Ana içeriğe geç
Sözlük

davası ile cümle

davası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Il verdetto per il processo a Pirate Bay.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Jest 11 i wyrok dla TPB został wydany.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Kezdődik a Pirate Bay ügy ítélethirdetése.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Kezdõdik a Pirate Bay ügy ítélethirdetése.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Le verdict est sur le point de tomber pour le procès de TPB.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Nu har domen kommit i Pirate Bay-målet.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Phán quyết cho là TPB phạm tội.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı. Saat 11:00."4人の被告の求刑は懲役1年"
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı. Saat 11:00.Lời phán quyết dành cho Pirate Bay, nó sẽ đến lúc 11 giờ.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı. Saat 11:00.TPB에 대한 평결이 11시에 진행되었습니다.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı. Saat 11:00.גזר הדין של משפט מפרץ .הפיראטים מוגש. השעה אחת עשרה
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı. Saat 11:00.المحاكمة في حق موقع القراصنة ستكون على الساعة الـ11
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Så er dommen komme i the Pirate Bay retssagen.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Se aşteaptă verdictul pentru procesul TPB.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Tuomio tapaukseen The Pirate Bay on saapunut.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Začíná vynesení rozsudku proti TPB.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Έφτασε η ώρα της ετυμηγορίας για τη δίκη του Pirate Bay.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Приговор будет находиться в Пиратской Bay суда.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Присъдата по делото за "Пиратският залив".
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Aber der HERR steht da, zu rechten, und ist aufgetreten, die Völker zu richten.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Domnul Se înfăţişază la judecată, stă în picioare ca să judece popoarele.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Ðức Giê-hô-va dấy lên đặng biện luận, Ngài đứng mà xét đoán các dân.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Ðức_Giê - hô-va dấy lên đặng biện_luận , Ngài đứng mà xét_đoán các dân .
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.GOSPOD je nastopil, da začne pravdo, stoji, da sodi ljudstva.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Herra asettuu käymään oikeutta, nousee kansoja tuomitsemaan.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Herren treder frem for å føre sak, og han står der for å dømme folkene.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Hospodin sa postavil, aby sa pravotil; stojí, aby súdil národy.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Il Signore appare per muovere causa, egli si presenta per giudicare il suo popolo
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Jehovah está de pie para litigar; está a punto de juzgar a su pueblo
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.여호와께서 변론하러 일어나시며 백성들을 심판하려고 서시도다
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.L`Éternel se présente pour plaider, Il est debout pour juger les peuples.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Maar de HERE maakt Zich klaar voor Zijn rechtzaak, waarin Hij de volken als beklaagden oproept!
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Men HERREN står redo att gå till rätta, han träder fram för att döma folken;
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.O Senhor levanta-se para pleitear, e põe-se de pé para julgar os povos.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Powstał Pan, aby sądził, stoi, aby sądził lud.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Stojíť Hospodin k rozsudku, stojí, pravím, k rozsudku s lidmi.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Til Rettergang er HERREN trådt frem, han tår og vil dømme sit Folk.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.TUHAN sudah siap untuk menggugat dan mengadili umat-Nya
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Ο Κυριος εξεγειρεται δια να δικαση και ισταται δια να κρινη τους λαους.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Восстал Господь на суд – и стоит, чтобы судитьнароды.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Господ става за съд, И застава да съди племената.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.נצב לריב יהוה ועמד לדין עמים׃
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.قد انتصب الرب للمخاصمة وهو قائم لدينونة الشعوب.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.耶 和 華 起 來 辯 論 、 站 著 審 判 眾 民
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.耶和華 起 來 辯論 、 站著審 判 眾民
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.A testemunha chave no caso de Ron era, na verdade, o verdadeiro assassino.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.De kroongetuige voor de aanklager in Rons zaak bleek uiteindelijk de werkelijke dader te zijn.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.E il testimone chiave dell'accusa nel caso di Ron fu colui che commise il crimine.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.En el caso de Ron, el testigo clave de la fiscalía resultó ser el verdadero autor del crimen.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.És végül, Ron esetében, a vád fő tanúja lett a tényleges elkövető.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Kluczowy świadek oskarżenia w sprawie Rona okazał się ostatecznie być prawdziwym napastnikiem.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.론 사건에서 검찰 측 핵심증인이었던 사람이 나중에 실제 범인으로 밝혀졌습니다. 론 사건에서 검찰 측 핵심증인이었던 사람이 나중에 실제 범인으로 밝혀졌습니다.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Le témoin clé au procès de Ron était, en fait, le vrai coupable.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Martorul cheie al statului în cazul lui Ron s-a dovedit într-un final a fi adevăratul criminal.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Und der Hauptzeuge der Staatsanwaltschaft war letztendlich der tatsächliche Täter.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.А ключовият свидетел на щата в случая на Рон в крайна сметка се оказал истинският виновник.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.И главный свидетель обвинения по делу Рона оказался, в итоге, настоящим виновным.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.ועד המפתח של המדינה במשפט של רון היה, בסופו של דבר, הפושע עצמו.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.الشاهد الرئيسي في قضية رون كان ، في نهاية المطاف ، مرتكب الجريمة الفعلي.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.実は犯人でした ロナルド ジョーンズは 28歳の女性をレイプして殺したとして
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod