Ana içeriğe geç
Sözlük

davanı ile cümle

davanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İki çırak, davanın giderek vatan- millet davası gibi büyütülmesine alet olurlar.Sempre pronto para dobrar a lei para fazer as coisas acontecerem, como a maioria dos moradores da cidade.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.O condenado deve cumprir as condições durante o período de prova.
Sabırsızlıkla yanıtınızı bekliyorum ve hiçbir hukuksal davanın gerekli olmayacağını umuyorum.Daarvoor was geen proces nodig en er was ook geen mogelijkheid voorzien voor een juridisch verweer.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Hij gaf Mans zijn oordeel over hun betrouwbaarheid.
Davanın daha önceki adı Obergefell v.Sąd powołał się na wyrok w sprawie Obergefell v.
2005 nisanında, savcılığın itirazı üzerine bir Alman mahkemesi davanın yeniden görüşülmesini kabul etti.W kwietniu 2005 niemiecki sąd nakazał ponowny proces po apelacji prokuratury.
Davanın iddianamesi 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.Wyrok ogłoszono 25 kwietnia 1988 roku.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.Prokurator może przystąpić do postępowania w każdym jego stadium.
Buna göre, davanın tarafları dava dilekçesine göre belirlenir.Termin uzależniony jest od przedmiotu skargi.
Anayasa Mahkemesinin verdiği karar üzerine davanın yeniden yargılanmasına karar verildi.Z powodu zgłoszonych skarg wyborczych, Sąd Konstytucyjny nakazał przeprowadzenie powtórnego liczenia głosów.
Davanın iddianamesinde 49 ların lideri olarak yargılanmıştır.Jej działacze zostali osądzeni w procesie 59.
Davanın ihbarıHistoria Sądu,
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Wniosek do Sądu Najwyższego nie został zaakceptowany.
29 Ağustos 2001 günü davanın ilk duruşmasında sanıklar suçlamaları kabul etmedi.Pierwszego dnia procesu, 11 stycznia 2001, nie przyznawała się do winy.
Buna göre, davanın tarafları dava dilekçesine göre belirlenir.Domstolen kan inte annat än meddela dom i enlighet med yrkandet.
Dava, New York'un güney kesimindeki başka bir davanın sonucunu beklemektedir.Відповідний документ був направлений до окружного суду Нью-Йорка.
Davanın ilk iki günü Yargıç Leonid Akubjanov tarafından iddianame okundu.Обидва позови розглядав суддя Віктор Попревич.
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.Obvinění vznesená proti němu se týkala víry v Trojici.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.Ministr spravedlnosti nicméně může jakoukoli z těchto podmínek prominout.
24 Kasım 2010 tarihinde davanın yeniden açılacağı açıklandı.La 24 decembrie s-a anunțat că redeschiderea lucrărilor Parlamentului va fi amânată.
Bu davanın ardından başka bir dava 10 Ağustos'ta yapıldı.Recunoașterea ca satelit a avut loc în urma unui caz ​​care a avut loc pe 10 aprilie.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.Pe 9 noiembrie, The Times a criticat această decizie.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verdi.Hotărârea a închis posibilitățile de recurs în acest caz.
Davanın daha önceki adı Obergefell v.Cu toate acestea, în cazul judiciar cunoscut sub denumirea de "Prigg v.
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)(Angol nyelvű oldalak: 317; 319, 321, 323, 325, 327, 329; 330-331; 333; 334-335.)
Sabırsızlıkla yanıtınızı bekliyorum ve hiçbir hukuksal davanın gerekli olmayacağını umuyorum.Lelkesen várom a válaszát, és remélem, nem kell lépéseket tennünk.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Második kormányzati ciklusára rányomta bélyegét a Monica Lewinsky-botrány.
12 Temmuz 2018'de yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında 13 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi.Hänet tuomittiin heinäkuussa 2018 kolmentoista vuoden vankeusrangaistukseen.
Tebliğ Cemaati, davanın hem kocalarından, hem de çocuklarına bakmaktan mühim olduğunu öğretir.Hutunaiset, olkaa tarkkaavaisia ja varmistakaa, että aviomiehenne, veljenne ja poikanne tajuavat tämän.
Davanın tek kadın tutuklusuydu.Yksi pidätetyistä oli nainen.
Bunu gören Zehra çok sevinir ve davanın yeniden görülmesini bekler.Kagura on ihastunut Sesshōmaruun ja on iloinen, kun pääsee näkemään tämän vielä kerran ennen kuolemaansa.
Yargıçlardan biri Ustaşa idi ve davanın düşmesini istedi.Kaksi tuomaria erosi ja oikeudenkäynti keskeytyi.
Schacht davanın sonunda beraat etti.Schinás pysyi tyynenä oikeudenkäynnissä.
Bu yeni bilgilerle dedektifler bu davanın büyüklüğünü anladılar.Tämän tiedon hänelle paljasti Arvuuttaja.
Bu davanın ardından başka bir dava 10 Ağustos'ta yapıldı.Asiasta tehtyjen valitusten käsittelyn jälkeen päätös toteutettiin elokuussa.
Semih Özakça, davanın altıncı duruşmasında yargılandığı tüm suçlamalardan beraat etmiştir.Υπήρξε μάρτυρας κατηγορίας κατά τη Δίκη των Έξι.
Davanın iddianamesi 25 Temmuz 2008'de kabul edildi.Η υπόθεση εκδικάσθηκε στις 27 Ιουλίου 2009.
Davanın ilk duruşması 9 Nisan 2010'da Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde yapıldı.Η δίκη σε δεύτερο βαθμό ξεκίνησε στις 9 Απριλίου 2014, στο Μικτό Ορκωτό Εφετείο Λαμίας.
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Sagen blev ikke indbragt for Højesteret.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.Den 9. november kritiserede The Times denne beslutning.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Vor sags retfærdighed vil også blive anerkendt.
Davanın sonucunda Avrupa Birliği kazandı.I alle tre tilfælde vandt det europæiske hold.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verdi.Med dette unngikk de at saken havnet i retten.
Babam da senin davanın doğruluğunu itiraf ederdi.Nemnda kritiserte også ombudets behandling av saken.
Davanın ihbarı, tahkikat evresi tamamlanıncaya kadar geçen dönem içerisinde yapılabilir.Men kan det bli gjort, når forseelsen allerede har skjedd?
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Topik yang diangkat pada saat itu adalah skandal Monica Lewinsky.
Schacht davanın sonunda beraat etti.G.O kemudian mengakhiri kontraknya lewat pengadilan .
Bu davanın ardından başka bir dava 10 Ağustos'ta yapıldı.Sau sự việc này, một lời buộc tội được đưa ra vào ngày 13 tháng 8.
Davanın tek kadın tutuklusuydu.裁判の中で唯一の女性被告であった。
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.彼らは不満を第三身分陳情書に書き示した。
Davanın görülmesine 13 Nisan 2015 tarihinde yapılacak ilk duruşma ile başlanacaktır.2005年4月21日、初公判が開かれる。
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)これにはランフォードの功績を高めることで相対的にマイヤーの功績を下げる目的もあったと推定されている)。
2 gün sonra davanın ikinci duruşmasında serbest bırakıldı.彼は2回目の裁判で無罪となった。
Davanın 35. duruşmasında bu sözleri düşünülmeden rastgele söyleniş sözler olarak nitelendirmiştir.^ 以下、本段落は特記ない限り第35話による。
Davanın bazı sanıkları 1964'te görülen Rivonia Davası'nda hüküm giymişlerdir.一些被告後來於1964年在里沃尼亞審判(英语:Rivonia Trial)中被定罪。
Bu davanın ardından başka bir dava 10 Ağustos'ta yapıldı.接著另一場關於密謀者的審判是在8月10日。
Davanın ardından hapishanede adi suçlulara açıldı.二审死缓后,狱中巧遇真凶。
Meri 27 Mart 2009'da 89 yaşında ölünce davanın görülmesi durduruldu.审判因为梅里2009年3月27日逝世而中断,他死時89岁。
Sabırsızlıkla yanıtınızı bekliyorum ve hiçbir hukuksal davanın gerekli olmayacağını umuyorum.有法律专家认为此情况不可想象,辩护不会有效果。
Stalin'in de Tiflis'ten ayrılıp Bakü'de davanın sonucunu beklemesi emredildi.事件发生后,穆赫塔罗夫被停职,斯大林被勒令离开第比利斯前往巴库等待案件的裁决。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
davanı ile cümle - Sayfa 3 - davanı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App