Serçeden korkan darı ekmez.Wie niet waagt, die niet wint.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie niet waagt, niet wint.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie geen risico neemt, die wint niets.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie angst heeft van de bladeren, die jaagt niet in het bos.
Darılmak küsmek niye?Dlaczego należy się ochrzcić?.
S. pombe 1893'te Paul Lindner tarafından Doğu Afrika'da darı birasından izole edilmiştir.S. pombe zostały wyizolowane w 1893 przez Lindera z afrykańskiego piwa warzonego z prosa.
Köyde kimse birbirine darılmaz çünkü dargın olanları camiye almazlar.("To tylko w mieście nikogo nie obchodzą cudze sprawy, a płacz nieszczęśliwych nie dociera do uszu innych").
Hindistan, Nijerya ve Nijer dünyanın en çok darı üreten ülkeleridir.Mac, Charlie i Denis są najgorszymi restauratorami na świecie.
Hindistan, Nijerya ve Nijer dünyanın en çok darı üreten ülkeleridir.Indien och Jordanien var de länder som var minst toleranta.
Darıca Gençlerbirliği ise 2. lige çıkmıştır.Samma uppsättning programledare som Unga tvåan.
Darıca Gençlerbirliği ise 2. lige çıkmıştır.Молодша дружина - другий ранг.
Darılmak küsmek niye?Proč se protáhnout .
Yarı mayalanmış darı tohumları, bambu bir fıçının içine doldurulur.Polofermentovaná semena jsou plněná do bambusového džbánku zvaného domru.
Darı tohumları 8-12 derecede çimlenirler.Přezimování suché při 8 až 12 °C.
Allahın günü darı denesinden çok.Îndeletnicire iubitoare de Dumnezeu.
Darısı öbür Karakeçililerin başına olsun.Nu prea interacționează cu celelalte personaje.
Darılmak küsmek niye?Hogyan kell csókolózni?
Allahın günü darı denesinden çok.Isten szeretetének nagy ellenmondásai.
Köyde kimse birbirine darılmaz çünkü dargın olanları camiye almazlar.Kylässä kaikki ovat murheissaan, eivätkä ymmärrä miksi lohikäärmeet häipyivät.
Darılmak küsmek niye?Γιατί Ιερουσαλήμ?
1941, Darıca, Kocaeli - ö.Bog, 1941 Tykke-Niels og Træf.
Başlıca ürünler buğday ve arpadır; az miktarda pamuk ve darı da yetiştirilir.Hovedafgrøden er bomuld, men der dyrkes også ris og andre afgrøder.
Darı tohumları 8-12 derecede çimlenirler.Ølbøtter kan romme fra 8 til 12 liter.
Allahın günü darı denesinden çok.Berisi pengajaran mengenai hari Tuhan.
S. pombe 1893'te Paul Lindner tarafından Doğu Afrika'da darı birasından izole edilmiştir.Khamir fisi diisolasi pada tahun 1893 oleh Paul Lindner dari bir millet Afrika Timur.
Kum darının Doğu Asya’da 10 bin yıl önce ekildiği saptanmıştır.Anjing didomestikasikan di Asia Timur 15000 tahun yang lalu.
Dallı darı (Panicum virgatum), bir ılık mevsim bitkisidir.Musim Kemarau panjang adalah Musim Kemarau yang sangat panas dengan jangka waktu yang panjang.
Balkan ülkeleri ve Türkiye'de üretilen boza da aslen darı birasına oldukça benzemektedir.Ở Bỉ và Hà Lan, một chế phẩm tương tự được làm từ thịt bò.
Burada darılma gücenme olmadı.Không có tính hung hăng.
Kum darı ve cin darı fazla rutubetten hoşlanmazlar.Chúng thích lá non và hoa quả chưa chín nẫu.
Darıdere Barajı: Sarısu deresinin üzerinde kurulmuştur.本尊以外の諸仏は宝物収蔵庫(公開)に安置されている。
Bu darı aynı zamanda bozanın da hammaddesidir.これは、同時に臭み予防にもなる。
Allahın günü darı denesinden çok.神招ぎの舞いである。
Lilly, Miley'nin Hannah olduğunu söylemediği için Miley'ye çok kırılır ve darılır.ロビーはマイリーがハンナだと言おうとするがなかなかいえない。
Aç tavuk kendini darı ambarında sanır.宝鸡相传为炎帝故里。
Darılmak küsmek niye?何故名離欲。
Ateşi, darı tohumunu halkına getirmiş, şarap mayalamasını onlara öğretmiştir.담력이 보통 사람보다 특출하였으며 병졸 출신으로 누차 승진하여 벼슬이 대광(大匡)까지 이르렀다.
2. Lig ekiplerinden Darıca Gençlerbirliği'nde oynamaktadır.그 뒤 그는 YMCA 청년회의 제2대 총무에 취임한다.
Burada darılma gücenme olmadı.אין כאן שום שנאה.
Burada darılma gücenme olmadı.Тук не се извършва резорбция.
Burada darılma gücenme olmadı.Nije bilo razbojstava ovdje.
Hindistan, Nijerya ve Nijer dünyanın en çok darı üreten ülkeleridir.Indija, Nigerija, Sudan i Izrael su samo neke od država koje je posjetio u tom razdoblju.
Darıca Gençlerbirliği ise 2. lige çıkmıştır.Erovnuli Liga 2 yra antros pakopos.
Yarı mayalanmış darı tohumları, bambu bir fıçının içine doldurulur.Arbatos šluotelės yra iškirpti iš vieno bambuko gabalo.
Çavdar birası Darı birası ^ "Corn beer".Ma lõbus õllepruulija. < Ma (olen) lõbus õllepruulija.
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Derfor harmedes jeg på denne Slægt og sagde: De fare altid vild i Hjertet; men de kendte ikke mine Veje,
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.derfor harmedes jeg på denne slekt og sa: De farer alltid vill i hjertet; men de kjente ikke mine veier,
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Dlategom się rozgniewał na ten naród i rzekłem: Ci zawsze błądzą sercem, a oni nie poznawają dróg moich.
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.그러므로 내가 이 세대를 노하여 가로되 저희가 항상 마음이 미혹되어 내 길을 알지 못하는도다 하였고
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Nhơn đó , ta giận dòng_dõi nầy , Và phán rằng : lòng chúng_nó lầm_lạc luôn , Chẳng từng biết đường_lối ta .
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Nhơn đó, ta giận dòng dõi nầy, Và phán rằng: lòng chúng nó lầm lạc luôn, Chẳng từng biết đường lối ta.
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.preto som zanevrel na to pokolenie a riekol som: Vždycky blúdia srdcom. A oni nepoznali mojich ciest,
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Protož hněviv jsem byl na pokolení to, a řekl jsem: Tito vždycky bloudí srdcem, a nepoznávají cest mých.
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Zato sem se razsrdil nad tem rodom in rekel: Vedno tavajo v srcu; ali oni niso spoznali potov mojih,
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.За се прогнівивсь я на рід той і сказав: Завсїди заблуджують серцем, і не пізнали вони доріг моїх;
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.И тъй виждаме, че поради неверието си те не можаха да влязат.
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.Посему Я вознегодовал на оный род и сказал: непрестанно заблуждаются сердцем, не познали они путей Моих;
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.לכן אקוט בדור ואמר עם תעי לבב הם והם לא ידעו דרכי׃
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.لذلك مقت ذلك الجيل وقلت انهم دائما يضلون في قلوبهم ولكنهم لم يعرفوا سبلي.
Bu nedenle o kuşağa darıldım Ve dedim ki, ‹Yürekleri hep kötüye sapar, Yollarımı öğrenmediler.所 以 我 厭 煩 那 世 代 的 人 、 說 、 他 們 心 裡 常 常 迷 糊 、 竟 不 曉 得 我 的 作 為