İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Mensen eisen een nieuw proces.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Mọi người đang yêu cầu 1 phiên tái thẩm.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Mọi người đang yêu cầu một phiên tòa tái thẩm.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Nu krävs att rättegången ska tas om.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Orang-orang menuntut persidangannya diulang.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Populaţia cere rejudecarea cazului.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.Съдията по делото е обвинен в пристрастие. Хората искат ново дело.
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor..אנשים דורשים משפט חוזר
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.الناس يطالبون بإعادة المحاكمة
İnsanlar davanın yeniden görülmesini talep ediyor.知ったのは 昨夜です
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!(73:22) Восстань, Боже, защити дело Твое, вспомнивседневное поношение Твое от безумного;
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Gud, gør dig rede, før din Sag, kom i Hu, hvor du stadig smædes af bårer,
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!하나님이여 일어나사 주의 원통을 푸시고 우매한 자가 종일 주를 비방하는 것을 기억하소서
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Levanta-te, ó Deus, pleiteia a tua própria causa; lembra-te da afronta que o insensato te faz continuamente.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Levántate, oh Dios; defiende tu causa. Acuérdate de cómo te injuria el vil todo el día
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Lève-toi, ô Dieu! défends ta cause! Souviens-toi des outrages que te fait chaque jour l`insensé!
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Nouse, Jumala, aja asiasi. Muista, miten houkat herjaavat sinua kaiken aikaa.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Povstaniž, ó Bože, a veď při svou, rozpomeň se na pohanění, kteréžť se děje od nesmyslných na každý den.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Reis dig, Gud, før din sak, kom i hu at du blir hånet av dåren hele dagen!
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Sorgi, Dio, difendi la tua causa, ricorda che lo stolto ti insulta tutto il giorno
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Stå upp, o Gud; utför din sak. Betänk huru du varder smädad hela dagen av dåren.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Αναστα, Θεε δικασον την δικην σου μνησθητι του ονειδισμου, τον οποιον εις σε καμνει ο αφρων ολην την ημεραν.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!Стани, Боже, защити Своето дело; Помни как всеки ден безумният Те укорява.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!קומה אלהים ריבה ריבך זכר חרפתך מני נבל כל היום׃
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!قم يا الله. اقم دعواك. اذكر تعيير الجاهل اياك اليوم كله.
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!神 阿 、 求 你 起 來 、 為 自 己 伸 訴 . 要 記 念 愚 頑 人 怎 樣 終 日 辱 罵 你
Kalk, ey Tanrı, davanı savun! Anımsa akılsızların gün boyu sana nasıl sövdüğünü!神阿 、 求 你 起來 、 為 自己 伸訴 . 要 記念 愚頑人 怎 樣終 日 辱罵你
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyor그가면 또는 그것은 스텔스로해야 필요합니다. 그런 다음,이 사건 이후, 그래서 지금처럼 그것이 비롯되는 스탠드
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorאו אם הוא עושה, הוא צריך להיות על ידי התגנבות. לאחר מכן, מאז המקרה כל כך כמו עכשיו עומד תצמח,
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorأو إذا كان عليه أن يفعل ، فإنه يجب أن تكون احتياجات خلسة. ثم ، منذ قضية تقف حتى الآن لأنها أدارك ،
O Veya, eğer gizlice olmalıdır. Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyor私はそれが最高のあなたが郡と結婚したと思う。 O、he'sa素敵な紳士!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Ascultaţi dar ce zice Domnul; ,,Scoală-te, judecă-te înaintea munţilor, şi dealurile să-ţi audă glasul!...
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Ascoltate dunque ciò che dice il Signore: «Su, fà lite con i monti e i colli ascoltino la tua voce
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Čujte vendar, kar pravi GOSPOD: Vstani, pravdaj se vpričo gorá in hribi naj slišijo tvoj glas!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Halljátok csak, a mit mond az Úr! Kelj fel, perelj a hegyekkel, és hallják meg szódat a halmok.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Hören vad HERREN säger: Stå upp och utför din sak inför bergen, och låt höjderna höra din röst.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Höret doch, was der HERR sagt: Mache dich auf und rechte vor den Bergen und laß die Hügel deine Stimme hören!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Hør, hvad HERREN taler: Kom fremfør din Trætte for Bjergene, lad Højene høre din Røst!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Hør nu hvad Herren sier: Reis dig, før din sak for fjellene, og la haugene høre din røst!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.너희는 여호와의 말씀을 들을지어다 내게 이르시기를 너는 일어 나서 산 앞에서 쟁변하여 작은 산으로 네 목소리를 듣게 하라 하셨나니
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Kuulkaa, mitä Herra sanoo: Nouse ja käy oikeutta vuorten kanssa, ja kukkulat kuulkoot sinun äänesi.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Nože počujte to, čo hovorí Hospodin: Vstaň a pravoť sa s vrchami, a brehy nech počujú tvoj hlas!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Oíd, por favor, lo que dice Jehovah: "¡Levántate, pleitea junto a los montes, y que oigan las colinas tu voz
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Ouvi agora o que diz o Senhor: Levanta-te, contende perante os montes, e ouçam os outeiros a tua voz.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Słuchajcie, proszę, co mówi Pan: Wstań, rozpieraj się z temi górami, a niech słuchają pagórki głosu twego.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Slyštež nyní, co praví Hospodin: Vstaň, suď se s těmito horami, a nechť slyší pahrbkové hlas tvůj.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Слушайте, что говорит Господь: встань, судисьперед горами, и холмы да слышат голос твой!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.שמעו נא את אשר יהוה אמר קום ריב את ההרים ותשמענה הגבעות קולך׃
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.اسمعوا ما قاله الرب. قم خاصم لدى الجبال ولتسمع التلال صوتك.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.以 色 列 人 哪 、 當 聽 耶 和 華 的 話 。 要 起 來 向 山 嶺 爭 辯 、 使 岡 陵 聽 你 的 話
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.以色列人 哪 、 當聽 耶和華 的話 。 要 起來 向 山嶺爭辯 、 使岡陵聽 你 的 話
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorApoi, deoarece cazul, astfel stă ca bărbat, acum,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorAztán, mivel az eset úgy áll, mint most néki,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorDan, aangezien de zaak dit staat als het nu doet,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorDann, da der Fall, so steht als jetzt doth,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorDerefter drejer det, så står som nu gør efter,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorEnsuite, depuis l'affaire se trouve donc que maintenant il doth,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorEntão, já que o caso assim se destaca como agora ele faz,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorEntonces, dado que el caso lo mantiene como ahora se agita,,
Sonra, davanın bu yana, bu yüzden şimdi erdirmez duruyorKemudian, sejak kasus sehingga berdiri sebagai Adakah sekarang,