Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Aber ich zahlte ihn gern, denn für jeden Schlag, den ich einsteckte, konnte ich zwei austeilen.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ale bola som šťastná, že ju môžem zaplatiť, pretože za každý úder, čo som dostala, som bola schopná dať dva.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ale zaplatila jsem ji ráda, protože za každou ránu, kterou jsem dostala, jsem uštědřila hned dvě.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Dar l-am platit cu bucurie pentru ca, pentru fiecare lovitura primita, am putut sa dau doua in schimb.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.De boldogan megfizettem, mert minden csapást kétszeresen adtam vissza.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.하지만 저는 기꺼이 그 대가를 치루고 싶었습니다. 왜냐하면 그들이 결정타를 한번 치면 저는 두배로 돌려줄 수 있었기 때문입니다.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Lecz byłam gotowa ją ponieść, ponieważ za każdy cios, który otrzymałam byłam w stanie oddać dwa.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Maar ik wilde die graag betalen want voor elke klap die ik kreeg, kon ik er twee uitdelen.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ma ero felice di pagarlo, perché per ogni colpo ricevuto ero capace di darne due.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Mais je ne regrette rien. Pour chaque coup reçu, j'ai été capable d'en rendre deux.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Mas eu estava feliz por pagá-lo porque por cada golpe que recebia, conseguia retribuir dois.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Men jag betalade gladeligen, eftersom jag för varje slag jag fick, kunde jag ge två i retur.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Men jeg betalte med glæde, fordi for hvert stød jeg tog imod, var jeg i stand til at uddele to.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Nhưng tôi rất vui để trả giá, vì cứ mỗi lần tôi gặp vấn đề, tôi có thể trả đòn gấp đôi.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Pero estaba feliz de pagar el precio porque por cada golpe que recibí, yo pude dar dos de vuelta.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Ήμουν όμως χαρούμενη να το πληρώσω, αφού κάθε χτύπημα που δεχόμουν, το ανταπέδιδα διπλά.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но бях готова да я платя, защото на всеки удар бях готова да отвърна с два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Но я рада была ее платить, потому что на каждый удар я отвечала двумя.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.Та я була рада заплатити її, бо за кожен отриманий удар я могла нанести два.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.אך שמחתי לשלם אותו, כי כנגד כל מכה שספגתי, הצלחתי להשיב שתיים.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.ولكني سعيدة بأن أدفع لذلك، لأنه من أجل كل أذى سأتلقاه سأتمكن من إعطاء في المقابل شيئين
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.二倍にして返しました (笑)
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Ale práve nedostatok vody by mohol najtvrdšie zasiahnuť v najbližších desaťročiach.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Dar ar putea apărea lipsa apei, care va lovi cel mai puternic în următoarele decenii.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.dnes, a v nejrychleji se rozvíjejících zemích o více než 50% vyšší (
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Het grootste probleem van de komende decennia zou echter een tekort aan water kunnen zijn.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Jednak to niedobory wody mogą stanowić największy problem w nadchodzących dekadach.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Mutta veden puute voisi olla se, mikä eniten vaikuttaa tulevina vuosikymmeninä.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Pomanjkanje vode pa je tisto, ki lahko v prihajajočih desetletjih najhuje prizadene človeštvo.
Ancak, önümüzdeki onyıllarda en büyük darbeyi vuran, su kıtlığı olabilir.Vattenbrist kan vara det problem som drabbar världen hårdast under de kommande decennierna.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entendo. Então, o Coronel Mustang já previa este golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entiendo, ¿así que el coronel Mustang sabía que se acercaba un golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang siis aavisti vallankaappauksen?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang vidste altså, at der var et statskup på vej?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang visste alltså att det skulle bli statskupp?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Quindi il colonnello Mustang si aspettava questo colpo di Stato.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Zatem pułkownik Mustang przewidział zamach stanu?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Δηλαδή ο συνταγματάρχης αντιλήφθηκε το πραξικόπημα;
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Значит, полковник Мустанг предвидел этот переворот?
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.Az USA-ban a média ugyanazokat a képeket adta le és ugyanazzal a történettel igazolták a puccsot.
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.Di Amerika Serikat, media menyiarkan gambar yang sama dan cerita yang sama digunakan untuk membenarkan kudeta
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.I Förenta staterna sände media samma bilder och använde samma berättelse för att rättfärdiga kuppen.
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.Negli USA i media diffusero le stesse immagini e la stessa storia per giustificare il colpo di stato.
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.V Spojených štátoch priniesli médiá rovnaké zábery a rovnaký príbeh, ktorý ospravedlňoval štátny prevrat.
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.V ZDA so mediji predvajali enake posnetke in prikazovali enako zgodbo, da bi upravičili državni udar.
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.В САЩ медиите разпространяват същите кадри и същата история, така оправдават военния преврат.
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.В США СМИ показывали те же картинки и те же истории для оправдания переворота
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.בארה"ב, הטלויזיה הביאה את אותן תמונות ואת אותם סיפורים .המצדיקים את ההפיכה
Birleşik Devletler'de, haber medyası darbeyi doğrulamak için aynı görüntüleri ve aynı hikayeyi oraya taşıdı.クーデターを正当化しました ブッシュ政権は指導者の交代に 満足していることを明確にしました
Birleşik Devletlerin bu darbeyi desteklemediğini anlamalıyız.Myslím, že je veľmi dôležité v záujme férovosti pochopiť, že Spojené štáty nepodporovali ten puč.
Birleşik Devletlerin bu darbeyi desteklemediğini anlamalıyız..להבין שארה"ב לא סייעה להפיכה
Birleşik Devletlerin bu darbeyi desteklemediğini anlamalıyız.ブッシュ大統領は 世界から 邪悪を取り除き
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyi General Armstrong'un yönettiği düşünülebilir.Biorąc pod uwagę, że walczy z ludźmi z Briggs, należy sądzić, że zamach jest dziełem generał Armstrong.
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyi General Armstrong'un yönettiği düşünülebilir.Se combatte contro i soldati di Briggs, si direbbe che il generale Armstrong è alla guida del colpo di stato.
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyi General Armstrong'un yönettiği düşünülebilir.Αν πολεμά τους στρατιώτες τους Μπριγκς, φαίνεται ότι η στρατηγός Άρμστρονγκ ηγείται του πραξικοπήματος.
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyi General Armstrong'un yönettiği düşünülebilir.Если он сражается с солдатами Бриггса, то похоже, что генерал Армстронг совершает государственный переворот.
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyiHvis han slås mod Briggs-soldater, -
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyiJos ylipäällikkö taistelee Briggsiä vastaan-
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyiSå är det nog om han slåss mot Briggs.
Briggs askerleriyle savaşıyorsa, bu darbeyiSi está luchando contra los soldados de Briggs,