil mi?You invited Tom, didn't you?
Tom'u partimize davet ettim.I invited Tom to our party.
Tom'u partime davet etmek istemiyorum.I don't want to invite Tom to my party.
Tom'u düğünüme davet etmedim.I didn't invite Tom to my wedding.
Tom'un davetini kabul etmedim.I didn't accept Tom's invitation.
Tom'u partime davet etmedim.I didn't invite Tom to my party.
Tom eğer davet edilseydi Mary'nin geleceğini düşünüyor.Tom thinks Mary would've come if she'd been invited.
Tom arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom invited his friends to dinner.
Bir davet aldınız mı?Did you receive an invitation?
Ben sık sık partilere davet edilirim.I'm often invited to parties.
Tom ve ben Mary'nin partisine davet edilmedik.Tom and I weren't invited to Mary's party.
Bir dahaki sefere seni davet edeceğim.I'll invite you next time.
Tom, Mary'yi partisine davet ettiğini söyledi.Tom said he invited Mary to his party.
Tom ve ben Mary'yi düğünümüze davet ettik.Tom and I invited Mary to our wedding.
Tom ve ben davet edilmedik.Tom and I weren't invited.
Tom davet edilmeli.Tom should be invited.
Davetkar bakışların var.You have bedroom eyes.
Tom'un davetimi kabul etmeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't accept my invitation.
Tom'u Boston'a davet ettim.I invited Tom to Boston.
Tom, Mary'nin partisine davet edilmediği için üzgündü.Tom is upset because he wasn't invited to Mary's party.
Mary'nin, partisine davet ettiği tek çocuk Tom'dur.Tom is the only boy that Mary has invited to her party.
Tom bana Mary'yi dansa davet etmek istediğini söyledi.Tom told me that he intended to ask Mary to the dance.
Mary'nin partisine davet edilen tek erkek Tom değildi.Tom wasn't the only boy invited to Mary's party.
Tom, Mary'nin partisine davet edilmeyi beklemiyordu.Tom didn't expect to be invited to Mary's party.
Mary'nin partisine davet edilen tek erkek Tom değil.Tom isn't the only boy invited to Mary's party.
Kesinlikle Tom'u davet edeceğiz.We'll definitely invite Tom.
Sami Ferit'i camiye davet etti.Sami invited Farid into the mosque.
Tom hafta sonu için Mary'i Boston'a davet etti.Tom invited Mary to Boston for the weekend.
Tom partisine çok fazla insanı davet etti.Tom invited too many people to his party.
Tom partisine bir sürü insanı davet etti.Tom invited a lot of people to his party.
Biz de davet edildik.We're invited, too.
Sami Leyla'yı İslam'a davet etti.Sami invited Layla to convert to Islam.
Sami Leyla'yı tekrar İslam'a davet etti.Sami invited Layla again to convert to Islam.
Kaptan kahvaltı için onu davet etti.The captain invited her for breakfast.
Yamyam onu kahvaltıya davet etti.The cannibal invited her to breakfast.
Mary'yi davet ettim, ama geleceğini sanmıyorum.I invited Mary, but I don't think she'll come.
Kaptan onları kahvaltıya davet etti.The captain invited them for breakfast.
Hem Tom hem de Mary davet edildi.Both Tom and Mary were invited.
Davet edilmediğimiz için partiye gitmedik.We didn't go to the party because we weren't invited.
Ben Tom'un düğününe davet edildim ama Mary edilmedi.I've been invited to Tom's wedding, but Mary hasn't.
Tom bizi partisine davet etti, ama gitmiyoruz.Tom invited us to his party, but we're not going.
Bence partimize çok fazla insanı davet ettik.I think we invited too many people to our party.
Tom beni partisine davet etti, ama gitmiyorum.Tom invited me to his party, but I'm not going.
Tom arkadaşlarını bir mangal için davet etti.Tom invited his friends over for a barbecue.
Ben partiye davet edilmedim, ama Tom edildi.I wasn't invited to the party, but Tom was.
Tom Mary'yi partisine davet edecek.Tom is going to invite Mary to his party.
Ben partiye davet edilmedim.I haven't been invited to the party.
Bu eğlenceli bir davet olacak.It's going to be a fun challenge.
Tom'u yemeğe davet etmem gerekir mi?Should I invite Tom to dinner?
Partiye davet edilmedim.I wasn't invited to the party.
Partilere hiç davet edilmiyorum.I'm never invited to parties.
Tom Mary'yi davet edecek.Tom is going to invite Mary.
Tom'u davet etmediğime pişmanım.I regret not inviting Tom.
Tom yemeğe davet edildi.Tom is invited to dinner.
Tom da davet edildi.Tom is invited, too.
Tom, davet edilmez.Tom isn't invited.
Tom davetli.Tom is invited.