dans ile cümle
dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dans etmek ister misin?Do you want to dance?
Hâlâ dans ediyor musun?Do you still dance?
Dans etmediğimi biliyorsun.You know I don't dance.
Dans etmediğimi bilirsin.You know I don't dance.
Dans edebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could dance.
Sanırım Tom'la birlikte dansa gideceksin.I assume you'll be going to the dance with Tom.
Swingerlar ve swing dansçıları farklıdırlar.Swingers and swing dancers are different.
Canım çok dans etmek istemiyor.I don't feel much like dancing.
Sansa dansından hoşlanırım.I enjoy salsa dancing.
Canım dans etmek istiyor.I feel like dancing.
Dans edebildiğin hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you could dance.
Dans dersi alıyorum.I've been taking dancing lessons.
Tom'un dans ettiğini hiç görmedim.I've never seen Tom dance.
Ben kare dans yapabilen bir sürü insan tanıyorum.I know lots of people who can square dance.
On üç yaşındayken dans etmeyi öğrendim.I learned to dance when I was thirteen.
Tom'un dans etmesini izlemeyi seviyorum.I like watching Tom dance.
Dansını sevdim.I liked your dancing.
Seni dans ederken izlemek hoşuma gitti.I loved watching you dance.
Tom ve Mary'nin birlikte dans ettiğini gördüm.I saw Tom and Mary dancing together.
Tom'un bir kez dans ettiğini gördüm.I saw Tom dance once.
Tom ve Mary birbirleriyle dans ettiler.Tom and Mary danced with each other.
Tom ve Mary birlikte yakın dans etti.Tom and Mary danced close together.
Tom ve Mary birlikte dans ediyorlardı.Tom and Mary were dancing together.
Benimle dans edecek misin?Are you going to dance with me?
O, arkadaşlarıyla dans etmeye gitmeyi sever.She likes to go dancing with her friends.
O bir dansçıdır.She's a dancer.
Rumba dansını nasıl yapacağını biliyor musun?Do you know how to dance the rhumba?
İstemiyorsan dansa gitmek zorunda değilsin.You don't have to go to the dance if you don't want to.
Kiminle dansa gideceğini bilmek istiyorum.I want to know who you're going to the dance with.
Tom'un seni dansa davet edeceğinden eminim.I'm sure Tom will ask you to the dance.
Keşke Tom Mary'nin dans etmesini görmesi için burada olsa.I wish Tom were here to see Mary dance.
Dans etmeyi isteyip istemediğini merak ediyordum.I was wondering if you'd like to dance.
Sen Tom'dan daha iyi bir dansçısın.You're a better dancer than Tom.
Tom kalktı ve dans etmeye başladı.Tom got up and started dancing.
Tom'un ne kadar kötü dans ettiğini gördüm.I've seen how badly Tom dances.
Tom harika bir dansçı.Tom is a wonderful dancer.
Dansa geç kaldık.We're late for the dance.
Dansa geciktik.We're late for the dance.
Tom ve Mary dans ediyorlar.Tom and Mary are dancing.
Ben çok fazla bir dansçı değilim.I'm not much of a dancer.
Ben seni dans etmeye götürüyorum.I'm taking you dancing.
Ben dansçılardan biriyim.I'm one of the dancers.
Dans etmede iyi değilim.I'm no good at dancing.
Ben bir dansçıydım.I used to be a dancer.
İyi bir dansçısın.You're a good dancer.
Tom iyi bir dansçı.Tom is a good dancer.
Dans eğlenceli.Dancing is fun.
O sadece dansta iyi değil.She's just not good at dancing.
Kalkmak ve dans etmek istiyorum.I want to get up and dance.
Tom, tren dans edilecek bir yer değildir!Tom, the train is no place for dancing!
O, dans etmek istiyor.He wants to dance.
Gece yarısından sonra bir dans kulübü çalıştırmak Japon hukukuna göre yasal değildir.Operating a dance club after midnight is illegal according to Japanese law.
Dans etmek yasak.Dancing is prohibited.
Dans ederken kendini incitti.She injured herself while dancing.
Orkestra çalmaya başlar başlamaz Tom ve Mary dans etmeye başladı.Tom and Mary started dancing as soon as the band started playing.
Sen hiç Tom ile Mary'nin birlikte dans ettiğini gördün mü?Have you ever seen Tom and Mary dancing together?
Tom ve Mary müziğe göre dans ediyorlardı.Tom and Mary were dancing to the music.
Tom kız torunlarının dansını izledi.Tom watched his granddaughters dance.
Tom müziğe göre dans etmeye başladı.Tom started dancing to the music.
Tom, Mary'yi John'la dans ederken gördü.Tom saw Mary dancing with John.