Ana içeriğe geç
Sözlük

davaları ile cümle

davaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ceza davalarında, yasayla belirlenen özel durumlarda sanık bulunmadan da duruşma yapılabilir.(3) Obviněného nebo podezřelého z trestného činu je možno zadržet jen v případech stanovených v zákoně.
Ceza davalarında yaşanan avukat.Pomocník při soudních sporech.
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.Totuși, victimele Proceselor de la Moscova au fost absolvite de vină abia în 1988.
Çin'de, insan kaçakçılığı ve ciddi yolsuzluk davaları ölüm cezası ile sonuçlanabilir.În China de exemplu, traficul de carne vie sau cazurile grave de corupție sunt pedepsite cu moartea.
Monothelites'e davalarını sundular.A inițiat o serie de persecuții împotriva monofizitilor.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.Sheriff court⁠(d) sunt principalele instanțe penale și civile, și primesc cele mai multe cazuri.
"Ergenekon davaları birleştirildi".A Derencsényi örökösök birják.”
Avrupa'ya kaçmak istediği dönemler ise hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği zamanlardı.Mikorra Európába ért, már aggódott, mi vár rá.
Holokost inkârı davalarında çoğunlukla bu kavrama dayanılmaktadır.Sok vallásos ember számára a kérdést leginkább a holokauszt vetette fel.
Yabancıların ikâmetine ilişkin davaları takip etmek.Menettelyt ulkomaalaisten kohdistamiselle.
Aynı durum hukuk davaları için de geçerlidir.Sama koskee lainsäädäntötyötä.
Bu töre, aileler arasındaki kan davalarını ortadan kaldırmak için de bir yöntem olarak kullanılmaktadır.Yksi esimerkki prosessista on veren jakaminen vampyyrilepakoiden kesken.
Bu komisyon aracılığıyla Türkiye'deki siyasi davaları takip etti ve tutukluları ziyaret etti.Siellä hän osallistui poliittisten vankien mielenilmauksiin ja yritti paeta.
Duruşma, normal Amerikan davalarından farklıydı.Heidän murteensa eroaa jonkin verran tavallisesta amerikanenglannista.
Ceza davalarında yaşanan avukat.Vastaajakäsitteestä rikosprosessioikeudessamme.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.Amtsgericht on ensimmäinen oikeusaste useimmissa siviili- ja rikosoikeudellisissa menettelyissä.
Ergenekon davaları kapsamında, OdaTV'ye 14 Şubat ve 3 Mart 2011'de iki defa operasyon yapıldı.Nygård on juontanut NRJ:n iltalähetyksen kahdesti vuonna 2011, 11. helmikuuta ja 4. marraskuuta.
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.Τα θύματα των Δικών της Μόσχας δεν αποκαταστάθηκαν μέχρι το 1988.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.Τα δημόσια δικαστήρια εκδικάζουν τις αστικές και τις περισσότερες ποινικές υποθέσεις.
Fakat açılan davaların hiçbirinden sonuç alınamamıştır.Στη πραγματικότητα καμία όμως από αυτές τις κατηγορίες που εξαπέλυε δεν είχε υπόσταση.
Davaları Eylül içinde devam etti.Operationerne optoges i september.
Çin'de, insan kaçakçılığı ve ciddi yolsuzluk davaları ölüm cezası ile sonuçlanabilir.I Kina blir menneskehandel og alvorlige tilfeller av korrupsjon straffet med dødsstraff.
Aynı durum hukuk davaları için de geçerlidir.Det samme gjelder for avgjørelser fra lagmannsrettene.
Google davaları Google'nin lehine sonuçlanmıştır.Det har skjedd utnyttelser av Google Søks system.
Uğurlu Meze ismiyle beraber kan davaları da son bulmuştur.Kemudian terjadi pula perkawinan antara orang Melayu dengan orang Bajau, yang diberi gelar kare.
Yasaya göre, siyasi partilerin kapatılması davalarında 5/3 çoğunluk aranacak.Daftar konstitusional undang-undang harus disetujui dalam 3/5 suara mayoritas.
Gizemli ve karışık davaları çözmekle uğraşır.Dia bekerja untuk menyelesaikan kasus-kasus rumit dan gaib.
Boşanma davaları gibi.Penyebab perceraian bermacam-macam.
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.Tuy nhiên, các nạn nhân của Vụ án Moskva chỉ được giải oan tất cả mọi tội lỗi vào năm 1988.
Müslüman olmayanların davaları şeriat mahkemesinde görülmez.Những người không phải Hồi giáo không được phép vào tòa án Sharia.
Ordinamenti davalarının hükümleri üzerine görevlendirme yoktu."Cục Bản quyền không có thẩm quyền đưa ra hình thức xử phạt.
Yasaya göre, siyasi partilerin kapatılması davalarında 5/3 çoğunluk aranacak.Số phiếu được ấn định không dưới 3/5 tổng số các Quốc gia ký kết.
Aynı durum hukuk davaları için de geçerlidir.同じことは法史料にもあてはまる。
Mahkemelerdeki davaların çoğu bu çeşittir.多数当事者訴訟の一形態である。
Çin'de, insan kaçakçılığı ve ciddi yolsuzluk davaları ölüm cezası ile sonuçlanabilir.在中国,贩卖人口以及严重的腐败也会导致被判死刑。
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.但是在莫斯科审判中被判的布哈林等人直到1988年才被平反。
Aynı durum hukuk davaları için de geçerlidir.相同的情況適用於地產法庭。
1937'de, Moskova Davaları sırasında Rokossovski de Polonya ve Japonya ajanı olduğu iddiası ile tutuklandı.1937年8月,罗科索夫斯基突然遭到逮捕,有人指控他與波蘭和日本的諜報機關有瓜葛,被判處死刑。
Yargılamanın aleniyeti ilkesi Anayasa Mahkemesi davalarında geçerli değildir.他们声称,宪法给予最高法院的初审管辖权的部分并不适用。
Baştan beri mevcut olan kendilerine ait aralarında olan davaları ve çelişkileri çözdüler.이후 시작된 멤버들간의 불화와 논쟁에서 벗어나 보고자 하는 마음도 들어있었다.
Richard Ramirez davası ABD tarihinin en uzun ve zor adi suç davalarından biridir.블랙달리아 사건은 미국 역사상 가장 오래된 미해결 범죄 중 하나이다.
Müslüman olmayanların davaları şeriat mahkemesinde görülmez.עדותו של לא-מוסלמי כנגד מוסלמי לא התקבלה בבתי הדין.
Boşanma davaları gibi.נמצא בהליכי גירושים.
Çinli ve Hintlerin tüm davalarına ise kamu mahkemeleri bakıyor.На европейските съсловия в индийското и китайско общества отговарят кастите.
Ordinamenti davalarının hükümleri üzerine görevlendirme yoktu.Tužitelji nisu imali zamjerke na ove odluke suda.
Ceza davalarında yaşanan avukat.Žalobca Žalovaný Obžalovaný
Alacak davaları, tazminat davaları gibi.Napríklad pohľadávky štátu, pohľadávky na náhradu škody.
Ceza davalarında, yasayla belirlenen özel durumlarda sanık bulunmadan da duruşma yapılabilir.Nikomur ne more biti odvzeta prostost, razen v primerih, ki so v postopku, določenih z zakonom.
1969 ile 1977 yılları arasında şirketin hukuki ve ticari davalarıyla ilgilendi.Nuo 1969 iki 1977 m. jis prižiūrėjo ekipos komercinę ir teisinę pusę.
Sağ Muhalefet'in pek çok mensubu Moskova Davaları'nda yargılanmıştır.Teisynas buvo išplatintas visuose Maskvos prikazuose.
1969 ile 1977 yılları arasında şirketin hukuki ve ticari davalarıyla ilgilendi.Aastatel 1969–1977 tegeles ta ettevõtte juriidilise ja reklaamilise poolega.
Fakat açılan davaların hiçbirinden sonuç alınamamıştır.Kummalgi juhul ei anta andeks ülekohut.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Au fost procese care stabileau precedente în 1870 şi 1872, ambele implicând Prickly Pear Creek
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Došlo k dvom precedentným sporom v rokoch 1870 a 1872 a oba sa týkali Prickly Pear Creeku.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Došlo ke dvěma precedentním sporům v letech 1870 a 1872 a oba se týkaly Prickly Pear Creeku.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Er waren rechtszaken in 1870 en 1872, waarin precedenten werden geschapen over Prickly Pear Creek.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Es gab gerichtliche Präzedenzfälle in den Jahren 1870 und 1872, beide über den Prickly-Pear-Bach.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Hubo pleitos que sentaron precedentes en 1870 y 1872, ambos atañían a Prickly Pear Creek.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Ini adalah tuntutan hukum yang pertama pada 1870 dan 1872, keduanya melibatkan Prickly Pear Creek.
1870 ve 1872'de Prickly Pear Çayı'yla ilgili emsal teşkil davaları oldu.Két precedens értékű perre került sor, 1870-ban és 1872-ben, mindkettő a Prickly Pear Patakkal kapcsolatban.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod