"Hande Fırat, darbeyi bitiren telefonun hikayesini anlattı"."Hande Fırat, darbeyi bitiren telefonun hikayesini anlattı".
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.They seized the food and retreated back along the path.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.We all know the difficulties that Gorbachev encountered.
Darbeyi yapan cuntacı grup, ‘On Altılılar’ (Felemenkçe: Groep van zestien) adıyla anılmaya başlandı.The mere utterance of its name is equated to the charity of ten cows.
Attan düşen Gubaz, Rusticus'un hizmetçilerinden birinin kendisine son darbeyi vurmasıyla öldürüldü.Gubazes fell from his horse, and one of Rusticus's servants gave him the finishing blow.
Weidendammer Köprüsü'nde ilk darbeyi yapmak için öncü olarak ilerleyen bir Tiger tank imha oldu.A Tiger tank that spearheaded the first attempt to storm the Weidendammer Bridge was destroyed.
Bu durumdan korkan Windu öldürücü darbeyi indirmek için hamle yaptı.The Deceiver has brought us here to kill The Summoner.
Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi.The Rangers finally launched an undercover operation.
Ziya-ür-Rahman'a bağlı birlikler darbeyi bastırdılar.Which narrowed down a contestants (whether IRL or URL) attributies.
Ama bu bedeli ödemekten mutluydum, çünkü aldığım her darbeyi iki misliyle iade edebiliyordum.But I was happy to pay it, because for every blow that I received, I was able to deliver two.
Belini kıran darbeyi yediğini hisseder. [3,106; 80,37-42; 88,2-10]Fearing that a great disaster is going to befall them.
En büyük darbeyi ise inşaat ve sanayi sektörleri aldı.The construction and industry sectors , in particular have been among the hardest hit.
Aslında, bir kanal, belirli bir enerjide sayılan darbeyi ifade eder.In fact, a channel means the pulse counted in a particular energy.
Darbeyi yalnızca dar aralıkta sayabilirler.They can count the pulse in a narrow range only.
Birleşik Krallık Başbakanı Margaret Thatcher darbeyi "terör eylemi" olarak nitelendirdi.Margaret Thatcher, Prime Minister of the UK, called the coup a "terrorist act."
Kral Juan Carlos darbeyi desteklemeyi reddetti.King Juan Carlos refused to endorse the coup.
Mükemmel düzelme özellikleri, yükün çember kopmadan darbeyi emmesine yardım eder.Its excellent recovery properties help a load absorb impact without strap breakage.
Mısır da Halil'i eleştirdi ve hükümetine karşı bir darbeyi destekleyebileceğini öne sürdü.Egypt also criticized Khalil and suggested that it might support a coup against his government.
Bir kamyonun üzerinde darbeyi kutlayan Gineliler, 5 Eylül 2021Guineans in support of the coup d'état on a truck, 5 September 2021
Konakri'de Gineliler darbeyi desteklemek için sokaklara dökülüyor, 5 Ekim 2021Guineans rallying in support of the coup d'état in Conakry, 5 September 2021
Arif, kariyerli bir askerdi ve 1958'de monarşiyi deviren askeri darbeyi destekledi.He was a career soldier, and supported the military coup in 1958 that overthrew the monarchy.
Darbeyi yapan cuntacı grup, ‘On Altılılar’ (Felemenkçe: Groep van zestien) adıyla anılmaya başlandı.Sie schieden als sechste der zehn Gruppen, die auftraten, aus.
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.Sie fressen in Gemeinschaft und ziehen sich danach in ihre Behausung zurück.
Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi.Schließlich kommt ihr im Gespräch mit dem Attentäter der entscheidende Einfall.
Attan düşen Gubaz, Rusticus'un hizmetçilerinden birinin kendisine son darbeyi vurmasıyla öldürüldü.Gubazès tombe de son cheval, et l'un des servants de Rusticus lui assène le coup de grâce,,.
285.000 Komünist Parti üyesi darbeyi gerçekleştirmek için harekete geçecekti.285 000 soldats soviétiques auraient participé à l'offensive.
Weidendammer Köprüsü'nde ilk darbeyi yapmak için öncü olarak ilerleyen bir Tiger tank imha oldu.Le char Tigre qui précédait la première tentative de forcer le passage par le pont Weidendammer fut détruit.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.The outcome depended on what Gorbachev was willing to do.
Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.Он тут же известил об этом власти.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.Результат зависел от того, что Горбачёв хотел сделать.
Özellikle The Economist ve BBC darbeyi olumlu karşılamıştı.В целом, критиками (IGN и The A.V. Club) эпизод был принят положительно.
Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.فجعله في اتصال مع حكومة العالم.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.قرر أنكفاب دعم باغابش.
Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi.الذين الذين تعثروا في "مسيرة الموت" أطلقوا النار على الفور.
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.ثم دار القتال وانتصر فيه المسلمون، وطاردوا فلولهم حتى النهر، ثم رجعوا فأقاموا بمكران.
Attan düşen Gubaz, Rusticus'un hizmetçilerinden birinin kendisine son darbeyi vurmasıyla öldürüldü.Gubazes caiu de seu cavalo, e um dos servos de Rústico desferiu-lhe o golpe final.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.Hij nam deel in de coup tegen Gorbatsjov.
Askeri darbeyi, Albay Huari Bumedyen yönetiyordu.Armia dowodzona była przez dowodzona przez pułkownika Huari Bumediena.
Licinius son ve en ağır darbeyi Adrianopolis Muharebesi'nde aldı.Mateusz zaś otrzymał nowy i znaczniejszy okręg w rejonie Adrianopola.
Ama Proust en büyük darbeyi Eylül 1905'te annesi öldüğünde yedi.Jednak największym ciosem dla Prousta była śmierć ukochanej matki we wrześniu 1905 roku.
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.Han gnolade då en visa för att förvarna dem, och drog sig sedan tillbaka.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.Активно критикував політику Горбачова.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.Acest lucru a adus o contribuție substanțială la imaginea pozitivă a lui Gorbaciov.
Ama Proust en büyük darbeyi Eylül 1905'te annesi öldüğünde yedi.Végül pedig, és ez érintette Proustot a legmélyebben, 1905 szeptemberében anyja is meghalt.
Günün sonunda Kral IV. Charles darbeyi kabul etmek zorunda kaldı ve Károlyi Macaristan'ın yeni Başbakanı oldu.Az ország jelentős része francia, román és szerb ellenőrzés alá került.
Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.Sig myös teki valituksen Julkisen sanan neuvostolle.
Ardından Eowyn Cadı Kral'a son darbeyi vurur.Dette gav Eowyn lejlighed til at give Heksekongen dødsstødet.
Romanov video'da oyuncuya Yuri'nin yaptığı darbeyi ve artık onun öldürülmesi gerektiğini söylemektedir.I videoen forteller Romanov at Yuri kontrollerer han og gir ordre til spilleren om å ta hånd om Yuri.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.Han rettet klar kritikk mot Gorbatsjov.
"Hande Fırat, darbeyi bitiren telefonun hikayesini anlattı".«Filmhistorie som får nakkehårene til å reise seg».
Ziya-ür-Rahman'a bağlı birlikler darbeyi bastırdılar.Maka mereka menambahkan kata-kata `wa rahmat Allaah.’
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.ダウンを奪うもダウンを奪い返されKO負け。
Ayrıca Apocalymon'u öldüren son darbeyi yapmıştır.同時に、松本案の支持を得ようとする最後の試みでもあった。
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.因有理有據,楊賜得以平反,下屬們又回到楊賜身邊,童恢卻離開。
Ziya-ür-Rahman'a bağlı birlikler darbeyi bastırdılar.冒險者(冒険者) 泛指獲得神的恩惠的戰士們。
Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.这样他的父亲就把政府告上法庭。
Darbeyi kesinleştirmek adına teknik olarak yapabileceğimiz her şey yapıldı“ şeklinde sözlerini ifade etti.확실히 충돌시키기 위해 우리가 기술적으로 할 수 있는 일은 다 했다."라고 얘기했다.
Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.זו זכתה מיד להכרת הממשלה.
Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.Vďaka nemu sa verejnosť o únose dozvedela.
Bir diğer iddia ise Rusya'nın darbeyi önceden öğrenip Türkiye'ye haber verdiği yönündedir.Seal tehti teatavaks, et grupp viiakse vastupidiselt varem teatatule Venemaale.