darb ile cümle
darb kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
1952 - Küba'da Fulgencio Batista önderliğinde askerî darbe.1952 - Fulgencio Batista leidt een geslaagde staatsgreep in Cuba.
15 Temmuz gecesi ise darbe girişimi yaşandı.Op donderdag 15 augustus is er de openingsparty.
Rusya, yeni hükümeti tanımamıştır ve darbe girişimi olarak nitelendirmiştir.Buurland Rusland erkende de nieuwe regering niet en betitelde deze als illegaal.
""Darbe" büyük ilgi gördü".De 'groove' werd belangrijk.
VMRO-DPMNE bu seçimi darbe olarak gördü.Scott-Montagu overleefde deze ramp.
Bu ayaklanma "Birahane Darbesi" olarak bilinir.De opstand staat als "Boxeropstand" bekend.
Sağlığı çok büyük bir darbe aldı.Daar kreeg zijn gezondheid een zware knak.
Bir arkadaşına göre, "Eşinin kaybı onun için üzücü bir darbeydi.Zijn dood werd door zijn vrouw als een heel zwaar verlies beschouwd.
1963 yılında Suriye Baas Partisi bir darbe ile iktidarı ele geçirmiştir.In 1963 kwam de Ba'ath-partij, via een nieuwe staatsgreep, aan de macht in Syrië.
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.Hij nam het ook op en had er een (toen) grote hit mee.
1962'de Burma'da asker darbe meydana gelmiştir.In 1962 vond er een opstand plaats in Brunei.
1965 - Cezayirli lider Ahmed Ben Bella, askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.1965 - Bij een staatsgreep in Algerije wordt president Ahmed Ben Bella afgezet.
Gorbaçov’a karşı yapılan darbeyi destekledi.Hij nam deel in de coup tegen Gorbatsjov.
Darbe öncesinde de 1908'de Portekiz Kralı I. Carlos yine Lizbon’da öldürüldü.In 1908 werd Koning Karel I gedood in een koningsmoord te Lissabon.
Darbeler bir çekiçle (çoğunlukla bir güç çekiciyle) veya bir kalıp ile yapılır.Ze kunnen onder of over een (over)broek gedragen worden.
Kiev Muharebesi özellikle ağır bir darbe oldu.Vooral de Van der Pekbuurt werd zwaar getroffen.
Kapp Darbesi de politikanın bir parçasıydı.Een reeks hoorspelen waren ook deel van de actie.
Antoine çocukluk aşkı Christine Darbon (Claude Jade) evlenecek.Antoine Doinel is getrouwd met Christine Darbon (Claude Jade van Baisers volés).
Kafana çok sert bir darbe almış olmalısın.Je moet een harde klap op je hoofd hebben gehad.
15 Temmuz darbe girişimi'nde 51 özel hârekatçı FETÖ tarafından şehit edildi.[13][14]Bij de couppoging van 15 juli werden 51 agenten van het Özel Harekat martelaar vanwege FETÖ. [1] [2]
Bir arkadaşına göre, "Eşinin kaybı onun için üzücü bir darbeydi.Jeden z przyjaciół powiedział o nim: „strata żony była dla niego bolesnym ciosem.
Darbe, cephede ise bir değişikliğe neden olmamıştır.Nieznana jest przyczyna zmiany frontu.
1991 - Haiti'de askeri darbe gerçekleşti.1991 – W Tajlandii doszło do wojskowego zamachu stanu.
Bu darbe ile Yarbay Yakubu Gowon yönetime geçti..Przewrót ten wyniósł do władzy generała-majora Yakubu Gowona.
Darbe ölçer uzay aracı, çarpışmadan önceki son iki saatte üç düzeltme manevrası gerçekleştirdi.Sonda wykonała trzy korekty w dwóch ostatnich godzinach przed przelotem.
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.1941 – W Iraku doszło do wojskowego zamachu stanu.
2 Aralık – Louis Napolyon Fransa’da darbe yaptı.2 grudnia – zamach stanu we Francji dokonany przez Ludwika Napoleona.
Askeri darbeyi, Albay Huari Bumedyen yönetiyordu.Armia dowodzona była przez dowodzona przez pułkownika Huari Bumediena.
Daha sonra Tekelüler aşireti de ağır bir darbe almıştır.Konając unieśli przyłbice i poznali okrutną prawdę.
1980'lerden sonra darbeler daha az sıklıkta görülmeye başlandı.Po roku 1989 stopniowo z każdym rokiem rozgrywała coraz mniej spotkań.
Bu olay tarihe "Birahane Darbesi" olarak geçti.Wydarzenie to przeszło do historii jako „mord pod Borowem”.
Baltık Denizi'ne olan tek erişiminin kaybı, Litvanya ekonomisine büyük darbe vurdu.Utrata terytoriów w pobliżu Morza Bałtyckiego miała negatywny wpływ na rozwój litewskiej floty wojennej.
Ekim ve Kasım 1939'da öğrencilerin protestosu üzerine sert bir darbe emretti.Wprowadził także ostre rygory wobec studentów protestujących w październiku i listopadzie 1939.
Jack Darby'nin koruyucusudur.Jej partnerem jest Jack Darby.
VMRO-DPMNE bu seçimi darbe olarak gördü.Centroprawicowa partia WMRO-DPMNE określiła ten wybór jako zamach stanu.
Erişim tarihi: 9 Kasım 2008. ^ "Darbeye teşebbüsten yargılanacaklar".Rzeczpospolita 2003 nr 79; Czy można sądzić w rozsądnym terminie?
Yukarıda sıralanan gelişmelerin ardından, 11 Eylül 1973 tarihinde hükümete karşı bir askeri darbe gerçekleşti.Organizacja entuzjastycznie przyjęła przewrót wojskowy z 11 września 1973.
Alman savunması için ani bir darbe de 13 Nisan'da gerçekleşti.Do walki o pas niemieckiej organizacji doszło 13 kwietnia.
27 Mayıs Darbesine kadar bu görevde kaldı.Funkcje te pełnił do 27 maja 2003.
Licinius son ve en ağır darbeyi Adrianopolis Muharebesi'nde aldı.Mateusz zaś otrzymał nowy i znaczniejszy okręg w rejonie Adrianopola.
Sert bir darbe alması durumunda sıkıntı yaşayabilecekti.Miałoby to fatalne skutki w przypadku uderzenia.
Ancak ordunun tamamı sol bir darbeye yandaş değildi.Oficerowie nie mieli zaufania do lewicy.
70-80 yerel faşist hükümeti devirmek için bir askeri darbe girişiminde bulunur.Była to próba obalenia rządu przez 70-80 miejscowych faszystów.
Bana darbe yapanları affettim.Za co przeprosiłeś powstańców?
Darbe harekatına katılan bir tümgeneral, Türkiye'ye sığındı.Najwyżsi rangą wojskowi, którzy przyłączyli się do rebelii, znajdowali schronienie na terytorium Turcji.
Šiandien darbuosiuosi namuose. : Bugün evde çalışacağım.Przykłady: Natychmiast przyjdź do domu!
12 Eylül Darbesi gerçekleştikten sonra yeni anayasa hazırlıkları başlamıştı.21 grudnia kalkulacje nowego projektu były gotowe.
Fransız Yeni dalgası bu dönemde François Truffaut'un 400 Darbesi ile sinemada kendini göstermişti.Imprezę otworzył pokaz francuskiego filmu Czterysta batów w reżyserii François Truffauta.
Onu kılıç darbeleriyle öldürmeye çalıştılar.Śmierć poniósł przez ścięcie mieczem.
Lizbon, 5 Ekim 1910'da Portekiz Cumhuriyeti'ni kuran darbeye sahne oldu.5 października 1910 wybuchła w Lizbonie rewolucja republikańska.
Darbelerle alay ediyorum elbette ama kendi üslubumla mizah yapıyorum.Samotnie dźwigam moje zadanie i jeśli trzeba, używam siły.
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."Będą to więc rady wykonawcze, a nie rządzące."
Ordudan darbeye destek vermemesini ister.Nie udało mu się uzyskać poparcia wojska.
Kasım 1963'te Güney Vietnam devlet başkanı Diem askeri bir darbe sırasında öldürüldü.W 1963 prezydent Olympio został zabity podczas przewrotu wojskowego.
Bu darbe planı uygulamaya geçirilememiştir.Sztorm uniemożliwił realizację planu.
Ama Proust en büyük darbeyi Eylül 1905'te annesi öldüğünde yedi.Jednak największym ciosem dla Prousta była śmierć ukochanej matki we wrześniu 1905 roku.
Askeri bir darbe yüzünden bir yıl da Brezilya’da yaşamıştır.Spędził rok w wojskowym szpitalu w Wiedniu.
Zayıflayan gövdenin darbelere mukavemeti azalınca lastik zamanından evvel aşınır.Kiedy poziom życia spada do zera, postać przegrywa (jak w większości gier walki).
13 Mayıs Polonya'da hükümet darbesi oldu.3 maja w Polsce przebywali przedstawiciele Paktu Północnoatlantyckiego.
PSR B1919+21 darbe periyodu 1.337 sn. olan bir pulsardır.PSR B1919+21 – pulsar, znajdujący się w gwiazdozbiorze Liska, którego okres obrotu wynosi 1,3373 sekundy.