Ana içeriğe geç
Sözlük

davacı ile cümle

davacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23Nie będziesz fałszywie świadczył przeciw bliźniemu twemu.
Davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde iddiaların yöneltildiği taraftır.Odpowiedź na skargę doręcza się skarżącemu.
1981-1983 yılları arasında Svaziland’da davacı avukatı olarak çalıştı.Han arbetade 1983–2002 som advokat i Honolulu.
Palyaçolardan, korsanlardan ve davacılardan korkar.Den hotas av införda vildkatter, grisar och hundar.
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir.Tilltalad kallas den som vid domstol är åtalad för ett brott.
Palyaçolardan, korsanlardan ve davacılardan korkar.Водяться зубри, лисиці, борсуки та інші тварини.
Palyaçolardan, korsanlardan ve davacılardan korkar.Kalózok, rablók és rabszolgavadászok otthona.
Böylelikle davacı sorununa hukûkî bir çare bulmaya çalışır.Az ügyész ezért könnyít a vádlott helyzetén.
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir.Rikosasiassa rikoksesta syytettyä vastaajaa voidaan nimittää myös syytetyksi.
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir.Ο ενάγων στην αγωγή του οφείλει να κατονομάζει το δικαστήριο προς το οποίο απευθύνεται και τον εναγόμενο.
Bu metin, bize Kaşkalar hakkında bilgi sağlamakta. "...önünüzde onlardan davacı oluyoruz."Με ακούν οι κατήγοροι του Κρεμλίνου; Τους πετάω αυτή την πρόκληση στα μούτρα.
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir.Er han tiltalt, benævnes han "tiltalte".
Sana davacıların haberi geldi mi?Apakah Dia yang menjaga jiwamu tidak mengetahuinya, dan membalas manusia menurut perbuatannya?
Sana davacıların haberi geldi mi?冒頭の「圧倒的(事態の)消息が,あなたに達したか。
Maddi hukuk bakımından hak sahibine davacı, yükümlü olana ise davalı denmektedir.例えば、債権者が保証人を訴えた場合の主債務者である。
Palyaçolardan, korsanlardan ve davacılardan korkar.トンカチ、海賊のピアスなどがある。
Böylelikle davacı sorununa hukûkî bir çare bulmaya çalışır.依頼人 明智に事件を依頼しに来る。
Dava edene davacı, dava edilene de davalı denir.起訴された被疑者は、被告人となる。
Sana davacıların haberi geldi mi?授華亭知縣,遷禮部主事。
Otto eşi Peter O'Brien davacı Ian Baker rolünü aldıktan sonra filme Chamberlain olarak dahil oldu.奥托的丈夫皮特·奥布莱恩获选出演检察官伊恩·巴克(Ian Barker)后她也随即入选出演女主角张伯伦。
Blackwater şirketi ise davacılara 10 milyon dolar değerinde karşı dava açmıştır.Esindas Siim Kallast advokaadina kohtuprotsessis 10 miljoni dollari afääri asjus.
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.나를 의롭다 하시는 이가 가까이 계시니 나와 다툴 자가 누구뇨 나와 함께 설지어다 나의 대적이 누구뇨 내게 가까이 나아올지어다
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.Közel van, a ki engem megigazít, ki perel én velem? Álljunk együtt elõ! Kicsoda peresem? közelegjen hozzám!
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.Min Retfærdiggører er nær; lad os mødes, om nogen vil Strid; om nogen vil trætte med mig, så træde han hid!
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.קרוב מצדיקי מי יריב אתי נעמדה יחד מי בעל משפטי יגש אלי׃
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.قريب هو الذي يبررني. من يخاصمني. لنتواقف. من هو صاحب دعوى معي. ليتقدم اليّ.
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.稱 我 為 義 的 與 我 相 近 . 誰 與 我 爭 論 、 可 以 與 我 一 同 站 立 . 誰 與 我 作 對 、 可 以 就 近 我 來
Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.稱我為義 的 與我 相近 . 誰與 我 爭論 、 可以 與 我 一同 站立 . 誰與 我 作對 、 可以 就近 我 來
Bu arada, senden davacı olacağımPor cierto, también te voy a demandar.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Darum muß ich noch immer mit euch und mit euren Kindeskindern hadern, spricht der HERR.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.De aceea, Mă voi mai certa cu voi, zice Domnul, şi Mă voi certa cu copiii copiilor voştri.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Derfor vil jeg fremdeles gå i rette med eder, sier Herren; ja, med eders barnebarn vil jeg gå i rette.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Ðức Giê-hô-va phán: Vì cớ đó ta sẽ còn tranh cạnh cùng các ngươi, cho đến con cháu của con cháu các ngươi nữa.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.ért még perbe szállok veletek, mondja az Úr, és perelni fogok a ti fiaitok fiaival [is!]
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.그러므로 내가 여전히 너희와 다투고 너희 후손과도 다투리라 여호와의 말이니라
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Per questo intenterò ancora un processo contro di voi, - oracolo del Signore - e farò causa ai vostri nipoti
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Portanto ainda contenderei convosco, diz o Senhor; e até com os filhos de vossos filhos contenderei.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Por tanto, dice Jehovah, aún contenderé contra vosotros; contra los hijos de vuestros hijos contenderé
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Preto sa ešte budem pravotiť s vami, hovorí Hospodin, i so synmi vašich synov sa budem pravotiť.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Pročež vždy nesnáz mám s vámi, praví Hospodin, i s syny synů vašich nesnáz míti musím.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Przeczże się wżdy wadzę z wami, mówi Pan, a z synami synów waszych śpierać się muszę?
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.TUHAN berkata, "Sekarang umat-Ku Kuperkarakan lagi, dan keturunannya Kuadili
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Zato se bom še pravdal z vami, govori GOSPOD; še z otroki vaših otrok se bom pravdal.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Δια τουτο ετι θελω κριθη με εσας, λεγει Κυριος, και με τους υιους των υιων σας θελω κριθη.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Затова, Аз още ще се съдя с вас, казва Господ, И с внуците ви ще се съдя.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.Поэтому Я еще буду судиться с вами, говорит Господь, и с сыновьями сыновей ваших буду судиться.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.לכן עד אריב אתכם נאם יהוה ואת בני בניכם אריב׃
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.لذلك اخاصمكم بعد يقول الرب وبني بنيكم اخاصم.
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.耶 和 華 說 、 我 因 此 必 與 你 們 爭 辯 、 也 必 與 你 們 的 子 孫 爭 辯
‹‹Bu yüzden sizden yine davacı olacağım›› diyor RAB, ‹‹Torunlarınızdan da davacı olacağım.耶和華 說 、 我 因此 必與 你 們爭辯 、 也 必與 你 們 的 子孫爭辯
Çünkü sonsuza dek davacı ve öfkeli olacak değilim, Öyle olsa, yarattığım canlarla ruhlar karşımda dayanamazdı.내가 영원히는 다투지 아니하며 내가 장구히는 노하지 아니할 것은 나의 지은 그 영과 혼이 내 앞에서 곤비할까 함이니라
Çünkü sonsuza dek davacı ve öfkeli olacak değilim, Öyle olsa, yarattığım canlarla ruhlar karşımda dayanamazdı.כי לא לעולם אריב ולא לנצח אקצוף כי רוח מלפני יעטוף ונשמות אני עשיתי׃
Çünkü sonsuza dek davacı ve öfkeli olacak değilim, Öyle olsa, yarattığım canlarla ruhlar karşımda dayanamazdı.لاني لا اخاصم الى الابد ولا اغضب الى الدهر. لان الروح يغشى عليها امامي والنسمات التي صنعتها.
Çünkü sonsuza dek davacı ve öfkeli olacak değilim, Öyle olsa, yarattığım canlarla ruhlar karşımda dayanamazdı.我 必 不 永 遠 相 爭 、 也 不 長 久 發 怒 . 恐 怕 我 所 造 的 人 與 靈 性 、 都 必 發 昏
Çünkü sonsuza dek davacı ve öfkeli olacak değilim, Öyle olsa, yarattığım canlarla ruhlar karşımda dayanamazdı.我 必不永遠相爭 、 也不 長久 發怒 . 恐怕 我 所 造 的 人 與 靈性 、 都 必 發昏
Davacı bunu kabul ediyor mu?Accepteres dette af anklageren?
Davacı bunu kabul ediyor mu?Acuzarea îşi dă acordul?
Davacı bunu kabul ediyor mu?Az ügyész jóváhagyja?
Davacı bunu kabul ediyor mu? Başlayabilirsiniz, Fredrik Neij.-Accepterar åklagaren det?
Davacı bunu kabul ediyor mu? Başlayabilirsiniz, Fredrik Neij.-Accepterar åklagaren det?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod