davalarını ile cümle

davalarını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
-Başka davalarınız var mı?-Есть ли у вас другие испытания?
-Başka davalarınız var mı?- Имаш ли други дела?
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62% des procès actuels de violation de brevets concernent le logiciel.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62% din procesele privind brevetele sunt relativ la software.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.현재 특허 소송의 62퍼센트는 소프트웨어 관련이며
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62 por cento de todos os processos de patentes são agora sobre software.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62 procent af alle patent søgsmål omhandler nu software.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62 procent wszystkich sporów patentowych dotyczy oprogramowania.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62 Prozent aller Patent-Prozesse behandeln Software.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62% van alle patenten rechtszaken gaan nu over software.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62% všech patentových soudních sporů se týká softwaru.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62% всех патентных исков в настоящее время касаются программного обеспечения.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62% от всички патентни дела днес са за софтуер.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.62 אחוזים מכל תביעות הפטנטים הם כעת על תוכנה.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.Il 62% delle cause sui brevetti sono tutte per questioni legate al software.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.Το 62 τοις εκατό του συνόλου των δικαστικών αγωγών για ευρεσιτεχνίες είναι τώρα για το λογισμικό.
Bugün tüm patent davalarının yüzde 62'si yazılım üzerine.その損失はなんと 5000億ドルだ
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Keď tedy máte súdy o veci časného života, ktorých nemajú za nič vo sbore, tých posaďte, aby súdili!
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?그런즉 너희가 세상 사건이 있을 때에 교회에서 경히 여김을 받는 자들을 세우느냐
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Når I da har saker om timelige ting, så setter I dem til dommere som ikke aktes for noget i menigheten!
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Når I da have Sager om timelige Ting, sætte I da dem til Dommere, som ere agtede for intet i Menigheden?
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Protož když byste měli míti soud o tyto časné věci, těmi, kteříž nejzadnější jsou v církvi, soud osaďte.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Przeto jeźlibyście mieli sądy o rzeczy doczesne, tych, którzy są najpodlejsi we zborze, na sąd wysadzajcie.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Se dunque avete liti per cose di questo mondo, voi prendete a giudici gente senza autorità nella Chiesa
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Βιωτικας λοιπον κρισεις εαν εχητε, τους εξουθενημενους εν τη εκκλησια τουτους καθιζετε κριτας.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?А вы, когда имеете житейские тяжбы, поставляете своими судьями ничего не значащих в церкви.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Коли ж маєте судитись про житейські речі, то хоч би упослїджених у церкві беріть за суддів.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?ואתם כאשר יש לכם דיני ממונות מושיבים אתם את הנחשבים לאין בקהל לשפטיכם׃
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?فان كان لكم محاكم في امور هذه الحياة فأجلسوا المحتقرين في الكنيسة قضاة.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?既 是 這 樣 、 你 們 若 有 今 生 的 事 當 審 判 、 是 派 教 會 所 輕 看 的 人 審 判 麼
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?既 是 這樣 、 你 們 若 有 今生 的 事當 審判 、 是 派 教會 所 輕 看 的 人 審判麼
Evet, hakikaten gelemezmiş zaten. -Başka davalarınız var mı? -Özel davalar.Así que no es muy probable que venga. -¿Tienen más juicios?
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiBehandling av brottmål i Finland
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiProcedimientos penales en Finlandia
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiRikosasian käsittely Suomessa
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiTraitement des affaires pénales en Finlande
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiПорядок рассмотрения уголовных дел в Финляндии
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiتداول القضية الجنائية في فنلندا
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişi芬兰的刑事诉讼程序
- mahkemesidir, patent davalarını dinliyor.Ť Seraient-ils mieux si le systčme des brevets était supprimé ? La réponse est probablement Ť oui ť.
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Akože ponesiem samotný vašu ťarchu, vaše bremä a vašu zvadu?!
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Comment porterais-je, à moi seul, votre charge, votre fardeau et vos contestations?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Como posso eu sozinho suportar o vosso peso, as vossas cargas e as vossas contendas?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Cum aş putea să port eu singur pricinile voastre, povara voastră şi certurile voastre?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Jakoż sam znosić mam ciężką pracę około was, i brzemię wasze, i swary wasze?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Kako pa naj sam prenašam vaše težave, vaše breme in vaše prepire?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?그런즉 나 홀로 어찌 능히 너희의 괴로운 것과 너희의 무거운 짐과 너희의 다툼을 담당할 수 있으랴
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Kterak bych nesl sám práci vaši, břímě vaše a nesnáze vaše?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Maar ik, één man, kan niet al uw problemen en ruzies oplossen.
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Ma come posso io da solo portare il vostro peso, il vostro carico e le vostre liti
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Men huru skall jag ensam kunna bära tyngden och bördan av eder och edert tvistande?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Men hvorledes kan jeg alene bære strevet og møien med eder og alle eders tretter?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?men hvorledes skal jeg ene kunne bære hele Besværet og Arbejdet med eder og eders Stridigheder?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Miképen viselhetném én egymagam a terheiteket és a ti bajaitokat és a ti pereiteket?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Một mình ta làm thế nào mang lấy trách nhiệm và gánh nặng về điều tranh tụng của các ngươi?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Một_mình ta làm thế_nào mang lấy trách_nhiệm và gánh nặng về điều tranh_tụng của các ngươi ?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Pero, ¿cómo podré llevar yo solo vuestras preocupaciones, vuestras cargas y vuestros pleitos
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?Wie kann ich allein solche Mühe und Last und Hader von euch ertragen?
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?πως θελω δυνηθη εγω μονος να βαστασω την ενοχλησιν σας και το φορτιον σας και τας αντιλογιας σας;
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim?как же мне одному носить тягости ваши, бремена ваши и распри ваши?

İlgili Sayfalar