Kan davamız çocukluğumuza kadar uzanır.Our feud traces back to our childhood.
Davamız devam ediyor.I don't know." No. You know.
Benim davamı kovalıyor şimdi !He's been following my case.
İnternette ve televizyonda boy göstermeleri davamıza bir çok yeni üyenin katılmasına vesile oldu.And all this TV and Internet exposure has led to a great many recruits to our cause.
Bu davamızı ilerletirken karşılaşacağımız engellerden bir tanesi de sınavlardır.So one of the roadblocks we have in moving this agenda forward is exams.
- Davamızı çok iyi anlatmışsınız.- You have put our case perfectly.
"Bizim davamız yeni, demek ki yeni düşüncelerimiz olmalı ve eylemlerimiz de yeni olmalı."As our case is new, so we must think anew and act anew.
‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir, Davamı Ona bırakırdım."But as for me, I would seek God. I would commit my cause to God,
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum."Surely I would speak to the Almighty. I desire to reason with God.
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Hear now my reasoning. Listen to the pleadings of my lips.
İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum.See now, I have set my cause in order. I know that I am righteous.
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.I would set my cause in order before him, and fill my mouth with arguments.
Çünkü hakkımı, davamı sen savundun, Adil yargıç olarak tahta oturdun.For you have maintained my just cause. You sit on the throne judging righteously.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Plead my cause, and redeem me! Revive me according to your promise.
Davamı sen savundun, ya Rab, Canımı kurtardın.Lord, you have pleaded the causes of my soul; you have redeemed my life.
Bana yapılan haksızlığı gördün, ya RAB, Davamı sen gör.Yahweh, you have seen my wrong. Judge my cause.
"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."And declared to them in public and in private,
Katından bir rahmet ver ve şu dâvamızda doğruluk ve muvaffakiyet ihsan eyle bize!”Give us mercy from Yourself, and arrange guidance for us in our affair.”
Kral, Frank geleneğinin davamı, krallığın önde gelen soyluları tarafından resmen seçilirdi.Il re formalmente era eletto dai capi della nobiltà del regno, continuando la tradizione franca.
Kral, Frank geleneğinin davamı, krallığın önde gelen soyluları tarafından resmen seçilirdi.O rei era formalmente eleito pelos líderes da nobreza no reino, continuando com a tradição dos francos.
Kral, Frank geleneğinin davamı, krallığın önde gelen soyluları tarafından resmen seçilirdi.Het hof wilde de dood van de koning beslist in de koningsgezinde ochtendkranten gepubliceerd zien.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Reform av finanser och skatter.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Büntetési és börtönrendszerünk reformja.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Finans- og skattereform.
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Hướng dẫn Thủ tục và lệ phí
Üyeleri arasında Cosa Nostra (İtalyancada "bizim davamız/işimiz/şeyimiz") ismi ile tanınır.Njezini članovi obično je zovu cosa nostra (talijanski izgovor: , tal. naša stvar).
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Ale ja budem hovoriť so Všemohúcim a chcem sa pokonávať so silným Bohom.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Azonban én a Mindenhatóval akarok szólani; Isten elõtt kivánom védeni ügyemet.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Dar vreau să vorbesc acum Celui Atotputernic, vreau să-mi apăr pricina înaintea lui Dumnezeu.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Doch wollte ich gern zu dem Allmächtigen reden und wollte gern mit Gott rechten.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Jistě žeť já s Všemohoucím mluviti, a s Bohem silným o svou při jednati budu.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.참으로 나는 전능자에게 말씀하려 하며 하나님과 변론하려 하노라
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Ma io all'Onnipotente vorrei parlare, a Dio vorrei fare rimostranze
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Mais je veux parler au Tout Puissant, Je veux plaider ma cause devant Dieu;
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Mas eu falarei ao Todo-Poderoso, e quero defender-me perante Deus.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Men jeg vil tale til den Allmektige, og jeg har lyst til å rettferdiggjøre mig for Gud.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Men til den Almægtige vil jeg tale, med Gud er jeg sindet at gå i Rette,
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Men till den Allsmäktige vill jag nu tala, det lyster mig att gå till rätta med Gud.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Mutta minä mielin puhua Kaikkivaltiaalle, minä tahdon tuoda todistukseni Jumalaa vastaan.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Och, wat verlang ik ernaar rechtstreeks met de Almachtige te spreken. Ik wil dit alles met God Zelf bespreken.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Sin embargo, yo hablaré al Todopoderoso, pues quiero argumentar con Dios
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Song ta muốn thưa với Ðấng Toàn năng, Ước ao biện luận cùng Ðức Chúa Trời:
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Song ta muốn thưa với Ðấng_Toàn năng , Ước_ao biện_luận cùng Ðức_Chúa_Trời :
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Tetapi aku hendak bicara dengan Yang Mahakuasa; aku ingin membela perkaraku di hadapan Allah
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Toda jaz hočem govoriti k Vsegamogočnemu, želja mi je, predložiti pravdo svojo Bogu mogočnemu.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Wszakże radbym z Wszechmocnym mówił, i radbym się z Bogiem rozpierał.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Αλλ' ομως θελω λαλησει προς τον Παντοδυναμον, και επιθυμω να διαλεχθω μετα του Θεου.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Но аз бих говорил на Всемогъщия, И желая да разисквам с Бога;
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.Но я к Вседержителю хотел бы говорить и желал бы состязаться с Богом.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.אולם אני אל שדי אדבר והוכח אל אל אחפץ׃
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.ولكني اريد ان اكلم القدير وان أحاكم الى الله.
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.我 真 要 對 全 能 者 說 話 、 我 願 與 神 理 論
Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak, Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.我 真 要 對 全能者 說話 、 我願與 神理論
Babam davamı desteklemek için, oğlunun seçimini ve eş seçimini kabul ettiğini söylemek için yanıma geldi.Mijn vader ging mee om mijn zaak te ondersteunen. Hij zou zeggen dat hij de keuze van zijn zoon had aanvaard.
Babam davamı desteklemek için, oğlunun seçimini ve eş seçimini kabul ettiğini söylemek için yanıma geldi.Mój ojciec stawił się na spotkaniu ze mną, aby wyrazić aprobatę co do wyboru mojej małżonki.
Bana yapılan haksızlığı gördün, ya RAB, Davamı sen gör.Doamne, ai văzut apăsarea mea: fă-mi dreptate.
Bana yapılan haksızlığı gördün, ya RAB, Davamı sen gör.Du ser, HERRE, den orätt mig vederfares; skaffa mig rätt.
Bana yapılan haksızlığı gördün, ya RAB, Davamı sen gör.Du siehest, HERR, wie mir so Unrecht geschieht; hilf mir zu meinem Recht!
Bana yapılan haksızlığı gördün, ya RAB, Davamı sen gör.Éternel, tu as vu ce qu`on m`a fait souffrir: Rends-moi justice!
Bana yapılan haksızlığı gördün, ya RAB, Davamı sen gör.Hai visto, o Signore, il torto che ho patito, difendi il mio diritto